Hamilelik Devam Ederken Boşanma Nasıl Olur?

Kadın hamileyken boşanma davası açılmasını engelleyen bir düzenleme yoktur ve boşanma sebepleri 4721 sayılı TMK’da sayma yoluyla belirlenmiş olup, hamile olmak da boşanmaya engel bir hal olmadığı gibi evli kalma sonucunu/zorunluluğunu doğuran bir durum değildir.

Hamilelik varken de anlaşmalı ve çekişmeli boşanma mümkündür ve bunun sebepleri bakımından TMK’da sayılan sebeplere dayanılmalıdır. Ancak anlaşmalı boşanmada en az 1 yıl süreyle evli kalınması  koşulu aranmaktadır.

Hamilelik Sürecinde Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Kadın eşin hamilelik sürecinde olması boşanma davası açmaya hem erkek hem de kadın bakımından bir yasal engel teşkil etmez. Ancak hamile kalmak bazı durumlarda boşanma sebepleri bakımından AF niteliğinde kabul edilebilir. Bu sebeple af niteliğinde olup olmadığı hukuken değerlendirildikten sonra boşanma davası açılmalıdır.

Eşlerin boşanma sebepleri varken ve ortaya çıktıktan sonra bir araya gelmeleri, aynı konutta yaşamaları ve cinsel birliktelik olması ve sonrasında kadının hamile kalması gibi hallerin yargı kararları ile af niteliğinde olduğu ve bu haliyle boşanma davasında hamilelik sürecinin başlama zamanının ve bunun boşanma sebepleri ile ilişkisinin belirlenmesinin gerektiği görülmektedir.

Hamilelik Nafaka Kararlarını Nasıl Etkiler?

Kadının hamile olması nafaka bağlanmasını gerektiren bir hal olarak görülebilir ancak esas olan kanunda sayılan sebeplerle yapılan boşanma ile kişinin yoksulluğa düşecek olması ve boşanma sonrasında ekonomik anlamda gerileme yaşamasıdır. Hamilelik ise kadının harcamalarını artırabilir ve boşanma sürecinde olan erkek eş bakımından nafaka ödenmeyi gerektirebilir. 

Nafakanın ödenme koşulları TMK’da düzenlenmiştir ve nafaka ödenmesine dair yasal koşullar mevcutsa kadının hamile olması doğrudan etkili olmaz ve kadının çalışmıyor olması da hamileliğiyle birlikte ona nafaka bağlanmasının gerektiren bir hal olarak değerlendirilebilir. Kısacası her kişi ve boşanan kişilerin ekonomik durumları bakımından onlara özgü değerlendirme yapmak gerekmektedir.

Boşanma ile nafaka isteyen eş önceki durumuna göre yoksulluğa düşecek ise nafaka bağlanabilir. Geçimini mevcut mali imkanları ve çalışmasıyla sağlama imkanından yoksun olduğu düşünülen kişinin yoksulluğa düşeceği kabul edilir. Yine çalışmayan ve herhangi bir gelir ve servetten yoksun olan eş de nafaka talep edebilir. Nafaka talep edenin yaşam standardında görünür ve mali olarak belirlenebilir nitelikte azalma olmalıdır.

Hamilelikte Açılan Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davasının süresine hamileliğin veya hamile kalmanın bir etkisi söz konusu değildir. Boşanma kanunda sayılan koşulların varlığı halinde erkek ve kadın eşe tanınmış bir haktır ve bu hakkın kısıtlanması mümkün olmayıp, anlaşmalı boşanmaların 3 ay içinde çekişmeli boşanmaların ise 3-4 yıl içinde kesin karar ile sonuçlanması mümkündür.

2 Responses

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Belirli Bir Süre Ayrı Yaşanılırsa Otomatik Boşanılır mı?

Belirli bir süre ayrı yaşanması tek başına otomatik boşanma sonucunu doğurmaz. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma ancak mahkeme kararıyla gerçekleşebilir. Daha önce açılan boşanma davasının reddedilmesi, kararın kesinleşmesinden sonra bir yıl boyunca ortak hayatın yeniden kurulamaması ve eşlerden birinin talepte bulunması halinde hakim boşanmaya karar verebilir. Bu yazıda ayrı yaşamanın boşanmaya etkisi, gerekli şartlar ve güncel yasal düzenlemeler açıklanmaktadır.

Marka ve Telif Hakkı Suçları Nelerdir?

Marka ve telif hakkı suçları, başkalarına ait marka, eser, yazılım, müzik, kitap ve diğer fikri mülkiyet ürünlerinin izinsiz kullanılması, çoğaltılması veya ticari amaçla değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan hukuka aykırı fiillerdir. Bu yazıda marka hakkına tecavüz suçları, telif hakkı ihlalleri, uygulanabilecek cezalar, şikayet süresi ve açılabilecek hukuk davaları detaylı olarak incelenmektedir.

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.