Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma öncesinde ve dava açıldıktan sonra kadın ve erkek bakımından yaşanan bazı olaylara dair diğer tarafın eylem ve açıklamalarının, her iki taraf yönüyle boşanmada af kapsamında kabul edildiği bilinmektedir.

            Boşanma için genel ve özel boşanma sebepleri ve bu kapsamda dava açma söz konusu olduğu halde kanun hükmü çerçevesinde kişinin boşanma davası açtığı eşinin davranışlarını ve eylemlerini zımnen veya açıkça affederek evliliğini sürdürmesi mümkündür. Bu gibi haller Yargıtay kararlarında yer alan ve AF KABUL EDİLEN HALLER olarak nitelendirilmektedir.

1. Birlikte tatile gitme ve birlikte aynı odayı paylaşarak zaman geçirme

2. Birlikte yaşamaya başlamak ve aynı evde hayat sürdürmek, cinsel birliktelik kurmak

3. Terk etmeden sonra eve dönme yönünde ihtar göndermek

4. Boşanma davasından feragat ederek evliliğin devamına dair niyet bildirmek

5. Askerlik veya uzun seyahat dönüşü eşi konuta davet etmek ve niyetini bildirmek

6. Barışma girişimlerinde bulunmak ve duruşmada boşanmak istemediğini beyan etmek

7. Boşanma nedenleri ortaya çıktıktan sonra evlilik birliğinin uzun süre kesintisiz devam etmesi

8. Meydana gelen şiddet olayları sonrasında buna rağmen evde kalmak ve normal yaşamına devam etmek

9. Karşılıklı olarak birlikte hayat sürdürmek konusunda anlaşmak ve önceki eylemleri sorun etmemek

10. Af niteliğinde olabilecek somut diğer eylemler ve açıklamalar

            Boşanma davalarında af bir iddiadır ve bunun gerçekleştiğini ileri süren taraf (genellikle kusurlu olduğu iddia edilen davalı eş), affedildiğini ispatlamakla yükümlüdür.

            Yazışmalar ve mesaj kayıtları yanında kişinin affettiğini gösteren ancak beyan içermeyen davranışları da af kapsamında mahkeme dikkate alınabilir. Bunun yanında affetmeye dair tanık beyanları da iki taraf bakımından af yönüyle önem taşır.

            Affetme kayıtsız şartsız olmalı ve bir şarta bağlı olarak yapılmamalıdır.

            Bununla birlikte af kapsamında olduğu değerlendirlen ve bu iddia bakımından dayanılan deliller mahkemeye sunulmalı ve affın gerçekleştiği konusunda objektif olarak yargılama merciinin vicdani kanıya varması sağlanmalıdır. Kısacası kişi affedildiğini iddia etse bunu ispatlaması ve bunun af niteliğinde olduğunun da Yargıtay kararları gereğince hukuken kabulü gereklidir.

            Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/13152 E. 2017/10906 K. sayılı Kararı “Affın kabul edilebilmesi için affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın gerçekleşmiş olması gerekmekte olup ayrıca af olgusunu iddia edenin bunu somut delillerle kanıtlaması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların yılbaşı günü çocukları için bir araya geldiği, hava muhalefeti nedeniyle davacı kadın ile davalı erkeğin aynı evde kaldığı taraf ve tanık beyanları ile sabit olup bu durum tarafların evlilik birliğini devam ettirmek üzere bir araya geldiğini göstermeye yeterli değildir. Bu durumda kusurlu davranışların affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.” şeklindedir.

            Af kapsamına giren eylemler ve davranışlar her ne kadar genel anlamda yargı kararları ile şekillenmiş olsa da her ilişki bakımından bunun ayrı ayrı değerlendirilmesi ve affın o ilişki bakımından varlığının ortaya konulması gerektiği bilinmektedir.

            Affın bazı hakların ve taleplerin ileri sürülmesi bakımından da hak kaybına sebep olacağı dikkate alınmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.

Askerlikten Muafiyet Ve Koşulları

Türkiye’de askerlik yükümlülüğü genel bir vatandaşlık görevi olmakla birlikte bazı sağlık sorunları, engellilik durumları ve özel mesleki statüler nedeniyle askerlikten muafiyet mümkündür. Bu yazıda askerlikten muafiyet şartları, sağlık raporu süreci, muafiyet sağlayan hastalıklar ve askerliğe elverişli değildir raporunun nasıl alındığı detaylı olarak açıklanmaktadır.

Fazla Çalışma Ücreti Nedir Ve Nasıl Hesaplanır?

Fazla çalışma ücreti, haftalık 45 saati aşan çalışmalar bakımından işçiye ödenmesi gereken ek ücrettir. İş Kanunu kapsamında fazla mesai ücretinin hesaplanması ve işçinin hakları belirli kurallara tabidir.