Katılma alacağı edinilmiş mallara katılma rejimine has bir haktır, aynî nitelikte değildir. Mal rejimi tasfiye edildikten sonra yapılan hesaplamada bir artık değer kalırsa kural olarak her eş veya mirasçıları diğer eşe ait artık değeri eşit olarak bölüşürler. Bu paylaşıma esas olan alacak eşlerin katılma alacağıdır. TMK Md. 236 hükmüne göre kanunen diğer eşe ait artık değerin yarısı katılma alacağıdır. Bu emredici bir kural olmadığından sözleşme ile aksi kararlaştırılabilir.
Mal rejimi ölüm dışında bir sebeple yani boşanma ya da evliliğin iptali bir nedenle sona ermişse veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, kanundaki artık değere katılmaya ilişkin düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir (TMK Md. 238)
TMK Md. 239 hükmü şu şekildedir: “Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.
Katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.”
Buna göre katkı payı alacağı mal rejiminin sona ermesi ile doğar, ayın ve para olarak ödenebilir. Muacceliyet tarihi ise kararın verildiği tarihtir. Faiz ise taraflar farklı bir tarih üzerinde anlaşmamışsa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak yürütülür.
TMK Md. 240 hükmü şu şekildedir. “Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır.
Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.
Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.”
Bu maddeye göre edinilmiş mallara katılma rejimi ölümle sona ermişse sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyası üzerinde özel bir hak tanınmıştır.
Hesaplama
Katılma alacağı, eşlerin mal rejiminin sona erdiği anki edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ait borçların çıkarılmasıyla bulunan “artık değerin” yarı yarıya paylaşıması anlamına gelir.
Hesaplama şu aşamalar izlenmelidir:
- Mal Ayrımı: Eşlerin evlilik süresince edindiği mallar (edinilmiş mal) ile kişisel malları (miras, bağış vb.) birbirinden ayrılır.
- Edinilmiş Malın Tespiti: Eşin kişisel malları hariç, evlilik birliği içinde kendi emeğiyle veya geliriyle edindiği tüm malvarlığı (maaş, alınan ev/araç, sosyal güvenlik ödemeleri vb.) toplanır.
- Borçların Düşülmesi: Bu edinilmiş malların değeri, boşanma davasının (tasfiyenin) karar anındaki rayiç değerine göre belirlenir. Tespit edilen değerden, o mallara ait borçlar (örneğin kredi borçları) çıkarılır.
- Artık Değerin Belirlenmesi: Borçlar düşüldükten sonra kalan tutar “artık değerdir”.
- Alacak Hakkı: Eşlerden her biri, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkı kazanır.


