Eş Durumu Özrü Nedeniyle Atanma Kriterleri – Danıştay Kararı

Eş durumu özründen atamaların nasıl yapılacağı ve bu atamalarda hangi koşulların aranacağı Danıştay 2. Dairesinin aşağıdaki kararında belirtilmiştir.

Danıştay 2. Dairesi’nin E: 2016/10639; K: 2018/3811 Sayılı Kararı

Kararın Özeti : Bir kamu görevlisinin eş durumu özrü nedeniyle atanma talebinde bulunması halinde, sadece eş durumu özrünün değil, hizmet gereklerinin, eşlerin kurumlarının hizmet ihtiyaçlarının ve boş kadro durumlarının da gözetilmesi gerektiği hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : …

Vekili : Av. …

İsteğin Özeti: Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nce verilen 31/12/2015 günlü, E:2015/813, K:2015/1409 sayılı kararın; dilekçede yazılı nedenlerle, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Ülkü Bulut Yücel

Düşüncesi : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi’nce; işin gereği düşünüldü:

Dava, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Erzurum Bölge Müdürlüğüne bağlı Erzurum Kız Öğrenci Yurdunda sosyal çalışmacı olarak görev yapan davacı tarafından, eşinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Eskişehir İl Müdürlüğüne atanması nedeniyle, Eskişehir iline eş durumu mazeretine dayalı olarak naklen atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15/05/2015 günlü, 1755 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararı – Eş Durumu Özrü Nedeniyle Atamanın Yapılmadığı İçin İptal Kararı

Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin 31/12/2015 günlü, E:2015/813, K:2015/1409 sayılı kararıyla;

“Aile bütünlüğünün bozulmaması ilkesi esas alınarak eş durumu özrü yönünden ve aile birliğini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanması suretiyle her iki kurum açısından uygun bir ilde eş birleştirmesi yapılması gerekirken boş kadro bulunmadığı gerekçesiyle davacı talebinin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı”

Gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

Davalı İdare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Eş Durumu Özrü – İlgili Mevzuat – 657 Sayılı Kanun

Kamu personeli açısından genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesinin 1. fıkrasında;

“Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar;

Hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.”

İkinci fıkrasında;

“Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda;

Aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76. maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır.”

Beşinci fıkrasında ise,

“Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.” amir hükümleri kurala bağlanmıştır.

Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik

25/06/1983 günlü, 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe-giren Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Temel ilkeler” başlıklı 4.maddesinde;

“Temel ilkeler şunlardır:

  1. a) Yer değiştirme suretiyle atamalarda kadro imkânları göz önünde bulundurulur.
  2. b) Yer değiştirme suretiyle atamalar, ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılmak suretiyle oluşturulan bölgeler arasında yapılır.
  3. c) Bu atamalarda, memurların bölgeler arasında adil ve dengeli dağılmasını sağlamak esastır.”

“Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında;

“Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu göz önünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dâhilinde yapılır.”

“Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 14. maddesinde;

“Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun;

  1. a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere,
  2. b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere,
  3. c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet-ihtiyacının bulunduğu yere,

Atanması suretiyle yapılabilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Danıştay’ın Değerlendirmesi

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde,

Bir kamu görevlisinin eş durumu özrü nedeniyle atanma talebinde bulunması halinde, sadece eş durumu özrünün değil, hizmet gereklerinin, eşlerin kurumların hizmet ihtiyaçlarının ve boş kadro durumlarının da gözetilmesi gerekmektedir.

Esasen bu yönde bir değerlendirme, hizmet verimliliğinin sağlanması ve etkin bir yönetim için zorunlu bulunmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden;

  • Davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Erzurum Bölge Müdürlüğüne bağlı Erzurum Kız Öğrenci Yurdunda sosyal çalışmacı olarak görev yaptığı,
  • Eşinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Eskişehir İl Müdürlüğüne atanması nedeniyle, eşinin görev yaptığı Eskişehir iline atanma istemiyle yaptığı başvurunun,
  • Davalı idare tarafından Eskişehir ilinde boş sosyal çalışmacı kadrosu bulunmadığından bahisle reddi üzerine,

Temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda,

  • Bir kamu görevlisinin eş durumu özrü nedeniyle atanma talebinde bulunması halinde,
  • Sadece eş durumu özrünün değil, hizmet gereklerinin, eşlerin kurumların hizmet ihtiyaçlarının ve boş kadro durumlarının da gözetilmesi gerektiği,

Dosya içerisinde yer alan belgeler incelendiğinde;

Davacının eş durumu özrü nedeniyle atanmak istediğini belirttiği Eskişehir ilinde dava konusu işlem tarihinde sosyal çalışmacı norm kadro sayısının 2 olmasına rağmen, sosyal çalışmacı sayısının 3 olduğu;

Dolayısıyla, Eskişehir ilindeki kadroların tamamının dolu olduğu, alanında uygun kadro bulunmadığı;

Erzurum ilinde ise sosyal çalışmacı norm kadro sayısının 1 olduğu ve davacı tarafından doldurulduğu;

Davalı idarenin kadro durumu belirlemede takdir yetkisinin olduğu ve bu hususta yargı kararı ile zorlanamayacağı;

Dikkate alındığında, davacının, eş mazereti nedeniyle Eskişehir iline yer değiştirme suretiyle atanma talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık,

İşlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında ise, hukuki isabet bulunmamaktadır.

Sonuç

Açıklanan nedenlerle;

  • Davalı İdarenin temyiz isteminin kabulüyle,
  • Erzurum 2.İdare Mahkemesi’nce verilen 31/12/2015 günlü, E:2015/813, K:2015/1409 sayılı kararın; 2577 sayılı Kanununun 49.maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına;
  • Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar-verilmek-üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,
  • Tebliğ tarihini izleyen (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İdari davalar ile ilgili olarak Ankara İdare Avukatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Belirli Bir Süre Ayrı Yaşanılırsa Otomatik Boşanılır mı?

Belirli bir süre ayrı yaşanması tek başına otomatik boşanma sonucunu doğurmaz. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma ancak mahkeme kararıyla gerçekleşebilir. Daha önce açılan boşanma davasının reddedilmesi, kararın kesinleşmesinden sonra bir yıl boyunca ortak hayatın yeniden kurulamaması ve eşlerden birinin talepte bulunması halinde hakim boşanmaya karar verebilir. Bu yazıda ayrı yaşamanın boşanmaya etkisi, gerekli şartlar ve güncel yasal düzenlemeler açıklanmaktadır.

Marka ve Telif Hakkı Suçları Nelerdir?

Marka ve telif hakkı suçları, başkalarına ait marka, eser, yazılım, müzik, kitap ve diğer fikri mülkiyet ürünlerinin izinsiz kullanılması, çoğaltılması veya ticari amaçla değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan hukuka aykırı fiillerdir. Bu yazıda marka hakkına tecavüz suçları, telif hakkı ihlalleri, uygulanabilecek cezalar, şikayet süresi ve açılabilecek hukuk davaları detaylı olarak incelenmektedir.

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.