Whatsapp Kayıtları Delil Olur Mu?

Whatsapp Kayıtları Delil Olur Mu?" yazısı.

          Whatsapp bir haberleşme uygulaması ve iletişim ağı olarak insanlar arasında yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

          Bu kullanıma bağlı olarak ceza soruşturması ve hukuk davaları bakımından ve özellikle aile hukuku ilişkileri yani boşanma davaları bakımından bu haberleşme kayıtlarını incelemek ve değerlendirmek gerekmektedir.

          WhatsApp Messenger, akıllı telefonlar için geliştirilen, platformlar arası çalışma özelliğine sahip bir anlık mesajlaşma ve arama veya haberleşme uygulamasıdır.  WhatsApp’ın genel merkezi Mountain View, Kaliforniya, ABD’de bulunmaktadır. Şirket, Meta (eski adıyla Facebook) bünyesinde faaliyet göstermektedir. Doğrudan bir müşteri iletişim hattı mevcut değildir.

            Whatsapp, Ana Merkezi ABD’de olduğu için mesaj kayıtlarının varlığına dair ilgili işletmeciden bir bilgi almak ve bunu teyit etmek mümkün değildir ve buna dair taleplerin de karşılanması hayati ve devlet güvenliği bakımından bir risk söz konusu olmadıkça olağan değildir. Çünkü kişisel verileri koruma ve saklama konusunda işletmeci kullanıcıya bir taahhüt sunmaktadır ve hizmeti sunmanın karşılığında bunu garanti etmektedir. Dolayısıyla bu kayıtların ancak haberleşmenin taraflarınca sunulması halinde bir delil vasfı bulunduğu kabul edilmektedir.

          Bu bakımdan ülkemizde bu kayıtların tamamen taraflarca kayıt altına alınarak sunulması söz konusudur ve bu durum da haberleşmenin varlığına dair bir şüpheyi beraberinde getirmektedir ve çoğu zaman kişilerin başkalarına ait olan yazışmaları da kendilerine aitmiş gibi veya o haberleşmenin tarafıymış gibi elde ederek mahkemelere veya savcılığa sundukları bilinen vakalardır. Bu durumda yargılama mercileri analitik tetkik yapmak ve bu hususu bilirkişi vasıtasıyla veya sair surette belirlemek ve içeriğine dair rapor almak durumundadırlar.

          Bu kayıtlar, boşanma davaları, alacak davaları, iş hukuku davaları, hakaret ve tehdit suçları ile dolandırıcılık suçlarında genellikle delil vasfı yüksek olan haberleşme içerikleridir. Bu sebeple kayıtları düzgün tutmak, özgünlüğünü bozmamak, orijinal haliyle ve akış sistematiğine uygun olarak ve tarih bazında yargı mercilerine sunmak ve sadece ekran görüntüsü ile değil akışı gösteren video kaydı ile vermek delil olma ve delil olarak kabul edilem olasılığını artıracaktır.

          1. Ceza Hukuku Bakımından

          Öncelikle kayıtların sahibi ve tarafı olan kişileri belirlemeye imkan verecek şekilde elde edilmesi, sunan kişinin bu kayıtların tarafı olması, kayıtların tahrip edilmemiş ya da zarar görmemiş olması ve ceza soruşturması bakımından ise ispata yarar veya şüpheyi ortaya koyan nitelikte olması gereklidir. Destekleyici bir delil niteliğindedir ve kayıtların başkaca deliller ile desteklenmesi özellikle aile hukuku ve diğer hukuk davalarında daha önemlidir. Ceza hukuku bakımından ise daha geniş kapsamlı bir kullanım alanı bulunmaktadır ve delil olarak kabul edilme olasılığı daha yüksektir ve çoğunlukla bir şüphe başlangıcı niteliğini taşır.

          Haberleşmenin gizliğini ihlal etmek suretiyle başkalarına ait olan ancak şikayetçi ile ilgili olan yazışma ve kayıtların bu kişilerden birisinden veya başka bir hukuka aykırı yöntemle ya da suç işlenerek elde edilmesi halinde ceza hukuku bakımından CMK Md. 217 kapsamında hukuka uygun bir delil söz konusu değildir ve mahkemece ya da Cumhuriyet savcılığında öncelikle delilin niteliği ve hukukiliği değerlendirilmek durumundadır.

          Elde etme yöntemi, maddi olguya dair içeriği, sunulma şekli ve kapsamı bakımından ceza hukuku yönüyle WhatsApp kayıtlarının değerlendirilmesi kanuni bir zorunluluktur.

          2. Hukuk Davaları Bakımından

          Whatsapp yazışmaları HMK Md. 199 kapsamında delil olarak sunulabilen ve alacağın/borcun varlığı bakımından hukukiliği değerlendirilmesi gereken ve uyuşmazlık konusunu ispata elverişli olup olmadığı gözetilmesi gereken ve belirli sınır aşan parasal değerlerde ise enetle ispat kuralına tabi olan kayıtlardır. Ancak kanuni sınırı aşmayan borç ve alacak ilişkilerinde ispat bakımından yasal bir delil olduğu ve dikkate alındığı bilinmektedir.

          İş davalarında ise iş akdinin sonladırılması ve işyerinde kullanılan yazışma gruplarında paylaşılan bilgiler bakımından bir değeri ve önemi bulunmaktadır.

          3. Aile Hukuku Bakımından

          Bu kayıtların en çok aile hukukunda ve boşanma davalarında delil olarak kullanıldığı bilinmektedir.

          Ancak hukuka uygunluk karinesi, mesajların içeriği, taraflara aidiyeti konusunda yapılacak inceleme ve değerlendirmele kapsamında sunulan kayıtları incelemek ve maddi olguyu ispatlamak açısından önemini gözetmek gerekmektedir.

          WhatsApp yazışmasında aldatma halinin itiraf edilmesine dair mesaj kayıtları mevcut ise eşler tarafından delil olarak sunulabilmektedir. WhatsApp mesajlarında, konuşmanın içeriğine müdahale ederek ekleme ya da çıkartmalar yapılarak veyahut da konuşmanın kasten gerçeğe aykırı şekilde yönlendirilmesi gibi ihtimaller de olabileceği dikkate alınmalıdır. Teknolojik ve dijital delillerde olduğu gibi, WhatsApp yazışmaları da genellikle kesin delil olarak kabul edilmez. Bu tür deliller, diğer delillerle birlikte göz önünde bulundurularak, destekleyici delil olarak davanın aydınlatılmasına yardımcı olmaktadır. Çünkü dijital verilerin orijinal halinin bozulması ve ekleme çıkarma konusu olması veya kayıtların asli haline müdahale edilmesi her zaman mümkündür.

          Bu kayıtların orijinal olup olmadığı, mesaj içeriklerinin yapısı, kayıtların akış sistematiği ile taraflarına dair yetkin mercilere bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve kayıtların her yönüyle işin esasına dair olduğu ve uyuşmazlığa dair kanıt teşkil ettiğine yargı mercileri kani olmalıdır.

          Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen kararlarda da elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların ancak diğer delillerle desteklendikleri takdirde delil olarak hükme esas alınabileceğine değinilmiştir. (Yargıtay 2. H.D. 25/04/2018 Tarih ve 2016/16661 E.,  2018/5566 K.).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Gizli Ses Kaydı Delil Olur mu?

Gizli Ses Kayıtlarının Suç Niteliği ve Delil Değeri Özeti
Türk hukuk sisteminde, davalarda kullanılacak delillerin mutlaka yasal yollardan elde edilmiş olması zorunludur. Metin, rıza dışında alınan gizli ses kayıtlarının Türk Ceza Kanunu (TCK Md. 132) kapsamındaki suç teşkil eden yapısını ve mahkemelerdeki geçersizliğini şu temel noktalarla açıklamaktadır:

Suçun Oluşma Şartları: Kişiler arasında yüz yüze gerçekleşen ve aleni olmayan (başkalarının duymayacağı inancıyla yapılan) konuşmaların, taraflardan en az birinin rızası olmaksızın cihazla (telefon, kayıt cihazı vb.) kaydedilmesi suçtur. Konuşmanın içeriği (özel hayat, ticari veya mesleki) bu durumu değiştirmez.

Haberleşme vs. Yüz Yüze Konuşma: TCK Md. 132 kapsamındaki suçun oluşması için konuşmanın yüz yüze olması şarttır. Telefon gibi araçlarla yapılan görüşmelerin dinlenmesi “haberleşmenin gizliliğini ihlal” kapsamına girer. Ayrıca bir cihaz kullanmadan salt kulak misafiri olup başkasına aktarmak (dedikodu) bu madde kapsamında suç sayılmaz.

Delil Niteliğinin Olmaması: Kamusal alanda alınmış olsa dahi gizli kayıt yapmak özel hayatın ihlalidir. Suç işlenerek ve hukuka aykırı yollarla elde edildikleri için, bu tür gizli ses kayıtları ceza davalarında (CMK Md. 217) ve boşanma gibi aile hukuku davalarında kesinlikle delil olarak kullanılamaz.

Mahkemeye Sunmanın (İfşa) Riski: Gizli bir ses kaydını haklı olduğunuzu ispatlamak amacıyla mahkemeye delil olarak sunmak, aynı zamanda eylemin açığa çıkarılması (ifşa) anlamına gelir. Bu durumda kaydı sunan kişi, TCK Md. 132/1-3 kapsamında hem “hukuka aykırı kaydetme” hem de “ifşa etme” olmak üzere iki ayrı suç işlemiş sayılabilir.

Turuncu kılıflı bir cep telefonunun ekranında işlem yapan bir kişinin elleri, arka planda dizüstü bilgisayar ve üst kısımda "HTS Kayıtları Delil Olur Mu?" yazısı.
HTS Kayıtları Delil Olur mu?

HTS (Historical Traffic Search), cep telefonu görüşmeleri, mesajlaşmalar ve baz istasyonu sinyalleri gibi iletişim verilerinin geriye dönük trafik kayıtlarıdır.

İçerik Değil, Trafik Bilgisi Sunar: HTS kayıtları iletişimin kiminle, hangi saatte ve hangi baz istasyonundan yapıldığını gösterir. Ancak konuşmaların veya mesajların içeriğini barındırmaz. Nokta atışı bir konum vermez; baz istasyonunun bulunduğu bölgeye göre 0 – 35 km arasında değişen yaklaşık bir lokasyon sunar. Operatörler bu verileri 2 ila 5 yıl arasında saklar.

Delil Olarak Kullanımı ve Yetersizliği: HTS kayıtları hem ceza davalarında (cinayet, örgüt üyeliği vb.) hem de hukuk davalarında (boşanma, aldatma vb.) delil olarak kullanılabilir. Ancak içerikten yoksun olduğu için tek başına kesin bir delil değildir ve mutlak suretle tanık, fotoğraf veya sosyal medya kayıtları gibi diğer somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Erişim Şartları (Hukuka Uygunluk): HTS kayıtlarına sadece mahkeme/hâkim kararıyla erişilebilir (CMK Md. 135). Usulsüz elde edilen veriler mahkemelerde hukuka aykırı delil sayılarak reddedilir. Talep yolları üçe ayrılır: Savcılık soruşturmaları (Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla), istihbarat faaliyetleri ve kişisel hukuk davaları (Mahkeme kararıyla).

AYM ve Yargıtay’ın Yaklaşımı:

Anayasa Mahkemesi (AYM), içeriği belli olmayan görüşme kayıtlarının ve HTS verilerinin bir kişiyi tutuklamak için gerekli “kuvvetli suç belirtisi” olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir.

Yargıtay kararlarına göre de içeriği tespit edilemeyen sinyal kayıtları, telefonun başkası tarafından da kullanılabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, tek başına mahkûmiyet için yeterli bir kanıt oluşturmaz.

Ahşap zemin üzerinde iki ayrı ev maketi ve ebeveyn-çocuk figürlerinin ortasında duran hakim tokmağı ile üstte "Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Değişir?" yazısı.
Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Değişir?

Çocuğun Velayeti ve Velayetin Değiştirilmesi Özeti
Velayetin Süresi: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre velayet, kural olarak çocuk 18 yaşına gelip ergin oluncaya kadar devam eder. Erginlikle birlikte velayet son bulur (ancak kanuni şartlar oluşursa kişi vesayet altına alınabilir).

Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri: Şartların değişmesi halinde 18 yaşından önce velayet değişikliği davası açılabilir. Velayet sahibinin yeniden evlenmesi, sağlık sorunları, çocuğun bakımının aksatılması veya diğer ebeveynin talebi bu değişikliğe gerekçe oluşturabilir.

Çocuğun İradesi (12 Yaş Kriteri): 12 yaş ve üzerindeki çocukların idrak gücü gelişmiş kabul edildiğinden, mahkemeler velayet kararlarında çocuğun tercihini ve beyanını büyük ölçüde dikkate alır.

Aile Yükümlülüklerinin İhlali (TCK Md. 233): Velayet sahibi ebeveynin çocuğun eğitimini aksatması veya kötü alışkanlıklara/madde bağımlılığına yönelmesine göz yumması suç teşkil eder ve doğrudan velayetin değiştirilmesi sebebidir.

Yaş Gruplarının Önemi: Çocuğun bulunduğu spesifik yaş grubu (0-3, 4-7, 8-12, 13-17), hem velayetin ilk kime verileceği konusunda hem de sonrasındaki velayet değişikliği davalarında mahkemeler için belirleyici bir kriterdir.

Ahşap masa etrafında karşılıklı oturan iki kişinin elleri, ortada boşanma evrakı, kalem, iki altın alyans ve "Boşanmada Aldatma Nasıl İspat Edilir?" yazısı.
Boşanmada “Aldatma” Nasıl İspat Edilir?

Boşanma davalarında aldatma (zina) eyleminin ispatlanabilmesi, sürece yayılan özenli bir çalışmayı ve mahkemeye mutlaka hukuka uygun yollarla elde edilmiş delillerin sunulmasını gerektirir. Metinde öne çıkan ispat araçları ve hukuki sınırlar şunlardır:

Hukuka Uygun İspat Araçları (Geçerli Deliller):

İletişim Kayıtları: Olağan dışı haberleşme trafiğini gösteren SMS, WhatsApp mesajları ve HTS (arama/sinyal) dökümleri.

Tanık Beyanları: Aldatan eşin üçüncü kişiyle olan uygunsuz iletişimini ve ilişkisini doğrulayan şahit anlatımları.

Belgeler ve Kayıtlar: Uçak biletleri, banka/kredi kartı ekstreleri ve kolluk kuvvetlerince tutulan geçici konaklama kayıtları. (Yargıtay içtihatlarına göre, karşı cinsten iki kişinin aynı otel odasında konaklaması veya başkasından çocuk sahibi olunması zinanın kesin delili sayılmaktadır).

Görsel Deliller: Özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden, sadece kamusal alanlarda (herkese açık yerlerde) çekilmiş destekleyici fotoğraf ve video kayıtları.

Hukuka Aykırı İspat Araçları (Geçersiz Deliller):

Eve veya araca gizli kamera/ses kayıt cihazı yerleştirmek, eşin telefon şifresini kırarak mesajlarını gizlice okumak hukuka aykırıdır ve bu deliller mahkemede reddedilir.

Türkiye’de “özel dedektiflik” yasal bir meslek statüsünde olmadığı için, bu kişiler vasıtasıyla toplanan verilerin hukuki geçerliliği sorunludur ve makul bir süzgeçten geçirilmesi gerekir.

Süreç Yönetimi: Davacı eşin, boşanma davası sürecinde veya öncesinde bu kanıtları stratejik olarak toplaması ve mahkemeye bir avukatın hukuki yardımıyla, aşama aşama sunması davanın seyri açısından büyük önem taşımaktadır.

Boşanma evrakları üzerinde duran iki altın alyans, arka planda ahşap ev maketi ile anahtar ve üst kısımda "Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl İspat Edilir?" yazısı.
Boşanmada “Mal Kaçırma” Nasıl İspat Edilir?

Boşanmada mal kaçırma, eşlerden birinin mal paylaşımı sırasında diğer tarafa daha az pay vermek amacıyla ortak malları haksız yere devretmesi, satması veya gizlemesidir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca bu tür işlemler geçersiz sayılarak ilgili mallar paylaşıma (tasfiyeye) dahil edilir.

Zamanlaması ve 1 Yıl Kuralı: Mal kaçırma eylemi genellikle boşanma davası açılmadan önce, dava sırasında veya karar sonrasında gerçekleşir. Özellikle dava açılmadan önceki geriye dönük 1 yıl içinde 3. kişilere yapılan “olağandışı karşılıksız kazandırmalar”, doğrudan mal kaçırma kastı taşıdığı kabul edilerek paylaşıma eklenir.

Kullanılan Yöntemler: Mallar satış, bağışlama veya sıklıkla muvazaa (gerçekte olmayan sahte bir borç veya satış işlemini varmış gibi gösterme) yoluyla evlilik birliği dışına çıkarılır.

Şüpheli Belirtiler: Gerekçesiz yüksek meblağlı para transferleri, kısa sürede art arda yapılan mülk veya şirket devirleri, piyasa değerinin çok altında (yok pahasına) yapılan satışlar, yurtdışına/bilinmeyen bankalara döviz çıkışları, ziynet eşyalarına yönelik şüpheli hareketler ve eşin aniden orantısız şekilde borçlandığını iddia etmesi en temel mal kaçırma belirtileridir.

Önleme ve Hukuki Çözümler: Mal kaçırma şüphesi doğduğu an gecikmeksizin ihtiyati tedbir kararı alınarak malların devri engellenmelidir. Zaten devredilmiş mallar için ise tasarrufun iptali davaları, muvazaalı işlemlerin iptali davaları açılabilir ve tapuya şerh konulabilir.

İspat Araçları: Mal kaçırma iddiası; geriye dönük tapu, trafik, şirket ve banka kayıtları, rayiç bedel altındaki şüpheli satışlar, alıcının tanıdık/akraba olması, tanık beyanları, yazışmalar ve satıştan elde edildiği söylenen paranın akıbetinin açıklanamaması gibi somut delillerle mahkemede ispatlanabilir.