Boşanmada mal kaçırma, eşlerden birinin mal paylaşımında diğer tarafa daha az pay vermek amacıyla ortak malları gizlemesi, satması veya başkasına devretmesidir. Türk Medeni Kanunu gereğince bu devirler hiç yapılmamış sayılarak, malvarlığı devirden önceki haliyle paylaşıma dahil edilir.
Boşanmadan önce mal kaçırma söz konusu olmalıdır. Boşanma davası açılmadan önceki geriye doğru 1 yıllık süre içerisinde, boşanma davası sırasında veya boşanma kararı verildikten sonra malın herhangi bir surette evlilik birliği dışına çıkarılmış olması gereklidir.
Mal kaçırma satış suretiyle veya bağışlama ya da başka bir hukuki yolla yapılmış ise bu işlemin iptal edilmesi için ona uygun bir hukuki yol ile dava açmak gerekmektedir.
Muvazaalı yani gerçekte olmayan ancak varmış gibi gösterilen bir hukuki işlem ile de eşlerden birisi diğer eşin bundan payını almasını englelemek için de hukuki işlemler ile malı devredebilir veya borç ya da başkasına ödenmesi gereken bir meblağ/bedel olarak gösterebilir.
Görünen satış ya da bağışlama işlemi aslında hukuken iptali gereken ve hukuki sonuç doğurması amaçlanmayan ve eşi yanıltmak için yapılan işlemdir ve dava konusu edilmelidir.
Mal kaçırmayı öncelemek bakımından şüphe veya bir kanaate hasıl olduğunda ortak ve edinilmiş mallar hakkında derhal ve gecikmeksizin ihtiyati tedbir kararı alınması ve evlilik birliğine konu malları devrin engellenmesi gereklidir.
Ayrıca boşanma davası açıldıktan 1 yıl öncesine kadar eşlerin üçüncü bir kişi lehine yaptığı “olağandışı karşılıksız kazandırmalar” mal rejimi tasfiyesi sırasında mevcut ve edinilmiş mallar arasında sayılıp tasfiyeye tabi tutulmalıdır Bu olağandışı karşılıksız kazandırmalar diğer eşten mal kaçırma niyetiyle yapılmış mallardan sayılır ve hukuken bu kapsam içinde değerlendirilir.
Kanun koyucu mal kaçırma durumunda diğer eşin zarar görmesini önlemek amacı ile çeşitli hukuki yollar kabul etmiştir:
*Tasarrufun iptaline yönelik davalar,
*Muvazaalı işlemlerin iptaline yönelik davalar,
*Tapuya şerhlerin konulabilmesi ve sair dava türleri
Bu yollar arasında yer almaktadır.
Kendisinden mal kaçırıldığını düşünen eş, mal kaçırma amacına yönelik yapılan işlemleri ve mal kaçırma amacını ortaya koyarak bu malların da evliliğe konu ve paylaşıma tabi olmasını gereken mal olarak kabul edilmesi gereklidir.
Bazı şüpheli haller mal kaçırma belirtisi kabul edilmektedir:
*Gerekçesiz ve açıklaması olmayan yüksek meblağlı para transferleri ve banka işlemleri,
*Kısa süre içinde birden fazla taşınmazın el değiştirmesi ya da şirket paylarının üçüncü kişilere satılması ve sair devir işlemleri,
* Piyasa değerine göre çok düşük bedeller ile yapılan araç, arsa veya değerli eşya satışları (sözde satış – muvazaalı devir).
*Yurt dışına ve bilinmeyen bankalara veya işlem yapılmayan ülkelere döviz ve para hareketleri,
*Ziynet eşyasına yönelik şüpheli işlemler ve eylemler
* Eylemleri şüpheli eşin, geliriyle orantısız şekilde borçlandığını veya ödeme planını değiştirdiğini beyan etmesi.
Mal kaçırmanın ispatı bakımından; tapu kayıtları ve devir tarihleri, geriye dönük banka hesap hareketleri, trafik tescil kayıtları (araçlar için) ve ticaret sicil kayıtları (şirketler için), malın satış bedelinin rayiç değerin altında olması ve alıcının akraba/yakın olması veya buna dair şüpheli kişilerden olması ile tanık beyanları, yazışmalar ve devredilen bedelin akıbetinin açıklanamaması halleri ispat açısından önemlidir.



