Kişisel Mal Nedir?

Bulanık yeşil doğa arka planı önünde, farklı yüksekliklerde üst üste dizilmiş madeni para yığınları ve en yüksek para yığınının tepesinde duran turuncu çatılı küçük bir maket ev. Görselin sol üst köşesinde kırmızı hukuk bürosu logosu, üst ortada "Kişisel Mal Nedir?" yazısı, alt kısımda ise "or.av.tr" web adresi ve "0312 911 85 85" iletişim numarası bulunmaktadır.

Evlilik birlikteliğinde kişisel mallar, edinilmiş mallar içerisinde yer almayan mallar olup, TMK m. 220’de sayılmaktadır. Buna göre;

      a. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya ( TMK 220/1)

      Eşlerden sadece birinin kişisel kullanımına özgü olan, giysi, süs eşyası, aksesuar, spor araç ve gereçleri gibi mallar kişisel maldır.

      Bir eşin kullanımına özgülenmiş olsa bile her iki eşin de kullanabileceği otomobil, yatırım amacıyla alınan altın gibi eşyalar kişisel mal sayılmamaktadır.

      b. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri (TMK 220/2),

      Eşlerin mal rejiminin başlangıcından önce, evlilik tarihinden önce, sahip olduğu malvarlığı değerleri kişisel mal sayılmaktadır.

      Mal rejiminin başlangıcından sonra, evlilik tarihi itibariyle, miras yolu ile edinilen mallar da kişisel mal sayılmaktadır. 

      Mal rejiminin başlangıcından sonra, evlilik tarihi itibariyle, eşlerden birine yapılan bağış(hibe) gibi karşılıksız kazandırmalar kişisel mal sayılmaktadır.

      c.Manevî tazminat alacakları (TMK 220/3)

      Evlilik birlikteliğinde eşlerden birinin, “kişilik haklarına saldırı sonucu olarak elde ettiği manevi tazminat” kişisel mal sayılmaktadır.

      d. Kişisel mallar yerine geçen değerler (TMK 220/4)

      Evlilik birlikteliğinde kişisel mallar ile yapılan tasarruf sonucu sahip olunan malvarlığı değerleri de kişisel mal sayılmaktadır.

      Burada Kanun Koyucu tarafından kişisel malların varlığının korunması amaçlanmaktadır. Örneğin miras yolu ile intikal eden bir arsanın satılarak, arsanın bedeli ile alınan bir daire kişisel maldır. Gene manevi tazminat geliri ile alınan altınlar da ikame ilkesi gereğince kişisel mal sayılacaktır.

      Eşler arasında aksine bir anlaşma yoksa, kişisel malların gelirleri de edinilmiş mal sayılacağından bu hususa dikkat edilmelidir. Örneğin kişisel mal olan taşınmazın kira ve ürün geliri edinilmiş mal iken, bu taşınmazın satımından elde edilen para veya bu para ile alınacak bir taşınmaz ikame kuralı gereği kişisel mal sayılacaktır.

      e. Sosyal güvenlik ve yardım kurumlarınca ya da çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen toptan ödeme veya tazminatların hak sahibinin kalan yaşam süresini karşılayacak olan miktarı (m. 22/8)

      Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan ödemeler ile çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen toptan ödeme veya tazminatların,  toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır. Zira bu ödemelerin hesabında ortalama yaşam süreleri dikkate alındığından söz konusu ödemelerin diğer eşe ait olduğunun kabul edilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. TMK’nın 228/2 hükmü söz konusu ödemenin yapıldığı eşin kalan yaşam süresine ilişkin sosyal güvenliğini koruma amacı gütmektedir.

      Yargıtay 8. HD, kalan yaşam süresinin hesabında TRH 2010 yaşam tablosunu dikkate alarak değerlendirme yapmaktadır, PMF tablolarını dikkate alan hesaplamaları esas alan kararlar ise bozulmaktadır.

      ZLEŞME GEREĞİNCE KİŞİSEL MALLAR KAPSAMINA ALINABİLEN EDİNİLMİŞ MALLAR

      TMK’nın 221. maddesine göre normalde “edinilmiş mal” vasfında olan bazı malvarlığı değerlerinin, eşler arasında yapılacak bir sözleşme ile “kişisel mal” statüsüne sokulabilecektir.

      Sözleşme ile kişisel mal olarak belirlenebilecek edinilmiş mallar şunlardır:

      a. Bir meslek icra ya da işletme faaliyeti için gerekli olan ve edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerleri sözleşme ile kişisel mal sayılabilir. Örneğin bir avukatın büro malzemeleri, bir matbaanın teçhizatı, bir doktorun muayenehanesi için gerekli alet ve edavat ile demirbaşlar vs. sözleşme ile kişisel mal olarak belirlenebilir.

      b. Kişisel malların gelirleri de sözleşme ile kişisel mal sayılabilir. Normalde kişisel mal gelirleri edinilmiş maldır ancak bunun kişisel mal sayılacağı sözleşme ile kararlaştırılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.

Kaldırım İşgali Sorunu, Cezası ve Sorumluklar

Kaldırım işgali, yayaların kullanımına ayrılmış alanların izinsiz şekilde eşya, araç, inşaat malzemesi veya ticari faaliyetlerle kullanılmasıdır. Kaldırım işgali hem yayaların güvenliğini tehlikeye atan hem de Kabahatler Kanunu kapsamında idari yaptırıma tabi olan bir eylemdir. Bu yazıda kaldırım işgalinin hukuki boyutu, uygulanacak idari para cezaları, belediyelerin ve kolluk kuvvetlerinin sorumlulukları ile kaldırıma araç park edilmesi halinde uygulanabilecek yaptırımlar ele alınmaktadır.