Veraset İlamı Nedir?

Veraset ilamının Türkçe karşılığı “Mirasçılık Belgesi”dir. Mirasçılık belgesi, vefat eden kişinin bıraktığı mirası yani malvarlığı üstünde kimlerin hak sahibi olduğunu ve ne oranda pay sahibi olduklarını gösteren ve mirasçıların miras kalan malvarlığı hakkında işlem yapabilmeleri bakımından kurumlarca yasal olarak varlığı aranan bir belgedir. Mirasçıların sıfatlarını gösterir.

Veraset İlamı Nasıl Çıkarılır?

Veraset ilamı, hem Sulh Hukuk Mahkemelerinden hem de Noterlerden çıkarılabilmektedir.

Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava, HASIMSIZ bir davadır ve mirasçılık belgesi tanzim edilmesiyle herhangi bir itiraz olmaz ise son bulur.

Miras bırakanın son yerleşim yerinde bu dava açılmalıdır. Kişinin öldüğü yer aynı zamanda yerleşim yeri ise bir sıkıntı olmayacaktır.

Veraset İlamı İçin İptal Davası Hangi Durumlarda Açılır?

4721 sayılı TMK Md. 598/3’te mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.

Bu kapsamda belgenin iptalini her zaman ileri sürmek mümkündür. Hukuka ve maddi olgulara aykırı düzenlenen belgenin iptali dava açılarak istenebilir. Yetkili mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

İptal Davası Açma Sebepleri;

  • Mirasçıların yanlış yazılması,
  • Mirasçıların yanlış tespit edilmiş olması,
  • Miras paylarında hata yapılmış olması,
  • Mirasçı olmayanların mirasçı olarak yazılmış olması.
  • İki defa çıkarılan Mirasçılık Belgeleri arasında uyumsuzluk ve çelişki bulunması,
  • Düzenlenen belgeye dair kişisel diğer itirazlar.

Veraset İlamı İçin Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Veraset ilamında yetkili mahkeme vefat eden kişinin en son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Veraset İlamı En Geç Ne Zaman Çıkarılmalıdır?

Veraset ilamı çıkarma süresi bakımından bir sınırlama TMK’da mevcut değildir. Ancak vergi ve beyanname verme yükümlülüğü bakımından 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümleri ile getirilmiş kurallar mevcuttur. Bu kapsamda Kanun’un 9/1.a maddesi gereğince veraset sebebiyle gerçekleşen intikallerde, Türkiye’de bulunan ve yükümlü olan mirasçıların miras bırakanın ölüm tarihini takip eden dört ay içinde vergi dairelerine intikale ilişkin başvuruda bulunmaları gerekir. Buna aykırı davranan mirasçılar hakkında beyannameyi zamanında vermemek sebebiyle ayrıca cezai hükümler uygulanır.

Bu ve benzer durumlar için hemen şimdi OR Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.