Trafik Kazası Nedeniyle Maddi – Manevi Tazminat Davası

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası – Yargıtay Kararı

Kararın Özeti: Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede, trafik kazası sonucunda zarara uğrayanlar açısından müterafik kusur olup olmadığının araştırılarak varsa, tazminat oranında uygun bir indirim yapılması gerektiği belirtilerek temyize konu karar bozulmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E:2016/2286 E,  K:2019/338 Sayılı Kararı

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ           : ….Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Tarafların İddia ve Savunmaları

Davacı vekili; davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu motosikletle davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada davacıların desteği vefat etmiştir. Kazada davalı kusurludur. Davacıların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. 19.10.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 130.384,22 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin Kararı

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2- Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusu olur. Müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş, kendisinin sebep olduğu hal-şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış olabilir. Ya da tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış olabilir. Bu durumda hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.

Müterafik kusurun indiriminde her-somut-olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilir. Sonuca etkisi varsa bu uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nun 52.maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması, öğretide ve Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş-yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda davacıların desteği motosiklette yolcu olup kask takıp takmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Otopsi raporunda ise davacıların desteğinin ölüm sebebi kafa travmasına bağlı olarak değerlendirilmiştir. Davalılar vekili, kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunmasında bulunmuştur. Bu itibarla, davalının savunması üzerinde durularak mahkemece desteğin müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması gerekir. Müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Trafik kazaları tazminatları ile ilgili daha detaylı bilgye trafik kazası avukatı bölümünden ulaşabilirsiniz.

“Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarında Zamanaşımı” konulu emsal Yargıtay kararına buradan ulaşabilirsiniz.

“Trafik Kazalarından Kaynaklanan Tazminatlarda Tahkim Yolu” başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Trafik Kazası Sigorta Hukuku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.