Taşınmazın Aynına İlişkin Açılan Bir Davada Verilen Hüküm Taşınmazın Aynından Doğan Bir Alacağa İlişkinse Kesinleşmeden İcra Edilemez

Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinleşmemiş olması kararın yerine getirilmesini engellemez. Bu çerçevede, kararın içeriğinde yer alan tazminatlar ve vekalet ücretleri icraya konu edilebilir. Ancak bazı hallerde ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde bazı kararların icrası bakımından kesinleşmiş olması temel koşuldur. Yani kararda yer alan kalemlerle (vekalet ücreti, tazminat, alacak vs.) ile icra takibi yapılamaz.

Kesinleşmeden İcra Edilemeyecek Kararlar

Buna göre; ancak kesinleşmesi ile icra edilmesi gereken kararları şöyle sıralamak mümkündür:

  •   Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar (HMK 350/2),
  •   Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi),
  •   Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),
  • Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK 72. madde)
  •   Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2),
  •   Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. madde),
  •   İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1,)
  •   Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar.

Taşınmazın Aynından Doğan Alacağa İlişkin İlam

Bu konuya ilişkin olması ve taşınmazın aynından doğan bir alacak olması nedeniyle yapılan icra takibine karşı yaptığımız şikayet başvurusu sonrasında, başvurumuz kabul edilmiş ve takibin iptaline karar verilmiştir.

a)Davanın Konusu ve Yargılama Süreci

Davacılar tarafından murislerince davalıya devredilen ve Kayseri ili Melikgazi ilçesi Mahrumlar Mahallesinde bulunan taşınmazın devir tarihinde murisin ehliyetinin bulunmadığı ve yolsuz tescil edildiğinden bahisle tapu kaydının iptali ile tarafları adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesine ilişkin istemde bulunmak suretiyle tapu iptal ve tesciline ilişkin dava açılmıştır.

Yargılamanın ilerleyen süreçlerinde davacılar tarafından, ilgili birimlerin cevabı yazıları doğrultusunda devredilen taşınmazın mevcut olmamasından ve niteliğinin değişmesinden dolayı tapusunun da iptali halihazırda mümkün olmadığından bahisle davayı ıslah etmek suretiyle yalnızca tazminat talebinde bulunarak yargılamaya bu yönü ile devam edilmesine dair istemde bulunulmuştur.

Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece davanın kabulü ile 4.048.312,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesi ile birlikte davacı alacaklılar lehine bir kısım alacak kalemlerine hükmedilmiştir. Bu karara karşı tarafımıza istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

b) İcra Takibi Süreci

Davacı Tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nde konu hakkında genel haciz yolu ile ilamlı takip yapılmış ve takibe Kayseri 4 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01/10/2024 tarih ve 2023/… Esas 2024… Karar sayılı ilamı gösterilmiş ve takipte 5.278.514,04 TL asıl alacak ile birlikte işlemiş faizin tahsili talep edilmiştir.

c) İcra Mahkemesine Şikâyet Süreci

Takip, ilamı icra takibi olduğundan takibin iptali için tarafımızca İcra Hukuk Mahkemesine şikayet başvurusunda bulunulmuştur. Şikayet dilekçesinde, başlatılan takibe konu ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gibi müvekkilin mal varlığını üzerine tasarruf hakkını engelleyecek bir şekilde ilgili mahkemece ….. tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğinden bahisle takibin iptali ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve hacizlerin fekkine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini istenmiştir.

d) İcra Hukuk Mahkemesinin Kararı

Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.11.2024 tarihli ve 2024/… Esas 2024/… Karar Nolukararında; “Takibe konu ilamda temelde davanın gayrimenkulün aynına taalluk ettiğinden ilam kesinleşmeden, ilamlı icra takibine konulamayacağı (Yargıtay 12 Hukuk Dairesi 07/11/2024 tarih ve 2022/12598 Esas 2023/1603 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 12. Hd -Esas No: 2020/1193, Karar No: 2020/9038 Sayılı Kararı- Yargıtay 12.hukuk Dairesi Esas No: 2020/6510, Karar No: 2021/1158), takibe konu ilamın temelde tapu iptal ve tescile ilişkin olup, bedele hükmedilmesinin (alacak olmasının) sonuca etkili olmadığı görülmekle, takibe konu ilamın kesinleşmeden infazı mümkün olmayan ilamlardan olduğu anlaşıldığından, davacının şikayetinin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerektiği” sonucuna varılmıştır.

Ayrıca kararda;

*HGK’nun 05.10.2005 tarih ve 12-534 2005/554 sayılı kararında da belirtildiği gibi ilamın yargılama giderine (vekalet ücretine) ilişkin bölümü, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümüyle bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kısmı kesinleşmeden yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı da icra takibine konu edilemez.

*HUMK’nun 443/4. Maddesi (HMK’nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. İlam bir bütün olup, ilamda yer alan eklentiler de aynı kurala tâbidir. İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmeleri de söz konusu olamayacaktır. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı, ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kesinleşmeden, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü de infaz ve icra takibine konu edilemez (HGK’nun 5.10.2005 T., 2005/12-534 E.-2005/554 K.) (Benzer mahiyette T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E: 2018/9899 K: 2019/13482-T.C.Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E: 2018/4451 K: 2018/9796-T.C.Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E: 2020/1193 K: 2020/9038).

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.