“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Tanıkların mahkemede dinlenilmesi
MADDE 259- (1) Tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir.
(2) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir.
(3) Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.
(4) Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler.
Tanığın bilgilendirilmesi
MADDE 260– (1) Tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hâkim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir.
Tanığın dinlenilme şekli
MADDE 261- (1) Tanıklar, hâkim tarafından ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Tanıklar gerektiğinde yüzleştirilirler.
(2) Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir. Dinlenilme sırasında, tanık, yazılı notlar kullanamaz. Şu kadar ki, tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.
(3) Hâkim, tanık sözünü bitirdikten sonra, ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir.
(4) Toplu mahkemede başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir.
(5) Tanığın sözleri tutanağa yazılarak önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir.”
Özel hukuk davaları bakımından “tanık beyanları” önemli bir delildir ve somut olguyu belirlemede vazgeçilmezdir. Bu sebeple tanığın mahkemede ve yargılamayı yapan hakim önünde dinlenmesi gereklidir. Kural olarak tanıklık yapmak mecburidir ve kanuni bir görevdir. Toplumsal ve kamusal nitelikte olan tanıklık yapma ödevi, mahkeme tarafından yapılan davet üzerine mahkemeye gelerek duruşmada hazır bulunma, yemin etme, bildiklerine dair beyanda bulunma ve doğruyu söyleme ödevlerini kapsar. Tanıklıktan çekinme halleri ise kanunda gösterilmiştir.
Tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hâkim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir.
Tanıklar esas olarak davaya bakan mahkemede dinlenir. Bu yargılamanın doğrudan doğruya olmasının bir sonucudur. Ancak, hasta/engelli tanıklar veya başka yerde bulunanlar için istinabe (bulunduğu yer mahkemesinde) veya ses/görüntü nakli yoluyla (SEGBİS) dinleme mümkündür. Bununla ilgili olarak “Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik” ve SEGBİS düzenlemelerine göre işlem yapılır.
Tanıkların dinlenmesi belirli bir usule ve kanuna göre icra edilir. Dinlenen tanık önce duruşma salonuna ve huzura alınır ve o dinlenirken diğer tanıklar salonda hazır bulunamazlar. Bu tanıkların birbirinden ve çevreden etkilenmeden doğruyu söylemelerini sağlamayı amaçlar.
Tanıkların söyledikleri ve ifadeleri bakımından yüzleştirmeleri de yapılabilir. Bu da tanıkların söylemleri ile meydana gelen olay arasında bağı ve ilişkiyi kurmaya imkan verir. Çünkü her yargılama olan somut olguyu yeniden canlandırmak ve gerçekliğin nasıl cereyan ettiğini belirlemek için çaba göstermek demektir. Geçmiş bilgisini gelecek yargılamada hayata geçirmektir. Bütün yargılamalar buna ilişkindir.
Tanık bildiklerini sözlü olarak ve kesintisiz bir surette kesilmeden açıklamalıdır. Tanıkların yazılı not vb. evrak kullanması da dinlenilmesi sırasında kural olarak mümkün değildir. Hâkim, tanık sözünü bitirdikten sonra, ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir.
Toplu mahkemede başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir.
Ancak tanığın dinlenilmesi sırasında not kullanmasına dair bir istisnaya kanunda yer verilmiştir. Tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.
Bazı tanıkların hafıza durumu, heyecen ve ifade kabiliyeti gibi halleri beyanlarını etkileyebilir ve hakim bunu önlemek bakımından bir tedbir olarak veya tanığın önceden hazırlanması bağlamında tuttuğu notları göz önünde bulundurabilir.
Tanığın sözleri tutanağa yazılarak önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir.
HMK’da tanığın dinlenmesi bakımından mahkemede veya olay yerinde dinlenmeye de imkan sağlanmıştır.
Tanık gösterilen kişinin mahkemede hakim önünde dinlenmesi kural olarak benimsenmiştir.
Bununla birlikte mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir. Özellikle keşif sırasında tanıkların olaya dair anlatımlarını, olay mahallinde ya da davaya konu yerde yapmaları daha yerinde olacaktır. Böylece anlatımlar ile olayın mekansal durumunun uyumu hakim tarafından yerinde görülebilecektir. Yer gösterme nasıl ceza yargılamasında önemli ise keşif ve somut olaya dair olay mahalline anlatım da yargılama bakımından önemlidir.
Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.
Bazı hallerde mahkemenin yargı çevresi ve yetki alanı dışında ikamet eden ve gelmesi zor olan bir tanık söz konusu olabilir ve dinlenilmesi gerekli olabilir. Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler. Genellikle bu gibi hallerde kişinin bulunduğu yerdeki mahkemeye talimat yazılır ve bu talimata göre dinleme yapılır.
Tanığın dinlenmesi, yargılamanın adil ve işin esasına uygun bir şekilde yapılmasında vazgeçilmez öneme sahiptir. Tanıkların bu sebeple iddialar kapsamında ne için tanıklık edecekleri ve bildikleri konular da yargılamanın gelişimini tayin eder ve hakka erişmede önemli bir etkendir. Özel hukuk davalarında delillerin kamu tarafından değil taraflarca ileri sürülmesi gereğince gösterilen tanıkların da titiz bir şekilde belirlenmesi ve gösterilmesi ile yargılamada dinlenilmelerinde usule uygun hareket edilmesi gereklidir.