Sahte Fatura Kullanıldığı İddiasıyla Düzeltme Beyannamesi Verilmesinin İstenilmesi

Sahte Fatura Kullanıldığı İddiasıyla Düzeltme Beyannamesi Verilmesinin İstenilmesi

Vergi İdarelerince Sahte Fatura Kullanıldığı Belirtilerek Düzeltme Beyannamesi Verilmesi İstenilmesi Durumunda Mükelleflerce Ne Yapılmalı?

Son günlerde sıklıkla karşılaşıldığı üzere, vergi daireleri, hakkında sahte fatura düzenlediği yolunda olumsuz tespit bulunan mükelleflerden mal veya hizmet satın alan mükelleflere sahte fatura kullanma iddiasıyla bir yazı göndermektedirler.

Bu yazıda mükelleflerden, sahte olduğu ileri sürülen faturalara ilişkin katma değer vergilerini beyanlarından çıkartmaları ve düzeltme beyannamesi vermelerini istemektedirler.

Bu durumla karşılaşan mükellefler üç şekilde hareket edebilirler.

  1. Düzeltme beyannamesi verip, tahakkuk eden katma değer vergisi ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezasını ödemek.
  2. İhtirazı kayıtla düzelteme beyannamesi verip sonrasında dava açmak,
  3. Hiçbir düzeltme yapmayarak vergi idaresinin inceleme yapmasını bekleyip inceleme sonucu çıkacak vergiyi ödemek veya dava konusu yapmak.

Aldıkları faturaların gerçek olduğunu ileri süren ve aldıkları faturalara güvenen mükelleflerin, düzeltme beyannamesi verip tahakkuk eden vergi ve cezaları ödemesi veya düzeltme beyannamesi vermeyip, yapılacak vergi incelemesi sonucu tarh edilecek vergiler ile kesilecek cezaları ödemesi kendilerinden beklenecek bir davranış değildir.

Bu durumda olan mükellefler ya ihtirazı kayıtla düzeltme beyannamesi vererek yapılacak tahakkuklara dava açacaklar ya da vergi incelemesi sonucu yapılacak cezalı tarhiyatlara dava açacaklardır.

Bu yollardan ilkini seçmek mükelleflerin daha yararınadır. Çünkü, verilecek düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilecek verginin yanında verginin yarısı kadar vergi ziyaı cezası kesilecekken, yapılacak vergi incelemesi sonucu tarh edilecek verginin yanında verginin bir veya üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilecektir.

Öte yandan, incelemenin önüne geçilerek bilerek sahte fatura kullanma ihtimalinden kurtulup, ceza davasıyla ve adli cezayla karşılaşma olasılığı bulunmayacaktır.

Bu nedenle, aldığı faturalar güvenen, alışlarının ve ödemelerinin gerçek olduğunu iddia eden mükelleflerin, kendilerinden düzeltme beyannamesi vermelerinin istenilmesi halinde, “ihtirazı kayıtla” düzeltme beyannamesi verip, tahakkuk ettirilecek vergiye ve cezaya karşı ”yürütmenin durdurulması” istemli dava açmaları elzemdir.

Açılacak davanın lehe sonuçlanması için, davada ileri sürülecek argümanların doğru seçilmesi ve dava sürecinin iyi yürütülmesi gerekli olup, bu hususta vergi hukuku alanında uzman kişilerden destek alınması önemlidir. 

Konuyla ilgili olarak açılan davalarda, doğru argümanlar kullanıldığında vergi yargısınca mükellefler lehine kararlar verildiği görülmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Tedbir Nafakası Nedir, Kimler Alabilir ve Ne Kadar Sürer?

Tedbir nafakası; boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçim ve bakım ihtiyaçlarını korumaya yönelik geçici bir önlemdir. Bu yazıda TMK 169 ve 197 kapsamında kimlerin nafaka alabileceği, miktarın nasıl belirlendiği, süresi ve tahsil yolları açıklanmaktadır.

Dolandırıcılıkta “Banka Hesabını Kullandırtma” Suçlarından

Dolandırıcılık suçlarında banka hesabını (IBAN) üçüncü kişilere kullandıran vatandaşlar hakkında verilen emsal beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) kararlarının hukuki incelemesi. Kararlarda; hesap sahibinin suç işleme kastının bulunmaması, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve “hata” (TCK Md. 30/1) hükümlerinin uygulanması detaylandırılmıştır.

Cinsel İstismar Olayları Berat Kararları

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (TCK Md. 103/2) ve nitelikli cinsel saldırı (TCK Md. 102/2) iddialarıyla açılan davalarda verilen iki farklı emsal beraat kararının hukuki incelemesi. Kararlarda; mağdurun kemik yaşı ve beyanlarıyla sanığı yaş konusunda yanıltması sonucu oluşan “yaşta hata” (TCK Md. 30/1) durumu ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi ekseninde rıza unsurunun değerlendirilmesi detaylandırılmıştır.