Köyden Mahalleye Dönüştürülen Alanlardaki Emlak Vergisi Muafiyeti

Emlak vergisi, kişinin sahip olduğu bina veya arsa üzerinden alınan vergi olarak tanımlanabilir. Ancak bazı durumlarda kişinin bu vergiden muafiyeti mümkündür.

Bu çerçevede yazımızın konusunu;

  • Emlak vergisinden kimler muaf olabilir?
  • Taşınmazı bulunan kişi hangi şartlarda emlak vergisinden muaftır?
  • Muafiyet hangi tarihe kadar geçerlidir?
  • Muafiyette alan sınırı var mıdır? Sorularının cevapları oluşturmaktadır.

6360 sayılı kanunun 1. Maddesi ile;

“Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van” il belediyeleri büyük şehir belediyesine dönüştürülerek ülkemizde bulunan büyükşehir belediyesi sayısı 30’a çıkartılmıştır. Tüm büyükşehir sınırları mülki idare sınırları olmuştur. 

Aynı maddeyle illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer-alan köy ve belde belediyelerinin tüzel-kişiliği kaldırılmıştır. Köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.

6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile;

“Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi,

Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmayacağı,

Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirleneceği,

5216 sayılı Kanunu’nun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanacağı” düzenlenmiştir.

5216 sayılı Kanunu’nun geçici 2. maddesiyle köy tüzel-kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen-yerlerde uygulanacak muafiyet 17/07/2019 tarih 7186 sayılı-kanun 33. Maddesi gereğince yasanın yürürlülük tarihinden sonrası için kaldırılmıştır. 

Maddede yer alan düzenleme çerçevesinde 6360 sayılı yasa kapsamında köy tüzelkişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen bölgelerde emlak vergisi ve Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarından muafiyet getirilmiştir. Açıklanan muafiyetlere rağmen birçok belediye tarafından vatandaşlarımızdan emlak vergisiyle diğer vergi ve harçlar tahsil edilmektedir. Ayrıca yüksek tarifeye göre su bedelleri talep edilmektedir.    

Haksız yere ödenen emlak vergisini geri almak mümkün müdür?

Emlak vergisinden muaf olduğu-halde emlak vergisi ödeyen kişiler geriye-dönük-olarak 5 yıllık süre içinde ödedikleri emlak vergilerini düzeltme-şikayet hükümleri-uyarınca geri alabilirler.

Bunun için ilgililerin;

Emlakın bulunduğu yerdeki belediye mali hizmetler müdürlüğüne emlak vergisinden muaf olduklarından,

Muafiyet şartlarını taşıdıklarından bahisle düzeltme başvurusu yapmaları,

Düzeltme talebinin reddi halinde bu defa belediye başkanlığına şikâyet başvurusu yapmaları,

Şikâyet başvurusunun da reddi halinde ise 30 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesinde dava açmaları gerekmektedir.

Emlak Vergisi Muafiyeti, Şartları ve İadesi başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Yanıt

  1. Sayın,avukatım,bir sorum olacaktır,
    Sorum şudur.
    Köyden mahalleye dönüşen mahallelerde,burası milas belediyesine bağlı emlaklari olan bir mahalle,bogazici mahallesi,
    2019-2020-2021-2022′-yıllarına dair donemlerde/yıllarda da emlak vergisi alıyor,
    Bunun doğru olmadığını alınmaması gerektiğini RG ve vb yerlerde uzatildigini okuyoruz,fakat uygulama da emlak vergisi tahakkuku ve ödeme talebinde bulunduklarını koop.mk.larindan gördüm.Sorumlu biri değilim.koop.de Üstelik geçmiş yıllarda da tahakkuk yoktu,borç bildirimlerinde de tahakkuk yoktu.borc yoktu denilmekteydi,
    Bizim bilmediğimiz bir şey mi vardır.Bir açıklama bilgilendirme yapabilirmisiniz
    Teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.