Eşimin İlk Evlilikten Olan Çocuğun Miras Hakkı

Mirasçılık ilişkisi soybağına dayalı olarak kurulan bir ilişkidir ve yasal mirasçı olarak sayılanlar ancak miras bırakan kişiye mirasçı olabilirler. Bir kadın veya erkeğin ilk evliliğinden olan çocuk ya da çocukları, sonradan yaptığı evlilikte ölen eşin mirasçısı olma hakkına doğrudan sahip değildir. 

Bu çocuklar sonradan evlenilen ve miras bırakan eşin  evlat edinme suretiyle çocuğu kabul edilmedikçe ona mirasçı olamazlar ve sözlü olarak da mirasçı kabul edilemezler. 

Önceki evlilikten gelen çocuk sadece çocuğu olduğu kadın veya erkeğin yasal mirasçısıdır. 

Üvey Çocuk Miras Payı Hangi Durumlarda Doğar?

Üvey çocuk, asli olarak çocuğu olduğu eşin mirasçısıdır ve miras bırakan öldüğünde, onun ikinci evlilikte doğan çocukları ile birlikte aynı oranda miras bırakan eşe mirasçı olur. Ancak miras bırakan eş çocuğun babası veya annesi değilse üvey evlat olan çocuk ölen eşe mirasçı olamaz.

Evlilik Birliği İçinde Edinilen Mallarda Üvey Çocuğun Hakkı Var Mıdır?

Evlilik birliğinde edinilen mallarda mal rejimine bağlı olarak sonradan evlenilen eş ölünce ondan kalan mirasın 1/4 ü sağ kalan eşe, 3/4 ü ise evlilik birliği içinde doğan çocuklarına geçer ve bu miras payından sağ kalan eşin önceki evliliğinden gelen üvey çocuk miras payı alamaz.

Eşlerden birisinin önceki evliliğinden gelen çocuğun, sonradan evlenilen eşin ölmesiyle onun mirasçısı olmasına hukuken imkan yoktur. Bu durum ancak evlat edinme ile değişebilir ve evlat edinme bu çocuk mirasçı kılar. Ancak bu çocuk dolaylı mirasçı olabilir ve bu da kişinin sonradan evlendiği eşi öldükten sonra onun mirasçısı olduktan sonra bu kişi çocuklarından önce ölürse o çocuk da diğerleri ile ona mirasçı olabilecektir.

Üvey Çocuk Miras Davası Açabilir Mi?

Eşlerin önceki evliliklerinden olan çocukları, sonradan evlendikleri eşin yasal mirasçısı olma hakkına sahip değildir. Miras bırakan ve sonradan evlenilen eşin, evli olduğu eşin önceki evliliğinden olan üvey çocuğunu “mirasçısı kılmak” istemesi halinde, vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi araçlarla iradesini hukukî olarak açıklaması gereklidir. Bu gibi hallerde de miras bırakanın yasal mirasçılarının saklı payları gözetilmelidir.

Üvey çocuğa yapılan kazandırmalar, miras bırakanın kendi altsoyunun veya eşinin saklı payını ihlal edemez. İhlal hâlinde onların “Tenkis Davası” açma hakları söz konusu olur. 

Üvey Çocuk ile Öz Çocuk Arasında Miras Farkı Var Mıdır?

Üvey çocuktan kastedilen sonraki evliliğe önceki evlilikten dahil olan çocuktur. Bu çocuğun sonradan evlenilen eşin ölümüyle ona mirasçı olması mümkün değildir. Ancak sonradan olan çocuklar ile önceki evlilikten olan çocuklar annenin ölümüyle aynı oranda; erkek eşin ölümü halinde sadece erkek eşin önceki ve sonraki çocukları aynı oranda mirasçı olabilirler. Her iki durumda da erkek ve kadın eşin evlilik öncesi doğan ve evlilik birine getirdikleri çocuklar kendileriyle soybağı bulunmayan eşin ölümü halinde onun doğrudan yasal mirasçısı olamazlar.

Evlat edinme söz konusuysa evlat edinilen çocuk da öz çocuk denilen çocuklar ile aynı oranda yasal mirasçı olur.

Eşimin İlk Evlilikten Olan Çocuğunun Saklı Pay Hakkı Var Mıdır?

Saklı pay, belirli mirasçıların korunmuş ve ortadan kaldırılması mümkün olmayan miras paylarıdır ve bunlara dokunulması miras bırakan bakımından da mümkün değildir. Sonradan evlenilen eşin önceki evliliğinden olan çocuklarının sonraki evliliğinden olan çocukları ile birlikte o eş bakımından saklı pay hakları vardır.

Ancak bu çocukların sonradan evlenilen eşin ölümü halinde ona yasal mirasçı olmaları mümkün olmayıp onun bakımından saklı payları da söz konusu olmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.