ECAA Turkish Businessperson Vizesi Nedir? (Ankara Anlaşması İngiltere İş İnsanı Vizesi)

İngiltere ECAA Türk İş İnsanı Vizesi başvuru süreci görseli

ECAA Turkish Businessperson vizesi, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında imzalanmış olan Ankara Anlaşması kapsamında, Türk vatandaşlarına Birleşik Krallık’ta iş kurma ve işletme hakkı tanıyan bir vize türüdür. Bu vize kategorisi kapsamında yeni başvurular kapatılmış olup, yalnızca hâlihazırda bu statüyle İngiltere’de bulunan kişilerin vize uzatma ve kalıcı oturum (indefinite leave to remain) başvuruları yapılabilmektedir.

Mevcut Turkish Businessperson vizesi sahipleri, İngiltere’de kurmuş oldukları işi yürütmeye devam edebilir, mevcut bir ortaklıkta aktif rol alabilir veya belirli koşullar altında yeni bir iş faaliyeti başlatabilirler.

Yeni Başvuruların Durumu

Turkish Businessperson vizesi için yeni başvurular kabul edilmemektedir. Bu nedenle, ilk defa bu vizeye başvurmak isteyen kişiler açısından bu rota tamamen kapanmıştır. Ancak bu durum, hâlihazırda Turkish Businessperson statüsünde bulunan kişilerin haklarını etkilememektedir. Sadece eş ve 21 yaş altındaki çocuklar, mevcut Turkish Businessperson vizesi sahibine dependant (bağımlı) olarak İngiltere’den veya yurt dışından başvuru yapabilmektedir.

Ankara Anlaşması-ECAA Turkish Businessperson Vizesi Uzatma Başvurusu

Turkish Businessperson vizesi uzatma başvurusu yalnızca İngiltere içinden yapılabilir. Başvuru sahibinin geçerli bir Turkish Businessperson vizesine sahip olması ve vize koşullarına bugüne kadar uygun davranmış olması gerekir. Uzatma başvurusunda, başvuru sahibinin İngiltere’de yürüttüğü işin hâlen faal ve sürdürülebilir olduğu, işin giderlerinin karşılanabildiği ve elde edilen kazancın başvuru sahibini ve ailesini desteklemeye yeterli olduğu gösterilmelidir. Bu değerlendirme, yalnızca kâğıt üzerindeki belgelerle değil, işin gerçekliği ve devamlılığı üzerinden yapılır.

Vize Süresi ve Uzatma Sayısı

Turkish Businessperson vizesi her seferinde en fazla 3 yıl süreyle uzatılabilir. Bu uzatmalar için sayısal bir sınır bulunmamakta olup, başvuru sahibi gerekli şartları sağlamaya devam ettiği sürece vizesini uzatabilir. Bu vize kapsamında İngiltere’de toplam 5 yıl yasal olarak kalmış olan kişiler, diğer şartları da sağlamaları hâlinde süresiz oturum izni (Indefinite Leave to Remain) başvurusunda bulunabilirler.

Turkish Businessperson Vizesi ile Yapılabilecek Faaliyetler

Bu vize kapsamında başvuru sahibi, kendi işini yürütmeye devam edebilir veya mevcut bir şirkette director-yönetici olarak yer alabilir. Aynı zamanda eğitim almak ve gönüllü faaliyetlerde bulunmak da mümkündür. Ancak Turkish Businessperson vizesi, bir işveren altında çalışmaya izin vermez. Ayrıca kamu yardımlarından ve devlet emeklilik haklarından yararlanmak da bu vize kapsamında mümkün değildir. Bu sınırlamaların ihlali, vize uzatma ve yerleşim başvurularının reddine yol açabilir.

Başvuru Sürecinde Sunulması Gereken Belgeler

Vize uzatma başvurularında, başvuru sahibinin kimliğini ve göçmenlik statüsünü gösteren belgelerin yanı sıra, iş faaliyetinin devam ettiğini ve ekonomik olarak sürdürülebilir olduğunu kanıtlayan belgeler sunulmalıdır. Bunlar arasında şirket hesapları, vergi kayıtları, banka dökümleri, sigorta belgeleri ve iş planları yer alabilir. Başvurularda, işin gerçekliği ve başvuru sahibinin iş üzerindeki aktif rolü özellikle incelenmektedir. Sadece kâğıt üzerinde var olan veya pasif gelir sağlayan yapılar yeterli kabul edilmez

Aile Üyelerinin (Dependants) Durumu

Turkish Businessperson vizesi sahibinin eşi ve çocukları, belirli şartlar altında dependant olarak İngiltere’de kalmaya devam edebilir veya İngiltere’ye katılabilir. Çocuk dependant’ların vize süresi, ana başvuru sahibinin vize süresi ile aynı tarihte sona erer. Aile bireyleri için ayrıca mali yeterlilik ve birlikte yaşam ilişkisini gösteren belgeler talep edilmektedir. Dependant statüsü, ana vizeye bağlıdır ve ana vizenin sona ermesiyle birlikte geçerliliğini kaybeder.

Başvuru Sonrası Süreç

Turkish Businessperson vizesi uzatma başvuruları genellikle 6 ay içerisinde sonuçlanmaktadır. Başvuru süresi devam ederken, başvuru sahibinin İngiltere dışına çıkması başvurunun geri çekilmiş sayılmasına neden olabilir. Başvuru sürecinde kimlik doğrulama, dijital sistemler veya biyometrik randevu yoluyla gerçekleştirilir ve başvuru sahibine süreç boyunca gerekli yönlendirmeler Home Office tarafından yapılır.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Turkish Businessperson vizesi, İngiltere’de iş kurmuş olan Türk vatandaşları için hâlen en güçlü yerleşim yollarından biri olmaya devam etmektedir. Ancak yeni başvurulara kapalı olması nedeniyle, mevcut vize sahipleri açısından sürecin doğru ve dikkatli yönetilmesi büyük önem taşır.

İş faaliyetinin sürekliliği, mali yeterlilik ve vize koşullarına tam uyum, hem uzatma başvuruları hem de süresiz oturum izni açısından belirleyici unsurlardır. Bu nedenle, başvuruların güncel mevzuata uygun ve eksiksiz şekilde hazırlanması, ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından kritik önemdedir. Başvuru süreci hakkında detaylı bilgi için ofisimizle  irtibata geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

İMAR KİRLİĞİNE NEDEN OLMA (TCK Md. 184) SUÇUNDAN BERAAT KARARI

TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında açılan kamu davasında, dava konusu imalatın bina vasfı taşımadığı ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı değerlendirilerek sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

Gizli Ses Kaydı Delil Olur mu?

Gizli Ses Kayıtlarının Suç Niteliği ve Delil Değeri Özeti
Türk hukuk sisteminde, davalarda kullanılacak delillerin mutlaka yasal yollardan elde edilmiş olması zorunludur. Metin, rıza dışında alınan gizli ses kayıtlarının Türk Ceza Kanunu (TCK Md. 132) kapsamındaki suç teşkil eden yapısını ve mahkemelerdeki geçersizliğini şu temel noktalarla açıklamaktadır:

Suçun Oluşma Şartları: Kişiler arasında yüz yüze gerçekleşen ve aleni olmayan (başkalarının duymayacağı inancıyla yapılan) konuşmaların, taraflardan en az birinin rızası olmaksızın cihazla (telefon, kayıt cihazı vb.) kaydedilmesi suçtur. Konuşmanın içeriği (özel hayat, ticari veya mesleki) bu durumu değiştirmez.

Haberleşme vs. Yüz Yüze Konuşma: TCK Md. 132 kapsamındaki suçun oluşması için konuşmanın yüz yüze olması şarttır. Telefon gibi araçlarla yapılan görüşmelerin dinlenmesi “haberleşmenin gizliliğini ihlal” kapsamına girer. Ayrıca bir cihaz kullanmadan salt kulak misafiri olup başkasına aktarmak (dedikodu) bu madde kapsamında suç sayılmaz.

Delil Niteliğinin Olmaması: Kamusal alanda alınmış olsa dahi gizli kayıt yapmak özel hayatın ihlalidir. Suç işlenerek ve hukuka aykırı yollarla elde edildikleri için, bu tür gizli ses kayıtları ceza davalarında (CMK Md. 217) ve boşanma gibi aile hukuku davalarında kesinlikle delil olarak kullanılamaz.

Mahkemeye Sunmanın (İfşa) Riski: Gizli bir ses kaydını haklı olduğunuzu ispatlamak amacıyla mahkemeye delil olarak sunmak, aynı zamanda eylemin açığa çıkarılması (ifşa) anlamına gelir. Bu durumda kaydı sunan kişi, TCK Md. 132/1-3 kapsamında hem “hukuka aykırı kaydetme” hem de “ifşa etme” olmak üzere iki ayrı suç işlemiş sayılabilir.

Turuncu kılıflı bir cep telefonunun ekranında işlem yapan bir kişinin elleri, arka planda dizüstü bilgisayar ve üst kısımda "HTS Kayıtları Delil Olur Mu?" yazısı.
HTS Kayıtları Delil Olur mu?

HTS (Historical Traffic Search), cep telefonu görüşmeleri, mesajlaşmalar ve baz istasyonu sinyalleri gibi iletişim verilerinin geriye dönük trafik kayıtlarıdır.

İçerik Değil, Trafik Bilgisi Sunar: HTS kayıtları iletişimin kiminle, hangi saatte ve hangi baz istasyonundan yapıldığını gösterir. Ancak konuşmaların veya mesajların içeriğini barındırmaz. Nokta atışı bir konum vermez; baz istasyonunun bulunduğu bölgeye göre 0 – 35 km arasında değişen yaklaşık bir lokasyon sunar. Operatörler bu verileri 2 ila 5 yıl arasında saklar.

Delil Olarak Kullanımı ve Yetersizliği: HTS kayıtları hem ceza davalarında (cinayet, örgüt üyeliği vb.) hem de hukuk davalarında (boşanma, aldatma vb.) delil olarak kullanılabilir. Ancak içerikten yoksun olduğu için tek başına kesin bir delil değildir ve mutlak suretle tanık, fotoğraf veya sosyal medya kayıtları gibi diğer somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Erişim Şartları (Hukuka Uygunluk): HTS kayıtlarına sadece mahkeme/hâkim kararıyla erişilebilir (CMK Md. 135). Usulsüz elde edilen veriler mahkemelerde hukuka aykırı delil sayılarak reddedilir. Talep yolları üçe ayrılır: Savcılık soruşturmaları (Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla), istihbarat faaliyetleri ve kişisel hukuk davaları (Mahkeme kararıyla).

AYM ve Yargıtay’ın Yaklaşımı:

Anayasa Mahkemesi (AYM), içeriği belli olmayan görüşme kayıtlarının ve HTS verilerinin bir kişiyi tutuklamak için gerekli “kuvvetli suç belirtisi” olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir.

Yargıtay kararlarına göre de içeriği tespit edilemeyen sinyal kayıtları, telefonun başkası tarafından da kullanılabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, tek başına mahkûmiyet için yeterli bir kanıt oluşturmaz.

Whatsapp Kayıtları Delil Olur Mu?" yazısı.
Whatsapp Kayıtları Delil Olur Mu?

İletmiş olduğunuz metnin özeti aşağıdadır:

WhatsApp Kayıtlarının Delil Niteliği Özeti

WhatsApp şirketinin merkezinin ABD’de bulunması ve veri gizliliği politikaları sebebiyle, yazışma kayıtlarının doğrudan şirketten istenmesi (devlet güvenliği gibi çok istisnai haller dışında) mümkün değildir. Bu nedenle yargı mercilerine sunulan kayıtlar doğrudan taraflar tarafından temin edilmektedir. Kayıtların değiştirilebilir dijital veriler olması sebebiyle, ekran görüntüsü yerine akışı gösteren orijinal bir video kaydı ile sunulması delil değerini artırır; aksi takdirde mahkemelerce bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulur.

WhatsApp kayıtlarının üç temel yargı alanındaki değerlendirmesi şu şekildedir:

Ceza Hukuku Bakımından: Soruşturmalarda şüpheyi ortaya koyan veya destekleyen önemli bir delildir. Ancak, bu kayıtların hukuka uygun yollarla elde edilmesi şarttır. Başkalarının haberleşme gizliliğini ihlal ederek veya suç işlenerek elde edilen kayıtlar, CMK Md. 217 kapsamında hukuka aykırı sayılır ve delil olarak kabul edilmez.

Hukuk ve İş Davaları Bakımından: HMK Md. 199 kapsamında elektronik delil olarak kabul edilir. Yasal sınırı aşmayan borç/alacak davalarında ispat aracı olarak kullanılırken, iş davalarında (iş akdi feshi, işyeri gruplarındaki yazışmalar vb.) uyuşmazlıkların çözümünde dikkate alınır.

Aile Hukuku (Boşanma Davaları) Bakımından: Aldatma gibi kusurların ispatında sıklıkla kullanılsa da teknolojik olarak manipülasyona (ekleme/çıkarma) çok açıktır. Bu nedenle Yargıtay kararları gereği, WhatsApp yazışmaları tek başına “kesin delil” niteliği taşımaz. Hükme esas alınabilmesi için mutlaka diğer maddi delillerle (tanık, fotoğraf vb.) desteklenmesi ve orijinalliğinin teyit edilmesi gerekir.

Ahşap zemin üzerinde iki ayrı ev maketi ve ebeveyn-çocuk figürlerinin ortasında duran hakim tokmağı ile üstte "Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Değişir?" yazısı.
Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Değişir?

Çocuğun Velayeti ve Velayetin Değiştirilmesi Özeti
Velayetin Süresi: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre velayet, kural olarak çocuk 18 yaşına gelip ergin oluncaya kadar devam eder. Erginlikle birlikte velayet son bulur (ancak kanuni şartlar oluşursa kişi vesayet altına alınabilir).

Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri: Şartların değişmesi halinde 18 yaşından önce velayet değişikliği davası açılabilir. Velayet sahibinin yeniden evlenmesi, sağlık sorunları, çocuğun bakımının aksatılması veya diğer ebeveynin talebi bu değişikliğe gerekçe oluşturabilir.

Çocuğun İradesi (12 Yaş Kriteri): 12 yaş ve üzerindeki çocukların idrak gücü gelişmiş kabul edildiğinden, mahkemeler velayet kararlarında çocuğun tercihini ve beyanını büyük ölçüde dikkate alır.

Aile Yükümlülüklerinin İhlali (TCK Md. 233): Velayet sahibi ebeveynin çocuğun eğitimini aksatması veya kötü alışkanlıklara/madde bağımlılığına yönelmesine göz yumması suç teşkil eder ve doğrudan velayetin değiştirilmesi sebebidir.

Yaş Gruplarının Önemi: Çocuğun bulunduğu spesifik yaş grubu (0-3, 4-7, 8-12, 13-17), hem velayetin ilk kime verileceği konusunda hem de sonrasındaki velayet değişikliği davalarında mahkemeler için belirleyici bir kriterdir.