Eser Sözleşmesinde Sözleşme Dışı İş ve Fazla İmalat Yapıldığının İspatı

Sözleşme dışı iş, eser sözleşmesinde yüklenicinin üstlendiği edimlerin dışında başka işin-gereği olarak yüklenici tarafından kendiliğinden-yapılan veya işsahibinin talimatıyla yaptırılan işlerdir.

Sözleşmede yüklenicinin üstlendiği miktarın dışında yüklenici tarafından kendiliğinden yapılan ya da iş sahibinin talimatı ile yaptırılan işler sözleşme kapsamında fazla işler olup iş artışı olarak da adlandırılır. Burada işin miktarında artış meydana gelmektedir.

Sözleşme dışı fazla iş yapıldığı olgusundan lehine hak çıkaran taraf olan yüklenici sözleşme dışı fazla işler yaptığını kanıtlamak zorundadır.

Sözleşme gereğince işler yapılmış ve yerinde mevcut ise yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile fazla işlerin varlığı ve miktarı saptanabilecektir.

Sözleşme Dışı Yapıldığı İddia Edilen İşlerin Sözleşme Kapsamında Kalıp Kalmadığı

Yapılan işlerin sözleşme kapsamında kalıp-kalmadığı, yani fazla iş yapılıp yapılmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması halinde sözleşme-hükümleri önem arz etmektedir. Sözleşme hükümlerinin açık olmaması halinde sözleşmenin yorumlanarak içeriğinin belirlenmesi söz konusu olacaktır. Sözleşme yorumlanırken içeriğinin belirlenmesinde; tarafların uyuşamadıkları ikinci-derecedeki noktalarda hâkimin uyuşmazlığı işin-özelliğine bakarak karara bağlayacağı kuralından yararlanılır(TBK m. 2). Ayrıca tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak-iradelerinin esas alınacağı(TBK m.19) kurallarından da yararlanılacaktır. Sözleşme içeriği belirlenirken işin teknik özellikleri de yorumlamada etkili olabileceğinden bilirkişi raporu alınması da gerekebilir.

Sözleşme ilişkisinin bulunduğu uyuşmazlık konusu değilse, yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tabi bulunmadığından tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir.

Sözleşme dışı fazla iş yapıldığı sabit, ancak bu işlerin sözleşmesi bulunan yüklenici tarafından yapılıp yapılmadığı ihtilaflı olabilir. Bu durumda bazı kanuni karinelerden yararlanılacaktır.

Kural olarak sözleşmenin ifası sürecinde gerçekleşen imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle yapıldığı belirlenen sözleşme kapsamındaki işler yanında sözleşme kapsamı dışındaki fazla işlerin de aynı yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilecektir. Bu karinenin aksini iş sahibi ispatlamak durumundadır.

Sözleşmenin ifa sürecinde gerçekleşen imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilirse de; bu sözleşme ile bağlantılı işler bakımından söz konusu olacaktır. Yapıldığı iddia edilen işler tümüyle farklı bir iş ise, bu karineye başvurulması mümkün olmayıp farklı işler nedeniyle sözleşme ilişkisi bulunduğu ayrıca ispatlanmalıdır.

Sözleşmenin sonlandırıldığı kanıtlanmış ise, sonradan yapılan işlerin kendisi tarafından yapıldığını iddia eden yüklenicinin bu iddiası fazla iş niteliğinde olmayıp, yeni sözleşme ilişkisi iddiası niteliğinde olduğundan yazılı veya diğer kesin delillerle öncelikle sözleşme ilişkisinin ispatlanması gerekir. Yeni akdi ilişkinin ispatlanması halinde yapılan işler tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.