Eser Sözleşmesinde İş Bedelinin Ödendiğinin İspatı ve Ödeme Savunması

İş bedelinin ödenip ödenmediğinin ispatı ve eser sözleşmesinde ödeme savunmasının nasıl yapılacağı önemli hususlardandır.

Bilindiği gibi, eser sözleşmesi ilişkisinde yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına, fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmektir. İş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir.

İş bedelinin ödendiğini iş sahibi savunursa, bu savunmasını HMK 200 vd. maddeleri uyarınca ispat etmekle yükümlüdür. Aksi halde ödeme savunmasını ispat edememiş olur.

İş sahibi iş bedelinin ödendiğine veya ödediğine ilişkin savunmasını, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın her aşamasında ileri sürebilir. Ödeme belgesini de her aşamada sunabilir. Ödeme belgesi borcu sona erdiren nitelikte bir belge olduğu için hâkim tarafından da kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ödeme belgesinin yasa yolu aşamasında dahi sunulmuş olması incelenmesine engel oluşturmamaktadır.

Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede hukuki işlem niteliğinde olan ödeme olgusunun kural olarak yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir.

İş sahibi yazılı veya diğer kesin-delillerle iş bedelinin ödediğini ispatlamamışsa HMK’nın 200.maddesindeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık-muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla ödeme ve miktarı ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK’nın 202.maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli değildir. Ancak söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin E: 2016/6049,  K: 2018/434 Sayılı Kararı

“İçtihat Metni”

….

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davalılardan … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen hüküm, davalılar vekilince temyiz olunmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık iş bedelinin ödenmesinde toplanmaktadır. Davacı ile davalıların murisi arasında eser sözleşmesi kurulmuştur. Davalı taraf duruşma aşamasında ödeme savunmasında bulunmamıştır. Ancak temyiz dilekçesine eklediği belgelerden bir kısım ödemelerin davacının hesabına yapıldığını ve bunun tutarının da 3.500,00 TL olduğunu bildirmiştir. Ödeme savunması borcu söndüren belge niteliğinde olmakla her aşamada ileri sürülebileceğinden bu ödemelerin dikkate alınması zorunludur. Öte yandan davalı cevap dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayanmış, mahkemece yemin hakkı hatırlatılmamıştır.

Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği ödemelerle ilgili delillerini toplamaktır. Bu ödemelerin takipten önce ve iş bedeli karşılığı yapıldığı anlaşıldığı takdirde bu ödemeler yönünden davayı reddetmektir. Yazılı belgesi bulunmayan diğer ödemeler yönünden ise, ispat külfeti davalıya aittir. Bu nedenle davalı tarafa davacıya yemin yöneltme hakkı olduğunu hatırlatmak ve yemin eda edildiği takdirde bu miktarlar yönünden davayı kabul etmek gerekmektedir. Yemin eda edilmediği takdirde ise bu miktarlar yönünden de davayı reddetmek gerekmektedir.

….

Mahkemece bu hususlar üzerinde durulup karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Sonuç

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Belirli Bir Süre Ayrı Yaşanılırsa Otomatik Boşanılır mı?

Belirli bir süre ayrı yaşanması tek başına otomatik boşanma sonucunu doğurmaz. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma ancak mahkeme kararıyla gerçekleşebilir. Daha önce açılan boşanma davasının reddedilmesi, kararın kesinleşmesinden sonra bir yıl boyunca ortak hayatın yeniden kurulamaması ve eşlerden birinin talepte bulunması halinde hakim boşanmaya karar verebilir. Bu yazıda ayrı yaşamanın boşanmaya etkisi, gerekli şartlar ve güncel yasal düzenlemeler açıklanmaktadır.

Marka ve Telif Hakkı Suçları Nelerdir?

Marka ve telif hakkı suçları, başkalarına ait marka, eser, yazılım, müzik, kitap ve diğer fikri mülkiyet ürünlerinin izinsiz kullanılması, çoğaltılması veya ticari amaçla değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan hukuka aykırı fiillerdir. Bu yazıda marka hakkına tecavüz suçları, telif hakkı ihlalleri, uygulanabilecek cezalar, şikayet süresi ve açılabilecek hukuk davaları detaylı olarak incelenmektedir.

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.