E-Haciz İle Karşılaşınca Ne Yapılmalı?

E-haciz, günümüzde vergi daireleri ve SGK tarafından yaygın olarak kullanılan bir haciz yöntemidir.

Vergi Avukatı – Bugünlerde yazılı basında milyonlarca kişinin banka hesaplarına haciz tatbik edildiği haberlerini görmekteyiz. Habere göre bu hacizler kamu haczi olup, çoğunluğu vergi daireleri, bir kısmı ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmaktadır.

Vergi daireleri tarafından yapılan hacizler vergi borcu kaynaklı, SGK tarafından yapılan hacizler ise genellikle sigorta prim borcu ve idari para cezası kaynaklıdır.

Peki, Bu E-Haciz Yasal Mıdır?

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan hüküm uyarınca bir amme alacağının cebren (zorla) tahsili amacıyla haciz tatbik edilmesi mümkündür. Ancak, amme alacağının tahsili prosedürü direk haciz ile başlamaz. Haciz işlemi öncesinde alacaklı kamu idaresi tarafından bir takım işlemlerin usulüne uygun şekilde tamamlanması gereklidir.

Örneğin haciz işleminden önce alacaklı amme idaresince borçlu adına bir ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edilip borcun ödenmesi istenilmelidir. Öncesinde borçlu adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden haciz tatbiki yasal değildir.

Burada borçlunun gerçek kişi (şahıs) olması ile tüzel kişi (şirket) olması arasında takip usulü açısından bir takım farklılıklar da mevcuttur. Mesela tüzel kişinin borçlu olduğu hallerde önce tüzel kişi adına ödeme emri düzenlenip tüzel kişilikten borcun tahsiline çalışılması, tahsil edilemezse kanuni temsilcileri ile ortaklarına başvurulması gerekir.

Yukarıda kısmen belirtildiği üzere, haciz veya e-haciz tatbiki, bir takım yasal kurallara uyulmasına bağlıdır. Bu kurallara uyulmadan yapılan hacizler iptale mahkûmdur.

Yasal Olmayan E-Haciz Karşısında Ne Yapabilirim?

Bir e-haciz işlemi ile karşılaşıldığında, bu haczin yasal olmadığı düşünülüyorsa buna karşı yetkili ve görevli yargı merciinde süresi içinde dava açılmalıdır. Açılacak davada görevli ve yetkili yargı mercii ve dava açma süresi haczi tatbik eden idari birime göre farklılık gösterecektir. Ayrıca açılacak davada, dava dilekçesi ve savunmaya cevap dilekçelerinde işlenecek argümanlar da çok önemlidir.

Bu tür davalar spesifik bilgi ve tecrübe gerektiren davalar olup, alanında uzman Vergi Avukatı kişilerce açılıp takip edilmediği takdirde bir takım hak kayıplarına uğranılması kaçınılmazdır.

Bu nedenle, böyle bir durumla karşılaşıldığı zaman, bu alanda uzman kişilerden hukuki destek alınarak sürecin yürütülmesini tavsiye ederiz.

Bir Yanıt

  1. Merhaba Sayın Yetkili,
    E hacizle alakalı internette aratma yaparken sayfanızdaki bilgilendirme rastladım bunun için teşekkür ederim.
    Size bir sorum olacaktı, Ben 6 ay da işletmemi kapattım herhangibir gelirimde yok geçtiğimiz ay 2019 tarihli faturalarla alakalı uzlaşmaya girmiştim. onunla alakalı ödeme taahhuku var bunu ödemedim henüz.
    Bu gün 6 banka hesabıma e haciz işlemi yapmışlar 10.788 TL tutarı için.
    banka hesaplarımla para olmadığı için şuan hesaplarım hacizli.
    Benim şuan bunu ödeyecek maddi gücüm yok borçlarımı bile aile desteğiyle ödüyorum.
    Bu hacizleri kaldırmanın bir yolu varmıdır yardımcı olursanız sevinrim?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.