Deport (Sınır Dışı Etme) Nedir?

Deport, Türkçe anlamıyla bulunulan ülkeden kolluk marifetiyle vatandaşı olunan ülkeye, transit gidilecek ülkeye veya başka bir ülkeye sınır dışı edilme işlemidir. Sınır dışı etme, genel anlamda ülkenin genel güvenliğine yönelik bir işlemdir ve tedbir olarak kabul edilmektedir.

Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine veya valiliklerce re’sen alınır. Niteliği itibariyle iç güvenlikten sorumlu İçişleri Bakanlığı’nın yetki ve görev sahasında yer alır.

Sınır dışı etme (deport), ülkenin genel güvenliği ve kamu düzeni bakımından ülkede kalması sakıncalı görülen yabancılar hakkında alınan karara ilişkin yapılan idari bir işlemdir. “Millî güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak” gibi sebeplere dayalı kişiye özgülenmiş yasal gerekçelerin sınır dışı etmenin dayanağını teşkil ettiği kabul görmektedir.

Sınır dışı etme kararı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile seyahat özgürlüğüne yönelen tek taraflı idari bir işlemle alınan bir karardır. Ülkenin egemenlik hakkının bir sonucu olarak sınır dışı etme kararı alınır ve usule uygun alınması halinde ve yeterli yasal gerekçeler mevcutsa uluslararası kabul gören hukuki bir durumdur. Sınır dışı etme bakımından uyulması gereken kurallar ve usul ilkeleri belirlenmiş olup, egemen devletlerden bu işlemleri uygularken bahse konu kurallara uymaları beklenir.

Sınır dışı etme kararı yalnızca yabancılar hakkında uygulanabilir ve vatandaş ülkeye girme hakkından yoksun bırakılamaz. Anayasa bu konuda sınırlama getirmiştir.

Haklarında sınır dışı kararı alınamayacak yabancılar ise şunlardır (6458 sayılı Kanun Md. 55):

          * Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar,

          * Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler,

          * Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar,

          * Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları,

          * Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları.

Bu kişiler, Kanun’un 54’üncü maddesi kapsamında olsalar dahi bu hallerin ve olumsuz durumların onlar bakımından gerçekleşme riski varsa haklarında sınır dışı etme kararı verilemez.

Deport Kararı Hangi Durumlarda Verilir?

6458 sayılı Kanun’a göre ülkede kalması yasak olanlar ve sınır dışı edilmesi gerekenler hakkında her zaman sınır dışı etme kararı verilebilir.

          A. Bu kişilerin kimler olduğu6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun(YUKK) 52 ila 60 ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir:

          a)  5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (6458 sayılı Kanun Md.54/1-a) (Bu kapsamda işlediği suçun cezası fiilen infaz edilip sınır dışı edilmesi gerekenler),

          b)  Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar (6458 sayılı Kanun Md.54/1-b),

          c)  Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar (6458 sayılı Kanun Md.54/1-c),

          ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar (6458 sayılı Kanun Md.54/1-ç),

          d)  Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (6458 sayılı Kanun Md. 54/1-d),

          e)   Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler (6458 sayılı Kanun Md.54/1-e),

          f)  İkamet izinleri iptal edilenler (6458 sayılı Kanun Md.54/1-f),

          g)  İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler (6458 sayılı Kanun Md.54/1-g),

          ğ)   Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (6458 sayılı Kanun Md.54/1-ğ),

          h)   Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler (6458 sayılı Kanun Md..54/1-h),

          ı)   Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler (6458 sayılı Kanun Md..54/1-ı),

          i)  Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar (6458 sayılı Kanun Md.54/1-i),

          j)   İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar (6458 sayılı Kanun Md.54/1-j).

          k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler.

          B. Yukarıda sayılan bentlerde (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.

Deport Edilme Süreci Nasıl İşler?

  1. Deport işlemi kişi ülkeye girerken yapılabileceği gibi ülke içinde bulunduğu ve 6458 sayılı Kanun’da sayılan durumların söz konusu olması halinde de yapılabilen bir işlemdir. Sınır dışı etme, bireysel bir kararla ve sadece o bireye özgü olarak uygulanmalıdır. Toplu sınır dışı etme uygulaması genel anlamda uygulanma şekli itibariyle hak ihlaline sebep olabilir ve uluslararası normlara aykırı olduğu kabul görmektedir. AİHM kararlarında toplu sınır dışı etme, bir hak ihlali kabul edilmektedir.
  2. Hakkında sınır dışı etme kararı verilen kişiye 15 günden az olmamak üzere 30 güne kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanınır.
  3. Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar ile yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara ülkeyi terk için süre verilmez (6458 sayılı Kanun Md. 56).
  4. Sınır dışı kararında valilik, yabancıyı doğrudan sınır dışı edilecek şekilde karar verebileceği gibi, Türkiye’yi terke davet ya da idari gözetime tabi tutulduğu yönünde de karar verebilir (6458 sayılı Kanun Md.56).
  5. Terke davet edilen yabancı, verilen süre içinde ülkeyi terk etmez ise valiliklerce hakkında idari gözetim kararı alınır ve sınır dışı işlemleri geri gönderme merkezlerince yapılır. Ülkeyi terke davet edilen yabancılar çıkış yapmak üzere sınır kapılarına geldiklerinde, kendilerine tanınan terke davet süresine bakılmaksızın çıkışları sağlanır.
  6. Gönüllü olarak ülkeden ayrılmak isteyenlere gerekli yardım ve kolaylık sağlanır.
  7. Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.
  8. Hakkında idari gözetim kararı alınabilecek kişilerle ilgili valilikler tarafından idari gözetime alternatif yükümlülükler de getirilebilir ve yabancılara bu süreçte alternatif yükümlülüğün yanında ayrıca idari gözetim altına alınması gerekmez. Alternatif yükümlülükler şunlardır:

    1. Belirli zaman dilimlerinde İl Göç İdaresine giderek imza atma,
      1. Belirli adreste ikamet etme,
      1. Bildirimde bulunma,
      1. Aile temelli geri dönüş,
      1. Geri dönüş danışmanlığı,
      1. Kamu yararına ilişkin hizmetlerde gönüllü olarak görev alma,
      1. Teminat yatırma,

      1. Elektronik takip ve izleme.

9. Sınır dışı etme fiilen uygulanarak kişi ülke sınırları dışına çıkarılmış olur.

Deport Kararına İtiraz Etme Hakkı Var mıdır?

Deport kararı yargısal denetime tabidir ve hakkında sınır dışı etme kararı verilen kişi, 7 gün içerisinde İdare Mahkemesine itirazda bulunmalıdır.

Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Çünkü mahkemeye başvuru kararın icrasını engellediği için bu durumdan derhal sınır dışı etme kararını veren makamı da bilgilendirmek gereklidir.

İtiraz üzerine incelemeyi yapan İdare Mahkemesi, (15) gün içerisinde kararını vermelidir.

Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Deport Nasıl Kaldırılır?

Sınır dışı etme kararı, kararı veren merciye yapılacak itiraz ile veya kişi hakkında yeni bir karar alınmasıyla kaldırılabilir. İdari bir karar olan sınır dışı etme her zaman veren makamca sebeplerin ortadan kalktığının tespiti halinde kendiliğinden kaldırılabilir.

Kanunda düzenlenen diğer bir usul ise İdare Mahkemesi’ne itiraz üzerine verilen lehe karar ile de sınır dışı etme kararının kaldırılmasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.