Tüketici Senetlerinin İadesi Nedir?

6502 sayılı Kanun hükümleri gereğince tüketici ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişiyi ifade etmektedir. Senet ise bir şeyin ispatına yarayan belgedir. Senet düzenlenmesindeki amaç ortada var olan alacağın tespitine yarayacak bir belgenin var olmasını sağlamaktır ve bu senet konusunda taraflar anlaşmalıdır. Alacaklı, borçlunun borcu ifa etmekten kaçınması hâlinde senedi yasal işlemlere konu ederek alacağının tahsili açısından bir güvence elde eder. Senet bir kayda geçirme ve ileriye dönük alacağı temin etmeye dair bir belgedir. 

Tüketici senetleri “tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle” verilebileceği için sadece tüketici tarafından düzenlenebilir. Tüketici senetleri diğer kambiyo senetlerinden farklı ve işleme koyma bakımından tüketiciyi korumak amaçlı olarak kanunda düzenlenmiştir.

“Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.” (TKHK Md. 4/5).

Hamiline yazılı kıymetli evrak, “senedin metninden veya şeklinden, hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı anlaşılan” (TTK Md. 658/1) kıymetli evraktır.  

Senetler bono vb. şekilde kıymetli evrak vasfında olursa ödeme aracı olarak da kullanılabilmektedir. Tüketici senetleri ise nama yazılı olarak düzenlenebilir ve taksitli ödemeyi göstermek üzere düzenlenebilir. Tüketici senetleri tüketiciden ödemenin alınması halinde vadesi gelen ödemeye dair senedin tüketiciye iade edilmesi gereklidir ve bu senedin ödeme aracı olarak bir üçüncü kişiye devri mümkün değildir ve ödenmiş bir borcun yeniden tahsiline sebep olabilecek bu durum tüketicinin mağduriyetine neden olabilecektir. 

Tüketici senedinin iadesi, borcun ödenmesi halinde borca dair senedin tüketiciye verilmesini ifade etmektedir. “Kıymetli evrakın borçlusu, ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlüdür.” (TTK Md. 646/1)

Tüketici Senedi Hangi Durumlarda Geçersiz Sayılır?

Senetlerin taşıması gereken özelliklerden yoksun olması halinde ve nama yazılı olmayan senetlerin geçersiz sayılması mümkündür. Nama yazılı olan senetlerde tüketici sadece satıcıya karşı sorumlu olur ve satıcı dışında bir kişinin buna dair hak ileri sürmesi mümkün değildir. Senet borç ilişkisi ile bağlı hale gelir. Her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir.

Senetlerin 6102 sayılı TTK’da sayılan vasıfta olmaması halinde geçersiz sayılması mümkündür. Ayrıca tüketicinin korunması bakımından nama yazılı olmayan senetlerin ve imza yönüyle borçlu tüketicinin gerçek imzasını içermeyen senetlerin iptal edilmesi ve geçersiz kabul edilmesi mümkündür.

Tüketici Senetlerinde Nama Yazılı Olma Şartı Neden Önemlidir?

Kıymetli evrakın nama yazılı olması tüketici senedi olarak verilebilmesi için yeterli değildir, kıymetli evrakın içerdiği hakkın da alacak hakkı olması ve para borcu içermesi gerekir. Bono, poliçe ve çekten oluşan kambiyo senetlerinin hepsi nama yazılı olarak düzenlenebilir, dolayısıyla tüketici senedi olarak verilebilir. Nama yazılı senedin tedavül yeteneği daha sınırlıdır. 

Ancak senette sadece belirli bir meblağın kayıtsız şartsız ödeneceği düzenlenir ve  borcun sebebine yer verilmez, bu durum hukuken “senet illetten mücerrettir” şeklinde ifade edilmiştir. Bu sebeple tüketicilerin düzenlenen senetlere imza atarken ve borç altına girerken senedin nama yazılı olmasına özellikle özen göstermeleri gerekmektedir. 

Senet, nama yazılı olursa bu durumda temel ilişkiyle ilgili olsun veya olmasın tüm nispi def’iler de ileri sürülebilir, bunun sonucunda tüketici örneğin malın ayıplı olması durumunda satıcıya karşı ileri sürebileceği def’ileri, hamile karşı da ileri sürebilecektir ya da dönme hakkını kullanmışsa ödeme yapmaktan kaçınabilecek veya indirim hakkını kullanmışsa senette yazan miktardan azını ödeyerek borcundan kurtulabilecektir. 

Aynı şekilde temel  borç ilişkisi başka bir surette ortadan kalkmışsa bu da ileri sürebilecektir. Yine eğer mal teslim edilmemişse tüketici ödemezlik def’ini de hamile karşı ileri sürebilecektir. Bunlar zaten kanunun tüketiciye verdiği haklardır. 

“Tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da satıcı veya sağlayıcı, faiz veya komisyon aldığı durumlarda ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür.” (TKHK 20)  ve buna göre tüketicinin erken ödeme hakkı vardır ve indirim hakkı söz konusudur. 

Dolayısıyla bu senetlerin nama yazılı olması tüketiciye koruma sağlar ve ileri sürülebilecek def’iler bakımından tüketiciye belirli hakları kullanma imkanı verir.

Senedin Üçüncü Kişiye Devri Mümkün Müdür?

Tüketici senetleri tüketici ile satıcı arasında kurulan bir ilişkiyi gösterir ve satıma dair bir belgedir. Bu amaçla nama yazılı düzenlenmesi kanunda benimsenmiştir. Dolayısıyla ciro edilmesi ve üçüncü kişilere devri aslında mümkün değildir. Ancak ciro edilirse ve devredilirse tüketici borcun ödendiğini nisbi bir def’i olarak senedi elde eden üçüncü kişilere karşı da her zaman ileri sürebilecektir. Bu durum tüketici senetlerinin nama yazılı olmasının doğal bir sonucudur. 

Geçersiz Tüketici Senedi Nasıl İptal Edilir?

6502 sayılı TKHK’da “Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. (Md. 4/5)” hükmü yer almaktadır.

Bu konuda Senet İptal Davası (https://or.av.tr/senet-iptal-davasi/) başlıklı makalemize bakabilirsiniz. Senetin geçerli olmadığına dair iddiaların çeşitli olabileceği görülmektedir:

*Senedin hile ve yanıltıcı bilgilere dayalı olarak gerçek bir borç ilişkisinin yansıtmaktan uzak bir şekilde düzenlenmiş olması öncelikle bir iptal sebebidir.

*Senedin kişinin iradesine aykırı surette zorlama veya tehdit ile ya da gerçek iradesini yansıtmayacak şekilde düzenlenmiş olması da bir iptal sebebidir.

*Senedin düzenlediği borca veya borçluya ilişkin yanlış bilgiler içermesi de bir iptal sebebidir.

*Ayrıca belirli yasal koşullara aykırı ve kanun hükümlerine uygun olmayan surette ve borç ilişkisi var olmadan düzenlenen senetlerin de iptali için ispatı halinde yeterli koşulun var olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Açıklanan çerçevede senedin iptalini talep edenin iptal davası açması ve sıralanan gerekçeleri ileri sürerek senedin geçersizliğinden bahisle iptali isteminde bulunması gereklidir.

Ayrıca tüketici ilişkisi kaynaklı ve 6502 sayılı Kanun kapsamındaki bir ilişki sebebiyle düzenlenen ancak nama yazılı olmayan veya taksit ilişkisi ya da ödeme miktarı ve taksitli ödemeye dair anlaşılan şekle aykırı tanzim edilen ve tüketicinin iradesine aykırı olduğu ispatlanan senetlerin iptal edilmesi mümkündür. Bunlar için de Tüketici Mahkemesinde iptal davası açmak gerekmektedir. 

Tüketici Senedinin İadesi İçin Dava Açmak Gerekir Mi?

Borcun ödenmesine rağmen senedin iadesi yapılmamışsa ve satıcı bunu yapmaktan kaçınmışsa tüketici, dava açmak suretiyle bunu sağlayabilir. Bu davaya senedin iadesi davası denilmektedir ve borcun ödendiğinin ispatı ve bunun karşılığı olarak senedin verilmediği gerekçesiyle mahkemeden iadeye dair karar alınması talep edilir ve tüketici bakımından davanın borç ilişkisinin gerçekleştiği yerdeki Tüketici Mahkemesinde açılması gereklidir. 

Açılacak davanın bir menfi tespit davası olması gerektiği ifade edilmekle birlikte davanın ticaret mahkemelerinde açılması gerektiğini savunan ve söz konusu senedin kambiyo senedi olmasını buna gerekçe gösteren görüşler de vardır.

Borcun ödenmesi sebebiyle senedin iptali davasını açmak da mümkündür. İşin niteliği ve duruma göre hangi davanın açılabileceği değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler