Youtube Gelirlerinin Vergilendirilmesi

Son günlerde sıklıkla Youtube üzerinden elde edilen gelirlerle ilgili olarak vergi incelemeleri yapıldığını ve vatandaşlar adına gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatları salındığını duymaktayız.

Peki, salınan bu vergi ve cezalar hukuki midir? Yasal dayanağı nedir? Böyle bir vergi ve cezayla karşılaşıldığında neler yapılmalıdır? Yazımızda bu hususlar üzerinde durmaya çalışacağız.

Youtube Sistemi Üzerinden Elde Edilen Gelirler Gelir Vergisine Konu Olur Mu?

Youtube sisteminden elde edilen gelirin vergiye tabi olabilmesi için arızi değil, sürekli olması gerekir. Kural olarak arızi şekilde elde edilen kazançlar vergiye tabi değildir. Bir kazancın arızi olup olmadığı ise, kazancın elde edilmesi sayısı ile ilgilidir. Sıklıkla, birden fazla şekilde, sürekli olarak bir kazanç elde edilme durumu varsa bu arızi olmaktan çıkar ve vergiye tabi olur.

Şayet sürekli ise bu kazancın hangi gelir unsuruna (ticari, sınai, serbest meslek faaliyeti vb.) girdiğine baktığımızda özelgelerde genellikle ticari kazanca sokulduğunu görmekteyiz.

Pekala Ticari Kazanç Nedir?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiştir.

Ticari faaliyet, bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin “ticari faaliyet” olma niteliğine etki etmemektedir.

Ancak bir faaliyetin “ticari faaliyet” sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Yukarıda yer verilen tanım bağlamında somut olaya bakıldığında, emek-sermaye organizasyonuna dayanan, kazanç elde etme gayesi bulunan ve süreklilik arz edecek şekilde Youtube üzerinden gelir elde edildiği dikkat alındığında bu faaliyetin bir ticari faaliyet olduğu söylenebilir.

Bu nedenle, Youtube sistemi üzerinden süreklilik arz edecek şekilde gelir elde eden vatandaşların elde ettiği gelir miktarına göre bankaya yatan tutarlar üzerinden stopaj yoluyla veya beyanname vererek vergi ödemeleri gereklidir.

Youtube Sistemi Üzerinden Elde Ettiği Geliri Kayıt ve Beyan Dışı Bırakan Vatandaşlar Ne ile Karşılaşabilir?

Elde edilen gelirine göre beyan yükümlülüğüne uymayan veya stopaj yoluyla vergilendirilmeyen vatandaşlar adına vergi müfettişlerinin hazırlayacağı raporlar veya takdir komisyonu kararları üzerine cezalı vergi tarhiyatları yapılabilir. Ancak, bu cezalı tarhiyatlar yapılırken gerçek gelirin vergilendirilmesinin amaçlanması gerekir. Bunun için de elde edilen gelirler yanında, bu gelirlerin elde edilmesi için katlanılan maliyet ve giderlerin araştırılarak doğru bir şekilde hesaplanması gerekir.

Ancak, uygulamada gerçek giderin araştırılması yerine varsayıma dayalı olarak gelirin belli bir oranının (genellikle %50’ si) gider olarak dikkate alındığını görmekteyiz. Bu durum gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesine aykırıdır.

Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşların bu durumu Vergi Mahkemesi önüne taşıyarak sonuç almaları mümkündür.

Youtube Sistemi Üzerinden Elde Edilen Kazançlar Katma Değer Vergisine Konu Olabilir Mi?

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesine göre Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinin konusuna girmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ortada ticari faaliyet kapsamında bir hizmet teslimi bulunduğu açıktır. Peki, bu hizmet tesliminden nerede yararlanılmaktadır? Daha doğru ifade ile Türkiye’de mi yararlanılmaktadır? Bu sorunun cevabı verilen hizmetin katma değer vergisine tabi olup olmayacağını belirlemektedir.

Şayet verilen hizmetten Türkiye’de yararlanılıyorsa, yani verilen reklamlar Türkiye’ye özgü reklamlarsa, içerik Türkçe ise bu hizmet teslimi katma değer vergisine tabi olacak, değilse tabi olmayacaktır.

Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin vergiden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, yurt dışındaki müşteriler için verilen hizmetler, bu manada yurt dışındaki kişiler için verilen reklam hizmetleri de katma değer vergisinden istisna tutulacaktır.

Youtube Sistemi Üzerinden Gelir Elde Eden Kişilerin Varlık Barışından Yararlanmaları Adlarına Vergi Tarhiyatı Yapılmasını Engeller Mi?

Bu konuda akla gelen sorulardan biri de Youtube sistemi üzerinden gelir elde eden kişilerin varlık barışından yararlanmalarının adlarına vergi tarhiyatı yapılmasını engelleyip engellemeyeceğidir.

7186 sayılı Gelir Vergisi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 90. madde ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilebileceği, beyan edilen söz konusu varlıkların 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebileceği, vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 1 oranında vergi tarh edileceği ve bu verginin de tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Yine aynı maddenin devamında da madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatının yapılmayacağı belirtilmiştir.

 Yukarıda yer verilen yasal düzenlemede Türkiye’de bulunan, ancak yasal defter ve belgelerde kayıtlı olmayan varlıkların, Kanun’da belirtilen tarihe kadar defterlere kaydedilip beyan edilerek %1 oranında verginin ödenmesi şartıyla bu varlıklar nedeniyle hiçbir şekilde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağı belirtilmiştir.

Bu açık düzenleme karşısında somut olay değerlendirildiğinde, Youtube sistemi üzerinden yurt dışı kaynaklı olarak elde edilen kayıt dışı gelirlerin (paranın), yasal defterlere kaydedilip beyan edilip vergisi ödendikten sonra, bildirilen bu parayla ilgili olarak hiçbir şekilde vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacağı görüşündeyiz.

Görüşümüz doğrultusunda konuyla ilgili olarak mükellefler lehine verilmiş vergi yargısı kararları da mevcuttur.

Sonuç Olarak;

Youtube sistemi üzerinden süreklilik arz edecek şekilde gelir elde edilmesi durumu söz konusu ise, bu gelirle ilgili gelirin miktarına göre vergi mükellefiyeti tesis ettirilmesi veya belli bir banka üzerinden stopaj yapılması, böylelikle bu gelirin kayıt ve beyanlara yansıtılması gereklidir.

Yine aynı şekilde verilen hizmetten Türkiye’de yararlanılma durumu söz konusu ise katma değer vergisi mükellefiyeti de tesis ettirilmesi gereklidir. Şayet verilen hizmet yurt dışındaki müşterilere yönelik ise katma değer vergisinden istisna olacağı için katma değer vergisi mükellefiyeti tesisine gerek yoktur. Buna rağmen, mükellefiyet tesis ettirilip cezalı tarhiyatlarla muhatap olunursa olayın Vergi Mahkemesi’ne taşınarak olumlu sonuç alınması mümkündür.

Diğer taraftan, anılan sistem üzerinden elde edilen gelir kayıt ve beyan dışı bırakılmış ve bu nedenle cezalı tarhiyatlarla karşılaşılmışsa da, bu tek başına yapılan cezalı tarhiyatların doğru olduğunu göstermez.

Bu durumda cezalı tarhiyata ilişkin vergi inceleme raporunu tetkik edilip gelir ve giderlerin nasıl hesaplandığına bakılmalı ve doğru argümanlarla konu Vergi Mahkemesi önüne taşınmalıdır.

Daha önce de defaatle belirttiğimiz üzere, vergi yargısı özel bir yargı alanıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu yanında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda da usule ilişkin özel düzenlemeler mevcuttur. Vergi tekniği bilgisi yanında vergi hukuku bilgisi de gerektirir. Bu nedenle vergi yargısına taşınacak davaların alanınca uzman vergi hukukçuları tarafından yürütülmesi olumlu sonuç alabilmek açısından elzemdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.