Yıkım ve İmar Para Cezası

Yıkım

Yıkım, yapı ruhsatı olmayan ya da yapı ruhsatının eki mimari projeye aykırı olarak yapılan yapıların yıkılması olarak tanımlanabilir. Yapı ruhsatı bulunmadan ya da yapı ruhsatı ve eki mimari projeye aykırı olarak inşa edilen yapının verilen süre içerisinde uygun hale getirilmemesi durumunda 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ya da yapıdaki aykırılıkların giderilmesine karar verilir. Belediye encümeni ya da il encümeni yıkım kararlarını almaya yetkili merciilerdir. Yıkım kararlarının tebliği üzerine 60 gün içerisinde idare mahkemesine dava açılabilir.

Yıkım işlemlerinde iki farklı durum söz konusudur. İlk durum yapının ruhsatsız olarak inşa edilmesidir. Ruhsatsız olarak inşa edilen bir yapının şikâyet üzerine ya da resen tespiti halinde ruhsat alınması aksi halde yapının yıkılacağı ilgiliye bildirilir. Bu durumda yapılması gereken ruhsat düzenlenmesi için başvuruda bulunulmasıdır. Ancak burada mevcut hukuka aykırı yapının ruhsat düzenlenmesi yoluyla hukuka uygun hale getirilmeye çalışılması durumu ortaya çıkmaktadır. Bu ise her zaman mümkün olmamaktadır. Asıl olan ruhsat alınması, mimari proje hazırlanması ve yapı denetimi ile uygun olarak yapının inşa edilmesidir. Ayrıca imar planlarında ruhsat düzenlenmesi için uygun kullanım şartlarının bulunması da zorunluluktur.

Diğer durum ise ruhsata aykırılık halidir. İlgili tarafından verilen süre içerisinde ruhsata aykırı kısımların yıkılması gerekir. Ayrıca mimari proje değişikliği ve tadilat ruhsatı düzenlenmesi talebiyle yapılacak başvuru ile de uyuşmazlık çözümlenebilir. Bu başvurulardan netice alınamaması durumunda haklı olduğunun düşünülmesi halinde tesis edilen işlemler 60 gün içerisinde idare mahkemesinde ayrıca dava konusu edilebilir. 

Yapı Tatil (Tespit ) Tutanağı

Yapı ruhsatı bulunmayan ya da yapı ruhsatı ve eki mimari projeye aykırı olarak inşa edilen yapının, aykırı olarak inşa edilen kısımlarının belirlenmesi yolunda yapılan tespite dair tutanaktır. 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlenerek yapıya asılır. İnşai faaliyet durdurulur. Taşınmaz malikleri ya da müteahhit tarafından 30 gün içerisinde aykırılığın giderilerek, ruhsat alınması ya da yapının ruhsata ya da ruhsat eki mimari projeye uygun hale getirilmesi gerektiği bildirilir.

Anılan süre sonunda ruhsat alınmaz ya da ruhsata uygun hale getirilmez ise söz konusu yapının yıkımına ya da aykırılıkların giderilmesine karar verilir. Bu tutanak kesin işlem olarak kabul edilmektedir. Tutanağın iptali istemiyle 60 gün içerisinde idare mahkemesine dava açılabilir.

İmar Para Cezası

Yapı ruhsatı bulunmadan ya da yapı ruhsatı ve eki mimari projeye aykırı olarak inşa edilen yapıyı yapan kişilere 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca para cezası verilir. Para cezası miktarı kanunda belirtilen kriterlere göre değişiklik göstermektedir. Yapının inşa edilmesinde rol almayan kişiler sonradan malik olduklarında cezaların şahsiliği ilkesi gereği para cezasına muhatap olmazlar. Yapının daha sonra ruhsata bağlanması ya da ruhsata uygun hale getirilmesi halleri para cezası verilmesine engel teşkil etmez. Para cezası vermeye belediye ve il encümenleri yetkilidir. Kararların tebliği üzerine 60 gün içerisinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.