Taksirle yaralama suçu, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak başkasının vücuduna acı verilmesi veya sağlığının bozulmasına neden olunmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir ve temel hâlinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Uygulamada en sık trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi uygulama hatalarında gündeme gelir. Kural olarak şikâyete bağlıdır.
İçindekiler
- Taksirle Yaralama Suçu Nedir?
- Taksir Nedir? Bilinçli Taksir Ayrımı
- Kasten Yaralamadan Farkı
- TCK Madde 89 Metni
- Taksirle Yaralama Cezası Tablosu (2026)
- Basit Taksirle Yaralama (TCK 89/1)
- Cezayı Yarı Oranında Artıran Haller (TCK 89/2)
- Cezayı Bir Kat Artıran Haller (TCK 89/3)
- Birden Fazla Kişinin Yaralanması (TCK 89/4)
- Şikâyet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
- Kusur Oranı ve Bilirkişi İncelemesi
- Trafik Kazalarında Taksirle Yaralama
- İş Kazalarında Taksirle Yaralama
- Tıbbi Uygulama Hatalarında Taksirle Yaralama
- HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular
Taksirle Yaralama Suçu Nedir?
Taksirle yaralama, failin neticeyi istemediği hâlde, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu başkasının bedensel bütünlüğüne zarar vermesidir. Kasten yaralamadan ayıran temel nokta budur: fail zarar vermeyi istememiş, ancak gerekli özeni göstermediği için zarar meydana gelmiştir.
Suçun oluşması için TCK 86’daki gibi üç alternatif netice aranır: mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin bozulması. Fark, bu neticenin kastla değil taksirle meydana gelmiş olmasıdır.
Uygulamada bu suç en çok üç alanda karşımıza çıkar: trafik kazaları (açık ara en yaygın), iş kazaları ve tıbbi uygulama hataları. Bunların yanında av kazaları, inşaat kazaları, hayvan sahibinin gözetim yükümlülüğünü ihlali ve spor müsabakalarındaki kural dışı hareketler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Taksir Nedir? Bilinçli Taksir Ayrımı
Taksir, TCK 22’de düzenlenmiştir ve iki türü vardır. Bu ayrım hem cezanın miktarını hem de şikâyet şartını doğrudan etkilediği için belirleyicidir.
Basit (Bilinçsiz) Taksir — TCK 22/2
Failin, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neticeyi öngörmemesi hâlidir. Fail, hareketinin sonucunu hiç düşünmemiştir. Kırmızı ışıkta geçtiğini fark etmeyen sürücü, iş güvenliği önlemini almayı unutan işveren bu kapsamdadır.
Bilinçli Taksir — TCK 22/3
Failin neticeyi öngördüğü hâlde istememesi, “olmaz, ben hallederim” düşüncesiyle hareketine devam etmesidir. Aşırı hızla giden sürücünün kaza olabileceğini düşünmesine rağmen hızını sürdürmesi tipik örnektir.
Bilinçli taksirin iki önemli sonucu vardır:
- Ceza artar: TCK 22/3 uyarınca bilinçli taksir hâlinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
- Şikâyet şartı kalkar: TCK 89/5 uyarınca, birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.
Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki sınır uygulamada tartışmalıdır. Olası kastta fail neticeyi öngörür ve “olursa olsun” diyerek kabullenir; bilinçli taksirde ise öngörür ancak gerçekleşmeyeceğine güvenir. Bu ayrım, fiilin taksirle yaralama mı yoksa kasten yaralama mı sayılacağını belirlediğinden sonuç bakımından çok büyük fark yaratır.
Kasten Yaralamadan Farkı
| Ölçüt | Kasten Yaralama (TCK 86) | Taksirle Yaralama (TCK 89) |
|---|---|---|
| Manevi unsur | Kast — netice istenir | Taksir — netice istenmez |
| Temel ceza | 1 – 3 yıl hapis | 3 ay – 1 yıl hapis veya adli para cezası |
| Şikâyet | Kural olarak aranmaz | Kural olarak aranır |
| Nitelikli hâl artırımı | Yarı / bir kat | Yarı / bir kat |
| Uzlaştırma | TCK 86/1 ve 86/2’de tabi | Tabi |
| Tipik alan | Kavga, darp | Trafik, iş kazası, malpraktis |
Kasten yaralama suçunun ayrıntıları için Kasten Yaralama Suçu, Cezası ve Nitelikli Halleri başlıklı kapsamlı yazımızı inceleyebilirsiniz.
TCK Madde 89 Metni
(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.
Taksirle Yaralama Cezası Tablosu (2026)
| Suçun Hâli | Madde | Ceza | Şikâyet | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|---|
| Basit taksirle yaralama | TCK 89/1 | 3 ay – 1 yıl hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlı | Tabidir |
| Nitelikli hâller — birinci derece | TCK 89/2 | Temel ceza yarısı oranında artırılır | Şikâyete bağlı* | Tabidir |
| Nitelikli hâller — ikinci derece | TCK 89/3 | Temel ceza bir kat artırılır | Şikâyete bağlı* | Tabidir |
| Birden fazla kişinin yaralanması | TCK 89/4 | 6 ay – 3 yıl hapis | Şikâyete bağlı* | Tabidir |
| Bilinçli taksirle işlenmesi | TCK 22/3 | Ceza 1/3 – 1/2 oranında artırılır | Aranmaz* | Tabidir |
* TCK 89/5 uyarınca, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Basit taksirle işlenen tüm hâllerde şikâyet şartı geçerlidir.
Basit Taksirle Yaralama (TCK 89/1)
Temel hâlde ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kanun seçimlik yaptırım öngördüğünden mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir; uygulamada özellikle hafif yaralanmalı trafik kazalarında bu yola sık başvurulur.
Cezanın alt veya üst sınıra yakın belirlenmesinde failin kusurunun ağırlığı belirleyicidir. Kusur oranı bilirkişi raporuyla tespit edilir ve TCK 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde esas alınır.
Cezayı Yarı Oranında Artıran Haller (TCK 89/2)
Aşağıdaki neticelerden biri meydana gelmişse temel ceza yarısı oranında artırılır:
- Duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması
- Vücutta kemik kırılması
- Konuşmada sürekli zorluk
- Yüzde sabit iz
- Yaşamı tehlikeye sokan bir durum
- Gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğması
Dikkat edilmesi gereken önemli bir fark: kasten yaralamada kemik kırığı ayrı bir fıkrada (TCK 87/3) ve “hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar” biçiminde düzenlenmişken, taksirle yaralamada kemik kırılması doğrudan TCK 89/2-b’de sayılmıştır ve artırım oranı sabit olarak yarıdır. Burada kırığın derecesine göre kademelendirme yapılmaz.
Cezayı Bir Kat Artıran Haller (TCK 89/3)
Daha ağır neticelerde temel ceza bir kat artırılır:
- İyileşme olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayata girme
- Duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi
- Konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolması
- Yüzün sürekli değişikliği
- Gebe kadının çocuğunun düşmesi
İşlevin “sürekli zayıflaması” ile “yitirilmesi” arasındaki ayrım, artırım oranını iki katına çıkardığından adli raporun bu noktayı net biçimde ortaya koyması gerekir. Rapor bu ayrımı yapmıyorsa Adli Tıp Kurumu’ndan ek rapor alınması zorunludur.
Birden Fazla Kişinin Yaralanması (TCK 89/4)
Tek bir taksirli fiil birden fazla kişinin yaralanmasına yol açmışsa, her mağdur için ayrı ceza verilmez; TCK 89/4 uyarınca tek bir ceza olarak 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu, taksirli suçlarda kabul edilen özel bir içtima kuralıdır.
Çok araçlı trafik kazalarında ve toplu iş kazalarında bu hüküm uygulanır. Ancak fiil hem ölüm hem yaralanmaya yol açmışsa, taksirle öldürme suçuna ilişkin TCK 85/2 devreye girer ve ceza aralığı değişir. Bu durumda taksirle öldürme suçu hükümleri esas alınır.
Şikâyet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma
Taksirle yaralama suçunun en ayırt edici özelliği kural olarak şikâyete bağlı olmasıdır. Bu, mağdura süreç üzerinde önemli bir kontrol sağlar.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Şikâyet şartı | Vardır (TCK 89/5). Bilinçli taksirde, 1. fıkra hariç, aranmaz. |
| Şikâyet süresi | Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay (TCK 73) |
| Şikâyetten vazgeçme | Davayı düşürür (şikâyete bağlı hâllerde) |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl (TCK 66/1-e) |
| Olağanüstü zamanaşımı | 12 yıl — kesilme hâlinde yarı oranında uzar |
| Uzlaştırma | Tabidir (CMK 253) |
Uzlaştırma, bu suç tipinde büyük önem taşır. Tarafların anlaşması hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir, kovuşturma aşamasında dava düşer ve sanık hakkında adli sicil kaydı oluşmaz. Uzlaştırma süreci için CMK Madde 253 Uzlaşma Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
Mağdur açısından kritik nokta şudur: uzlaşma kabul edilirken tazminat konusunun da birlikte çözülmesi gerekir. Uzlaşma metninde tazminat hakkından feragat edildiği yazılmışsa, sonradan ayrıca tazminat davası açılması güçleşir. Bu nedenle uzlaşma metninin içeriği dikkatle incelenmelidir.
Kusur Oranı ve Bilirkişi İncelemesi
Taksirli suçlarda dosyanın kaderini belirleyen en önemli unsur kusur tespitidir. Failin kusurlu olup olmadığı, kusurluysa oranı, bilirkişi incelemesiyle ortaya konur.
Kusur dereceleri uygulamada şöyle adlandırılır:
- Asli (tam) kusur: Olayın meydana gelmesinde birinci derecede etkili kusur.
- Tali (ikincil) kusur: Olaya katkısı bulunan ancak ikincil nitelikte kusur.
- Müterafik kusur: Mağdurun da kusurunun bulunması. Bu hâlde failin cezası ve tazminat sorumluluğu azalır.
- Kusursuzluk: Kaçınılmazlık hâli. Failin öngöremeyeceği ve önleyemeyeceği bir durum söz konusuysa ceza verilmez.
Trafik kazalarında kusur tespiti için genellikle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden veya trafik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınır. Raporlar arasında çelişki bulunması hâlinde çelişkinin giderilmesi zorunludur; aksi hâl bozma nedenidir.
Savunma açısından kusur raporuna itiraz süresi ve yöntemi belirleyicidir. Rapora süresinde ve gerekçeli biçimde itiraz edilmemesi, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Trafik Kazalarında Taksirle Yaralama
Taksirle yaralama suçunun açık ara en yaygın görünümü trafik kazalarıdır. Sürücünün trafik kurallarına aykırı davranışı sonucu başka bir kişinin yaralanması hâlinde TCK 89 uygulanır.
Bu alanda sık karşılaşılan durumlar:
- Hız sınırının aşılması
- Kırmızı ışık ihlali
- Alkollü araç kullanımı — genellikle bilinçli taksir kabul edilir, dolayısıyla şikâyet aranmaz ve ceza artırılır
- Emniyet şeridi ihlali, hatalı sollama
- Yaya geçidinde yayaya çarpma
- Ehliyetsiz araç kullanımı
Alkollü araç kullanımının bilinçli taksir sayılması, sanık açısından ciddi sonuçlar doğurur: mağdur şikâyetçi olmasa dahi kamu davası açılır ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Ayrıca fiil, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte değerlendirilebilir.
Trafik kazası sonrası mağdurun tazminat hakları ceza davasından bağımsızdır. Ayrıntılar için Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Davası yazımızı inceleyebilirsiniz.
İş Kazalarında Taksirle Yaralama
İşçinin iş kazası sonucu yaralanması hâlinde, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal eden işveren, işveren vekili veya iş güvenliği uzmanı hakkında taksirle yaralama suçundan soruşturma yürütülür.
Sorumluluğun belirlenmesinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki yükümlülükler esas alınır: risk değerlendirmesi yapılması, kişisel koruyucu donanım sağlanması, işçinin eğitilmesi, periyodik kontrollerin yaptırılması. Bu yükümlülüklerin ihlali kusur olarak değerlendirilir.
İş kazalarında sorumluluk çoğu zaman birden fazla kişiye dağılır. Bilirkişi raporunda işveren, alt işveren, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve bizzat işçinin kusur oranları ayrı ayrı belirlenir. İşçinin kendi kusuru varsa bu, failin cezasını ve tazminat sorumluluğunu azaltır.
Tıbbi Uygulama Hatalarında Taksirle Yaralama
Hekimin veya sağlık personelinin tıbbi standartlara aykırı davranışı sonucu hastanın zarar görmesi hâlinde taksirle yaralama suçu gündeme gelir. Burada belirleyici olan, komplikasyon ile malpraktis ayrımıdır.
- Komplikasyon: Tıp biliminin kabul ettiği, her türlü özen gösterilse de ortaya çıkabilecek istenmeyen sonuç. Ceza sorumluluğu doğurmaz.
- Malpraktis (tıbbi uygulama hatası): Tıbbi standartlara ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış. Taksirli sorumluluk doğurur.
Bu ayrım Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinden alınan uzman raporlarıyla yapılır. Ayrıca aydınlatılmış onamın usulüne uygun alınıp alınmadığı da değerlendirilir; onam eksikliği başlı başına sorumluluk nedeni olabilir.
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Taksirle yaralama suçunda öngörülen ceza miktarları düşük olduğundan, seçenek yaptırımlar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamada çok sık gündeme gelir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
HAGB, iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında uygulanabilir. Taksirle yaralamada temel ceza 3 ay – 1 yıl arasında olduğundan, nitelikli hâller devreye girse dahi sonuç ceza çoğu zaman bu sınırın altında kalır ve HAGB mümkün olur.
Bu kurum önemli bir değişim geçirmiştir. Anayasa Mahkemesi 01.06.2023 tarihli kararıyla CMK 231’deki düzenlemeyi iptal etmiş, iptalin yürürlüğü 01.08.2024’e bırakılmıştı. Bu tarih gelmeden 7499 sayılı Kanun ile kurum yeniden düzenlenmiş ve yeni rejim 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Getirilen başlıca değişiklikler:
- Sanığın kabulü şartı kaldırılmıştır — mahkeme koşullar varsa re’sen hükmedebilir.
- Kanun yolu itirazdan istinafa dönmüştür — karar bölge adliye mahkemesinde esastan incelenir.
- İki yıllık üst sınır değişmemiştir.
01.06.2024 öncesi verilen kararlarda eski rejim, sonrasında ise yeni rejim uygulanır. HAGB hâlinde beş yıllık denetim süresi işler; bu süre içinde kasten yeni suç işlenmezse hüküm ortadan kalkar ve dava düşer. Karar adli sicil kaydında görünmez — ayrıntılar için Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Silinir? yazımıza bakabilirsiniz.
Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar
TCK 51 uyarınca iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir. Ayrıca TCK 50 uyarınca bir yıl veya daha az süreli hapis cezası adli para cezasına veya kamuya yararlı işte çalıştırma gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Taksirle yaralamada kanun zaten seçimlik olarak adli para cezası öngördüğünden mahkeme doğrudan bu yola da gidebilir.
İnfaz aşamasındaki olanaklar için Denetimli Serbestlik Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Taksirle yaralama suçunda görevli mahkeme, tüm fıkralar bakımından Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise CMK 12 uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir; trafik kazalarında kazanın meydana geldiği yer esas alınır.
Mağdur davaya katılan sıfatıyla dahil olabilir ve bu yolla kanun yollarına başvurma hakkı kazanır. Mağdurun usul hakları için Mağdur ile Şikayetçinin Hakları — CMK 234 yazımıza bakabilirsiniz.
Maddi ve Manevi Tazminat
Ceza davası failin cezalandırılmasına, tazminat davası ise mağdurun zararının giderilmesine yöneliktir. İkisi birbirinden bağımsızdır; ceza davasında uzlaşma sağlanmış olması tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz (uzlaşma metninde aksi kararlaştırılmamışsa).
Maddi tazminat kalemleri: tedavi giderleri, ulaşım ve refakatçi masrafları, geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik hâlinde bakiye ömür boyu kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması.
Manevi tazminat, çekilen acı ve elemin kısmen giderilmesini amaçlar. Belirlenmesinde kusur oranları, yaralanmanın ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınır.
Trafik kazalarında ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) devreye girer. Mağdur, tedavi giderleri ve sakatlık tazminatı için doğrudan sigorta şirketine başvurabilir. Sigorta limitini aşan kısım için sürücü, araç işleteni ve varsa işveren müteselsilen sorumludur.
Ayrıntılı bilgi için Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Davası ve Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Taksirle Yaralama Suçunda Yargıtay Kararları
Aşağıda taksirle yaralama suçuna ilişkin Yargıtay uygulamasından seçilmiş kararlar yer almaktadır. Kararlar; zamanaşımı, kusur tespiti, bilinçli taksir değerlendirmesi, şikâyet ve uzlaştırma gibi başlıklar altında incelenmiştir.
Taksirle yaralama da olağanüstü zamanaşımı süresi 12 yıldır
Oluşa uygun kabule göre, sanığın işlediği taksirle yaralama suçunun 5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği göz önüne alınmalıdır. (Y9.CD 26.10.2022 T, 2022/8424 E., 2022/9517 K.)
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının birlikte olduğu durum
Sanığın idaresindeki araç ile olaydan 2,09 promil alkollü olarak, yolun sağ tarafında durmakta olan müştekinin içinde bulunduğu araca çarptığı ve bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda; mağdurun yargılama sırasında sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiği, sanığın vazgeçmeyi kabul ettiği, iddianame içeriğinden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun da yargılamaya konu edildiği, sanığın olay anındaki alkol durumu itibariyle atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi karşısında; taksirle yaralama suçundan dolayı açılan davanın şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı ise mahkumiyet hükmü kurulması gerekir iken, yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi bozma nedenidir. ( Y12. HD 21.11.2017 T, 2016/9983 E. , 2017/9090 K.)
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının birlikte işlenmesi halinde şikayet yoksa sadece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulur
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi karşısında; yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi bozma nedenidir. (Y12 .CD 07/09/2020 T, 2020/150 E., 2020/4278 K.)
Bilinçli taksirle yaralama suçunda uzlaşma prosedürü uygulanmalıdır
95 promil alkollü olan sanığın gece vakti, yerleşim yerinde, aydınlatma bulunmayan iki yönlü yolda idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, U dönüşü yapmakta olan temyiz dışı sanık idaresindeki araçla çarpışması sonucu aracında yolcu olarak bulunan mağdur …’in nitelikli şekilde yaralanmasına tali kusuru ile sebebiyet verdiği olayda, nitelikli şekilde yaralanan mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığı ve sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve bilinçli taksirle yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, mağdurun sanıktan şikayetçi olmaması nedeniyle sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçu nedeniyle düşme kararı verilmesi karşısında; 95 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan cezalandırma imkanının bulunmadığı, bilinçli taksir halinde TCK’nın 89/1. maddesi kapsamındaki yaralanma şikayete tabi olmasına rağmen 89/2. maddesi kapsamındaki yaralanmanın aynı Kanunun 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanun’da öngörülen cezaların ağırlığı değil, zarar-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olması halinde sadece bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bu durumda mahkemece bilinçli taksirle yaralama suçu nedeniyle uzlaşma prosedürü uygulanarak sanık ile mağdurun uzlaşması mümkün olması halinde bilinçli taksirle yaralama suçu yönünden sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması, uzlaşmanın mümkün olmaması halinde ise bilinçli taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi bozma nedenidir. (Y12. CD 17.04.2018 T, 2017/8065 E., 2018/4495 K.)
Sanığın ehliyeti bulunmasa da araç kullanmayı bilmediği iddiası bulunmadığından bilinçli taksir hükümleri uygulanamaz
Sürücü belgesiz sanığın idaresindeki araç ile yanında müştekiler olduğu halde seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla atması neticesinde müştekilerin yaralandığı, araç kullanmayı bilmediği iddia edilmeyen olayda, bilinçli taksirin şartları oluşmadığı halde, sanığın sürücü belgesinin olmaması gerekçe gösterilerek bilinçli taksirin şartlarının oluştuğundan bahisle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması bozma nedenidir. ( Y12. CD 08/06/2015 T, 2014/19356 E., 2015/9999 K.)
Bilinçli taksirle yaralama suçu uzlaşmaya tabi olduğundan hükümden önce uzlaşma işlemleri tamamlanmalıdır
Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda sanığın eyleminin bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kabule göre, sanığın eylemine uyan TCK.nin 89/1,3-b ve 22/3. maddelerinde düzenlenen bilinçli taksirle yaralama suçunun uzlaşma hükümlerine tabi olduğu ancak uzlaşma işlemlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, uzlaşma işlemleri uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı biçimde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması bozma nedenidir. (Y1.CD 04/02/2020 T, 2020/161 E., 2020/303 K.)
Bilinçli taksirle yaralama şikayete tabi değildir
Dosya içeriğine ve oluşa göre; sanığın idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında, hafif virajlı ve buzlu zeminli yolda aracını kaydırarak, karşı yönden gelen mağdurun şeridine girip mağdurun otomobilinin önüne kendi aracının önü ile çarptığı olay sonucu, mağdur …’in yaşımını tehlikeye sokacak şekilde, mağdur…’ın ise kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, olaydan yaklaşık 1 saat sonra sanıktan alınan kanda yapılan incelemede, sanığın 0.96 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, mağdur…’ın sanıktan şikayetçi olduğu, mağdur …’in sanıktan şikayeti bulunmasa da TCK’nın 89/5. maddesine göre, taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi halinde, yalnızca TCK’nın 89/1. maddesinde kalan taksirle yaralama suçları açısından şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurabileceği, mağdur …’in TCK’nın 89/2 maddesi kapsamındaki yaralanması nedeniyle vazgeçmenin sanığın durumunu etkilemeyeceği, olay anı ile kan alınma anı arasındaki fark göz önüne alındığında sanığın olay anında 1.00 promilin üzerinde alkollü olması sebebiyle olayda bilinçli taksir koşullarının bulunduğu, sanığın her iki mağdurun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen eyleminde, suçun bilinçli taksirle işlendiği ve şikayete tabi bulunmadığı gözetilip bilinçli taksirle iki kişinin yaralanmasına neden olması nedeniyle, TCK’nın 89/4, 22/3 maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine TCK’nın 89/1. maddesi gereğince mahkumiyetine hükmedilmesi bozma nedenidir. (Y12.CD 18/12/2015 T, 2015/1824 E., 2015/19393 K.)
Sanığın eyleminin basit taksirle yaralama veya bilinçli taksirle yaralama suçlarından hangisine uyduğu değerlendirilmelidir
Sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinden önce kendisine ve komşularına ait tavukların hayvanlar tarafında telef edilmesi nedeniyle gece vakti evinin balkonuna çıkıp çevreyi kontrol ettiği sırada kümesinden çıkan sansarı görüp vurmak üzere av tüfeği ile ateş ederek yoldan geçen müştekinin yaralanmasına sebep olduğu olayda genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, sanığın eyleminin basit taksirle yaralama veya bilinçli taksirle yaralama suçlarından hangisine uyduğu karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir. (Y8. CD16/02/2017 T, 2015/13146 E., 2017/1479 K.)
Kırmızı ışıklı trafik işaretine uymamak bilinçli taksirdir
Sanığın kırmızı ışıklı trafik işaretine uymayarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, bu nedenle sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini bozma nedenidir. (12.CD 14/11/2029 T, 2018/622 E., 2019/10867 K.)
0.51 promil alkollü olan sanığın eylemi aksine delil yoksa basit taksirli yaralama sayılır
Olay günü 0.51 promil alkollü halde kullandığı aracı ile … Caddesi üzerinde seyir halinde olan sanığın olay mahalline geldiği esnada seyrine göre sağ tarafından karşıya geçmeye çalışan yaya …’a çarpması neticesinde, katılan …’un basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak neden olduğu mahkemece kabul edilen olayda; olay anında 0.51 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın eylemini, aldığı alkolün etkisi ve bu nedenle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi sonucu işlediğine dair yasal ve kabul edilebilir bir delil bulunmaması karşısında, eylemin basit taksirle işlendiğinin kabulü ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir. (Y12. CD 06/03/2019 T, 2017/7416 E, 2019/3099 K.)
100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekir, aksi halde basit taksir hükümleri uygulanır
Olay günü saat 23:30 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile kazadan yaklaşık 7 dakika sonra yapılan ölçüme göre 0,72 promil alkollü vaziyette meskun mahalde, gece vakti, bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli üç yönlü kavşağa geldiğinde, seyrettiği yol ortalarından sağ taraftaki sokak yönüne kontrolsüzce sağa dönüş manevrası yaptığı sırada, arkasından aynı yöne sağ tarafında seyretmekte olan katılan sürücü …’un sevk ve idaresindeki motosikletin, aracının sağ ön kapı kısmına çarpması sonucu, katılan sürücü …’un hayati tehlike geçirecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkiler nitelikte kemik kırığı oluşacak biçimde, duyularından veya organlarından birinin fonksiyonunun sürekli kaybı niteliğinde yaralandığı, motosiklette yolcu olarak bulunan katılanlar … ve …’un ise, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve olay anında yaklaşık 0,72 promil olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin bilinçli taksirle işlendiği şeklindeki kabule dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.( Y12. CD 29/09/2021 T, 2019/12486 E., 2021/6342 K.)
Alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü ile taksir durumunun değerlendirilmesi gerekir
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği, Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği;
Olay tarihinde saat 16:35 sıralarında gece vakti, yerleşim yerinde bölünmüş yolda temyiz dışı katılan sanık …, idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken dönel kavşağa geldiğinde seyrine göre sağ taraftan kavşağa kontrolsüz bir şekilde giren sanığın idaresindeki otomobilin sol arka kısmına fren tedbirine rağmen çarpması sonucu katılan sanık ve aracındaki 3 yolcunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; sanığın olaydan yaklaşık 70 dakika sonra yapılan alkol muayenesine göre 0,78 promil alkollü olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 0,95 promil olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin bilinçli taksirle işlendiği şeklindeki kabule dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. ( Y12.CD 06/02/2020 T, 2019/4787 E., 2020/1218 K.)
Birden fazla sınıfa ilişkin sürücü belgesinden sadece kazaya karıştığı araca ilişkin olanı geri alınır
5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde “1 ay süre ile” geri alınmasına karar verilmesi bozma nedenidir. ( Y12.CD 04/06/2020 T, 2019/6505 E., 2020/3023 K.)
Sanıkların mağdurun anne ve babası olması TCK m 22/6 kapsamında şahsi cezasızlık nedenidir.
Taksirle yaralama suçundan sanıklar hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın hukuka aykırı olduğu nedeniyle kararın bozulması yönündeki temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanıkların imam nikahıyla birlikte yaşadıkları, köyde ikamet ettikleri ve çiftçilikle geçimlerini sağladıkları, olay günü sanıkların, bırakacak kimseleri olmadığından bahisle, müşterek çocukları olan mağdur …’ı da yanlarına alarak tarlaya balya toplamaya gittikleri, sanık …’ün römorkun üzerinde durduğu, diğer sanığın ise aşağıdan ona balyaları (dizmesi amacıyla) verdiği, sanıkların çalışırlarken çocuklarının ağlamaması amacıyla mağdur …’ı da römorkun üzerine (annesinin yanına) aldıkları ve bu şekilde çalışmaya devam ettikleri, çocuğun römorkun üzerinde olduğu zaman zarfında sanık annenin, kendi beyanı ile sabit, balya dizmeye devam ettiği ve çocuğu bakım ve gözetiminden yoksun bıraktığı, sanık İshak’ın durumu bilmesine karşın, bir sonraki balyaya yanaşmak için traktörü hareket ettirmesi üzerine, annesinin yanında bulunan mağdur çocuğun römorkun üzerinden arkaya doğru düştüğü ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez, yaşamını tehlikeye sokar ve vücudundaki kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi ağır (4/6) derece olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda;
Sanıklar üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 22/6. maddesi kapsamında kaldığından bahisle yüklenen suç açısından sanıklar hakkında şahsi cezasızlık sebebidir. (Y12.CD 06/04/2021, 2019/12541 E., 2021/3293 K.)
Sıkça Sorulan Sorular
Taksirle yaralama suçunun cezası ne kadar?
Temel hâlde 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kemik kırılması gibi nitelikli hâllerde ceza yarı oranında, organ işlevinin yitirilmesi gibi ağır neticelerde bir kat artırılır. Birden fazla kişinin yaralanması hâlinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Taksirle yaralama şikâyete bağlı mı?
Evet, kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç olmak üzere suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Alkollü araç kullanımı uygulamada bilinçli taksir sayıldığından bu hâlde mağdur şikâyetçi olmasa da dava açılır.
Taksirle yaralamada şikâyet süresi ne kadar?
Fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre hak düşürücüdür; geçirilmesi hâlinde şikâyete bağlı suçlarda dava açılamaz.
Taksirle yaralama uzlaşmaya tabi mi?
Evet, taksirle yaralama suçu uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşma sağlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir, kovuşturma aşamasında ise dava düşer ve adli sicil kaydı oluşmaz.
Trafik kazasında yaralama cezası nedir?
Trafik kazaları taksirle yaralama suçunun en yaygın görünümüdür ve TCK 89 uygulanır. Ceza, yaralanmanın ağırlığına ve sürücünün kusur oranına göre belirlenir. Alkollü araç kullanımı bilinçli taksir sayıldığından ceza artırılır ve şikâyet aranmaz.
Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki fark nedir?
Basit taksirde fail neticeyi hiç öngörmemiştir. Bilinçli taksirde ise öngörmüş ancak gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareketine devam etmiştir. Bilinçli taksirde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır ve birinci fıkra hariç şikâyet şartı kalkar.
Taksirle yaralamada HAGB verilir mi?
Evet, sıklıkla verilir. Sonuç cezanın iki yıl veya daha az olması ve diğer koşulların bulunması gerekir. Taksirle yaralamada cezalar düşük olduğundan bu koşul çoğunlukla sağlanır. 01.06.2024 sonrası kararlarda sanığın kabulü aranmaz ve istinaf yolu açıktır.
Taksirle yaralamada zamanaşımı kaç yıl?
Dava zamanaşımı sekiz yıldır. Zamanaşımını kesen bir işlem yapılmışsa süre yarı oranında uzar ve olağanüstü zamanaşımı on iki yıl olur.
Kusur oranı cezayı nasıl etkiler?
Kusur oranı, temel cezanın belirlenmesinde doğrudan etkilidir. Asli kusurlu failin cezası üst sınıra yaklaşırken, tali kusurda alt sınıra yakın ceza verilir. Mağdurun da kusuru varsa (müterafik kusur) failin cezası ve tazminat sorumluluğu azalır. Kaçınılmazlık hâlinde ise ceza verilmez.
İş kazasında işveren taksirle yaralamadan yargılanır mı?
Evet. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal eden işveren, işveren vekili veya iş güvenliği uzmanı hakkında taksirle yaralama suçundan soruşturma yürütülür. Bilirkişi raporunda ilgililerin kusur oranları ayrı ayrı belirlenir.
Doktor hatası taksirle yaralama sayılır mı?
Tıbbi standartlara aykırı davranış (malpraktis) söz konusuysa evet. Ancak her türlü özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen komplikasyonlar ceza sorumluluğu doğurmaz. Bu ayrım Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinden alınan uzman raporlarıyla yapılır.
Ceza davasıyla birlikte tazminat da istenebilir mi?
Tazminat davası ceza davasından bağımsız olarak hukuk mahkemesinde açılır. Trafik kazalarında ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortasına doğrudan başvurulabilir; limiti aşan kısım için sürücü, araç işleteni ve varsa işveren müteselsilen sorumludur.
Sonuç
Taksirle yaralama, cezası görece düşük olmakla birlikte sonuçları ağır olabilen bir suçtur. Trafik kazasından iş kazasına, tıbbi uygulama hatasından av kazasına kadar geniş bir alanda karşımıza çıkar.
Dosyanın seyrini belirleyen üç nokta öne çıkar: kusur oranının doğru tespiti, taksirin basit mi bilinçli mi olduğunun belirlenmesi ve şikâyet ile uzlaştırma sürecinin bilinçli yönetilmesi. Bilinçli taksir kabulü hem cezayı artırır hem de şikâyet şartını ortadan kaldırdığından, bu nitelendirmeye karşı savunma yapılması çoğu dosyada belirleyicidir.
Mağdur açısından ise uzlaşma metninin içeriği kritiktir; tazminat hakkından farkında olmadan feragat edilmemesi için metin dikkatle incelenmelidir. Her iki taraf bakımından da sürecin başında hukuki destek alınması, bilirkişi raporlarına süresinde ve gerekçeli itiraz edilebilmesi bakımından önem taşır.