Sigorta Poliçesi Nedir ve Sigorta Poliçesinin Hükümleri Nelerdir?

Sigorta Poliçesi Nedir ve Sigorta Poliçesinin Hükümleri Nelerdir_

Sigorta poliçesi kavramının ne olduğunu ortaya koymadan önce sigorta kavramının ne olduğunu ortaya koymak konunun anlaşılması adına önemli olacaktır.

Sigorta, bireyin gelecekte ortaya çıkabilecek ekonomik riski daha öncesinde ödediği ücret(prim) sonucunda daha az zararla atlatması olarak tanımlanabilir.

 Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Sigorta poliçesi ise, sigorta sözleşmesinin koşullarını içeren belgedir.

Sigorta Sözleşmesinin Unsurları Nelerdir?

Kural olarak sözleşme özgürlüğü ilkesi sigorta hukukunda da geçerlidir. Ancak Sözleşme özgürlüğünün özellikle de sözleşmenin içeriğini belirleme özgürlüğünün tek yanlı olarak sigortacı tarafından kullanılması nedeniyle, bu sözleşme ilişkisinin zayıf yanı olan sigorta ettireni korumak için Türk Ticaret Kanunu’nda emredici hükümler ihdas edilmiştir. Bu emredici hükümlere aykırı olamamak kaydı ile ve sigorta genel şartlarına göre oluşturulan ana muhtevaya göre sigorta menfaati, prim, sigorta bedeli ve rizikonun belirlendiği bir sözleşme düzenlenebilmektedir.

Sigorta Sözleşmesinin Tarafları Kimlerdir?

Sigorta sözleşmesinde, sigorta şirketi(sigortacı), sigortalı,sigorta ettiren ve sigortadan faydalanan taraf ( lehdar,rehinli/ipotekli alacaklı, zarar gören 3.kişi) olmak üzere taraflar vardır.Sigorta şirketi, kuruluşu ve çalışma esasları özel kanunlarla düzenlenmiş şirketlerdir. Sigortalı,sigorta anlaşması gereği prim ödeyen, rizikonun gerçekleşmesi durumunda tazminat almaya hak kazanan kişidir. Ancak sigorta ettiren 3.kişi lehine sigorta sözleşmesi düzenleyebilir. Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesini yapan kişidir. Sigortadan faydalanan kişi ise, taraf olmamakla birlikte rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigortadan tazminat isteme hakkı olandır.

Sigortacının Yükümlülükleri Nelerdir?

Sigorta şirketinin sigorta poliçesi düzenlemek, sigorta ettireni aydınlatma, sigorta sözleşmesi kapsamında verilen teminatları belirtmek, hasar durumunda tazminat ödemek, şirketi zarara uğratmayacak önlemleri almak ve giderleri ödeme yükümlükleri vardır.

Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmi dört saat, diğer hâllerde on beş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur.

Sigorta ettiren poliçesini kaybederse, gideri kendisine ait olmak üzere, yeni bir poliçe verilmesini sigortacıdan isteyebilir. Poliçenin verilmediği hâllerde, sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir.

Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur.

Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.

Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.

Sigorta Tazminatı Hangi Durumlarda Ödenir?

Sigorta şirketi, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta tazminatı nakden ödenir. Ancak aynen tazmin şeklinde ödeme yapılacağı kararlaştırılabilir.

Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre 15 gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sigorta şirketinin temerrüt faizi ödeme sorumluluğu doğar.

Sigorta şirketinin incelemesi TTK. 1446’ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak 3 ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az %50’sini avans olarak öder.

Uygulamada sigorta sözleşmeleri, sigorta kuruluşları tarafından önceden hazırlanmaktadır.  Bu durumda bir yanda güçlü olan sigorta kuruluşları diğer yanda zayıf olan ve hazır olan sözleşmeyi kabul etme mecburiyetinde bırakılan sigortalı yer almaktadır. Bundan kaynaklı çok sayıda hukuki uyuşmazlıklar çıkmaktadır.

Sigorta hukuku ve bununla bağlantılı hukuki uyuşmazlıkların takibinin bu konuda uzman ve tecrübeli bir vekil aracılığı ile yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi adına çok önemlidir. OR Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak sigorta hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlarımızla dava ve işlemlerinizi yürütebilmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.