Riskli Yapı Tespitine İtiraz Nedir?

Riskli yapı, 6306 sayılı Kanun’da “Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” olarak tanımlanmış olup, ilgili ve yetkili mercilere bu tespitin hukuka aykırı olduğuna, yanlış tespit yapıldığına, riskli yapıya dair donelerin yetersiz olduğuna, yetkisiz veya niteliksiz bir şekilde tespit yapıldığına ve bilimsel verilerin yanlış ve hatalı olduğuna dair yapılan itiraza riskli yapı tespitine itiraz denilmektedir.

          Yapı maliki,  binasının risk durumunu tespit ettirmek için, tapu ve kimlik fotokopisi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca lisanslandırılmış olan kurum veya kuruluşlara başvurur.          

Riskli yapılar gözlemsel olarak değil, 02.07.2013 tarih ve 28695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar hükümleri kapsamında yapılacak çalışmalara göre tespit edilir. Riskli yapının tapu kaydına riskli yapı olduğuna dair şerh düşülür.

Riskli Yapı Kararı Hangi Kurum Tarafından Verilir?

Riskli yapı kararı talep üzerine verilir ve yapı maliklerinin herhangi birinin başvurusu ile yapılabilir. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da re’sen İl Müdürlüğünden riskli yapı tespitinin yapılmasını istemeye yetkilidir.

          Riskli yapı tespiti hazırlanan raporlar ile kararlaştırılır. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Lisanslı Kurum ver Kuruluşlar eliyle yapılsa da asli kurum ve kararı verecek olan mercii Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri yetkilidir.          

Tebligatı yapan kurum riskli yapı tespitini yapan kurumdur ve bazı hallerde yetki devriyle belediyeler de bu bildirimi yapabilmektedir.

Riskli Yapı Tespitine Kaç Gün İçinde İtiraz Edilmelidir?

Hak sahiplerine yapılacak olan tebligatta, “yapının riskli olarak tespit edildiği, tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde riskli yapı tespitine karşı Müdürlüğe itiraz dilekçesi verilebileceği, 60 günden az olmamak üzere idarece belirlenecek süre içinde yapının yıktırılması gerektiği” hususları yer alır.

          Tapu tarafından yapılan tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde malikler veya kanuni temsilcileri tarafından riskli yapı tespitine karşı İl Müdürlüğüne dilekçe ile başvurulur.          

Çevre ve Şehircilik Bakanlığın’nca o il için teşkil edilmiş olan teknik heyet tarafından riskli yapı tespit raporu tekrar incelenir ve yapı ile ilgili nihai karar verilir.

İtiraz Başvurusu Nereye Yapılır?

İtiraz başvurusu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine (Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü) yapılır. Yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe veya yetki devri halinde Belediyelere/İl Özel İdarelerine  dilekçeyle bu itirazlar yapılmalıdır.

          İtirazın yapı maliklerince yapılması kanunda benimsenmiştir. Ancak yapıda kalan kiracılara böyle bir hak tanınmamıştır.

Maliklerin Tamamının Onayı Gerekir Mi?

İtiraz, bireysel bir hakka dayanır ve riskli yapı ilan edilen yapıda hak sahibi olan malikler bakımından yasal haklarını her zaman usulü dairesinde kullanmaları mümkündür.     

Riskli yapılara dair itiraz bir bireysel haktır ve riskli yapıda hakkı bulunan her birey şahsen buna itiraz edebilir ve bunun için bütün maliklerin veya hak sahiplerini aynı şekilde itiraza esas olmak üzere birlikte ve tamamının aynı doğrultuda hareket etmelerine ihtiyaç yoktur.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz Reddedilirse Ne Olur?

Riskli yapı tespitine dair süresi içerisinde yapılan itirazın reddedilmesi ve verilen riskli yapı kararının kesinleşmesi halinde bu karara karşı 30 günlük süre içerisinde idari yargı mercilerinde iptal davası açılması mümkündür.

          Riskli yapı kararına kanunda yer verilen 15 günlük süre içerisinde itiraz edilmezse verilen kararın tebliğinden itibaren bu karara karşı da idari yargıda dava açılabilir.

          2577 sayılı Kanun’da düzenlenen sürelerden ayrı olarak riskli yapı tespitleri bakımından kanunda özel düzenleme yapılmıştır.

2 Responses

  1. iDARİ MAHKEMECE YIKIM KARARI İPTAL EDİLDİ. KARAR KESİNLEŞTİ. KAT MALİKLERİNDEN BİRİ APARTMANIMIZDAN KAROT ALDIRDI MAHKEME KARARINA KARŞI RAPOR SAĞLAM ÇIKMAZSA İDARİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇARSAK NASIL NETİCELENİR. . MAHKEMECE KESİNLEŞEN BİR RİSKLİ YAPI KARARINA KARŞI AYNI GEREKÇELERLE YENİDEN BİR RİSKLİ YAPI TESTİ YAPILAMAZ KARARIN KESİNLEŞMESİ , TEKNİK VE HUKUKİ SÜRECİN TAMAMLANDIĞINI GÖSTERMEZ Mİ ? BANA CEVAP VERİRSENİZ SEVİNİRİM . SAYGILAR SUNUYORUM. 14.04.2026

    1. Yapı riskli olmaktan çıkmıştır. Karar kesinleşmişse yapılabilecekler sınırlıdır idarenin de bu kapsamda yapının tehlike teşkil etmesine ilişkin alabileceği kararlar ve yapabileceği işlemler ancak bu karar yönüyle incelenmelidir. Eğer karar yıkımla ilgili bir kesinlik içeriyorsa idarenin de bununla bağlı olduğu açıktır. Eğer riskli yapı olmayan bir yapının yıkımı söz konusu olursa buna dair işlemler yapanlar varsa bunlar hakkında suç duyusunda bulunmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Tedbir Nafakası Nedir, Kimler Alabilir ve Ne Kadar Sürer?

Tedbir nafakası; boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçim ve bakım ihtiyaçlarını korumaya yönelik geçici bir önlemdir. Bu yazıda TMK 169 ve 197 kapsamında kimlerin nafaka alabileceği, miktarın nasıl belirlendiği, süresi ve tahsil yolları açıklanmaktadır.

Dolandırıcılıkta “Banka Hesabını Kullandırtma” Suçlarından

Dolandırıcılık suçlarında banka hesabını (IBAN) üçüncü kişilere kullandıran vatandaşlar hakkında verilen emsal beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK) kararlarının hukuki incelemesi. Kararlarda; hesap sahibinin suç işleme kastının bulunmaması, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve “hata” (TCK Md. 30/1) hükümlerinin uygulanması detaylandırılmıştır.

Cinsel İstismar Olayları Berat Kararları

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (TCK Md. 103/2) ve nitelikli cinsel saldırı (TCK Md. 102/2) iddialarıyla açılan davalarda verilen iki farklı emsal beraat kararının hukuki incelemesi. Kararlarda; mağdurun kemik yaşı ve beyanlarıyla sanığı yaş konusunda yanıltması sonucu oluşan “yaşta hata” (TCK Md. 30/1) durumu ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi ekseninde rıza unsurunun değerlendirilmesi detaylandırılmıştır.