Nafakanın Ödenmemesi Durumunda Neler Olabilir?

Nafaka, Türk medeni Kanunu gereğince Mahkemece kararlaştırılır. Nafaka karar verilmesi ile ödenmesi gereken ve muaccel hale gelen bir yükümlülüktür. Üst üste nafaka ödenmemesi halinde nafaka icra takibine konu olur. Nafaka kesinleşmeden takibe konulan alacaktır. Bu nedenle 1 ay dahi ödenmezse icra takibine konu olabilir.

Nafaka Ne kadar Süre Geciktirilebilir?

Nafaka ödeme yükümlülüğünün zamanında ve Mahkeme Kararı doğrultusunda yerine getirilmesinde fayda bulunmaktadır. Ödeme zamanını 15 günden fazla geciktirmek şikayete konu olabilir.

Ödenmeyen Nafaka İçin Şikayet Süreci Nasıldır?

Şikayet mekanizması nafakanın icra takibinde gündeme gelir ve hakkında ödeme yükümlülüğüne karar verilen borçlu yükümlünün borcunu ödemediği ya da geç ödediği şikayete konu olabilir. En az 1 aylık nafaka borcunun var olması ihlal kabul edilme sebebidir. Bu süreç yetkili İcra Mahkemesine verilecek bir Dilekçe ile yapılır. İcra Dairesince ödemenin yapılmadığı veya geç yapıldığı konusunda mevcut kayıtlar delil olarak mahkemece dikkate alınır. Sonuç olarak kişi hakkında bu nedenle 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmesi söz konusu olabilir.

Nafaka ödeme yükümlülüğün ihlali 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344 üncü maddesinde düzenlenmiştir ve alacaklının şikayeti halinde ödeme yapmayan yükümlü hakkında 3 aya kadar tazyik (zorlama hapsi) kanunda öngörülmüştür.

Nafaka  Ödenmemesi Durumunda İcra İşlemi gerçekleşir mi?

Nafaka ilama dair bir alacak olduğu için ödenmemesi halinde İCRA TAKİBİ başlatılması mümkündür. İcra takibi, ödeme emri icra dairesince takibe uygun olarak gönderilerek ve borçluya tebliğ edilerek başlatılır. Ödeme emri gereğince borçlu 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak durumundadır. Buna dair yükümlülüklerin ihlali halinde de borçlu hakkında zorlama hapsine hükmolunabilir.

Nafaka Ödenmemesi Durumunda Hapis Cezası Var mıdır?

Nafaka ödenmemesi durumunda kanunda hapis cezası öngörülmemiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda zorlama hapsi, ödemeyi sağlamak amacıyla getirilmiş istisnai bir özgürlük kısıtlamasıdır. Zorlama hapsi, hukuki niteliği itibariyle tedbir kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlayan ve bu yükümlülüğün ihlali hâlinde öngörülen bir disiplin hapsidir (AYM 28 Kasım 2013 tarihli ve 2013/119 E.N. ve 2013/141 K.N. sayılı Kararı).

İşlenmiş bir suç karşılığı uygulanan bir ceza değildir ve adli sicil kaydına işlenmez. Yükümlülüğün hukuka uygun bir şekilde icra edilmesini sağlamak amacıyla bir tedbir kararı ile verilen özgürlük kısıtlaması kararı olup, ceza hukukunda uygulanan “hapis cezası” kavramı kapsamında değerlendirilmeyen ve hukuk düzeninin nafaka alacaklısının menfaatlerini korumayı amaçladığı ve kişinin bir şeyi yapmaya yönelten bir uygulamadır.

Nafaka Ödememe Suçuna İlişkin Ceza Nasıl Düşer?

Nafaka ödenmemesi halinde uygulanan disiplin hapsi niteliğindeki zorlama hapsi, TCK anlamında bir suça ilişkin verilen hapis cezası niteliğinde olmadığından adli sicil kaydına da işlenmez.

Bu cezanın kişi ele geçirildiği anda derhal infazı gerekir ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl içinde infaz edilememesi halinde icra edilmesi söz konusu olmaz. Bu nedenle cezanın düşmesi tabiri bu hapis cezaları bakımından söz konusu değildir.

Bu gibi bir durumla karşı karşıya kaldıysanız hemen Ceza Avukatı ile iletişime geçip, danışmanlık alabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.