Kınama Cezası ve İptali – Memurların Disiplin Cezaları

Kınama Cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiştir. Bu yazımızda da kınama cezasının tanımı, kınama cezasını gerektiren fiiller ve kınama cezasının iptali ile ilgili bilgilere yer verilecektir. Bu sayede kınama cezası nedir sorusunun cevabı ile kınama cezası sicile işler mi sorusunun cevabını bulmuş olacağız.

Kınama Cezası Nedir?

Kınamanın tanımı 657 sayılı kanunda yapılmıştır. Peki Kınama cezası nedir? Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesine kınama cezası denir. Peki bu cezayı gerektiren fiiller ve hareketler nelerdir bunları yazının devamında inceleyelim.

Kınama Cezası Verilmesini Gerektiren Fiil ve Haller

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır;

  1. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,
  2. Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
  3. Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
  4. Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  5. Devlete ait resmi araç-gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
  6. Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,
  7. İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
  8. İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,
  9. Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak,
  10. Verilen emirlere itiraz etmek,
  11. Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
  12. Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak.
  13. Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

Kınama cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre (5 yıl) içinde, tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.

Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.

Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır. Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.

Kınama Cezası Vermeye Yetkili Amirler

Kınama Cezası, ceza verilecek memurun disiplin amiri tarafından verilir. Disiplin amirleri her kurum için ayrı ayrı düzenlenmiştir. Örneğin, okuldaki öğretmen hakkında disiplin cezası vermeye yetkili amir, okul müdürüdür.

Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.

Kınama Cezasında Karar Süresi ve Zamanaşımı

Kınama cezası, disiplin amiri tarafından, soruşturmanın tamamlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde verilmek zorundadır.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Memurun Savunma Hakkı

Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Kınama Cezasının İptal Nedenleri

  1. Maddede belirtilen fiil ile cezanın örtüşmemesi,
  2. Fiil ve halin öğrenilmesinden sonra 1 ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmaması,
  3. Fiil ve halin öğrenilmesinden sonra 2 yıl içinde ceza verilmemesi,
  4. Cezanın memurun disiplin amiri dışında biri tarafından verilmesi,
  5. Disiplin soruşturmasını yapan ile ceza veren kişilerin aynı olması,
  6. Savunma hakkı verilmemesi veya 7 günden az savunma hakkı verilmesi,
  7. Usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmaması,

Gibi nedenler kınama cezasının iptal nedenlerindendir.

Kınama Cezası İle İlgili Diğer Hususlar

Kınama cezası, verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır.

Peki kınama cezası sicile işler mi sorusunun cevabı, disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Kınama cezası alan memur, kınama cezasının uygulanmasından 5 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini istenebilir.

Disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezalarına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin cezalarına karşı cezanın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idari yargı yoluna başvurulabilir.

Sonuç

Diğer tüm memur disiplin soruşturmalarında olduğu gibi kınama cezasında da hukuki yardım almak önemlidir. İşlenen fiilin bir disiplin cezası gerektirip gerektirmediği v.b. hak kayıpları yaşamamak adına konunun uzmanı bir avukattan destek almak gerekebilir. Aynı şekilde kınama cezasının kaldırılması ve ya idari dava süreçleri de takip edilmesi gereken süreçlerdir. Aynı zaman da bir idare avukatından da bu konuda destek alabilirsiniz.

İdari davalar ile ilgili olarak Ankara İdare Avukatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.