Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararı

Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 11.06.2019 tarihinde yayınlanan kararı

Karar Tarihi : 02/05/2019
Karar No : 2019/125
Konu Özeti : Yeterli korumanın bulunduğu ülkelerin tayininde kullanılmak üzere oluşturulmuş form

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 9.maddesinde; kişisel verilerin, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın yurt dışına aktarılamayacağı belirtilmektedir. Ayrıca kişisel verinin aktarılacağı yabancı ülkede yeterli korumanın bulunması veya yeterli korumanın bulunmaması durumunda Türkiye’deki ve ilgili yabancı ülkedeki veri sorumlularının yeterli bir korumayı yazılı olarak taahhüt etmeleri ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) izninin bulunması kaydıyla ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın söz konusu verilerin yurt dışına aktarılabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca maddede yeterli korumanın bulunduğu ülkelerin Kurulca belirlenerek ilan edileceği ve söz konusu ülkelerin ilanında değerlendirilecek hususlar hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda Kanunun 9.maddesi uyarınca yeterli korumanın bulunduğu ülkelerin Kurulca belirlenmesinde kullanılacak Kurulun 02/05/2019 tarih ve 2019/125 sayılı Kararında kabul edilen ilgili kriterlere aşağıda belirtilmiştir.

Yeterli Korumaya Sahip Ülkelerin Belirlenmesinde Esas Alınacak Kriterler

1.Karşılıklılık durumu

2.İlgili ülkenin kişisel verilerin işlenmesine ilişkin mevzuatı ve uygulaması

2.1. Kişisel verilerin korunmasının Anayasal bir hak olması

2.2. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel bir kanunun bulunması

2.3. Temel Kanunun yürürlük tarihi

2.4. İkincil düzenlemeler ve bu düzenlemelerin ülkemiz mevzuatıyla uyumu

2.5. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel kavramlar

2.6. Kişisel Verilerin Korunması ile ilgili Genel ilkeler

2.7. Kişisel veri işleme şartlarının 6698 sayılı Kanunda yer alan kişisel veri işleme şartları ile uyumu

2.8.Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi konusunda özel işleme şartlarının ve ek güvenlik tedbirlerinin bulunması

2.9.Kişisel veri işleme faaliyetinin şeffaflık ilkesine uygun olarak gerçekleştirildiğine yönelik gerekli hukuki teminatların varlığı

2.10. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve kişisel verilere erişilmesini önlemek ile kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunluluğu

2.10.1. Teknik Tedbirler

2.10.2. İdari Tedbirler

2.11. Veri ihlallerine karşı idari ve/veya cezai yaptırım uygulanma durumu ile veri ihlallerinin önüne geçilmesini temin edecek diğer mekanizmalar

2.12. İlgili kişinin hakları

2.13. İlgili kişilerin veri sorumlusuna başvuru hakkı ve veri koruma otoritesine şikâyet hakkı

2.14. Kişisel veriler ile ilgili hakları ihlal edilenlerin, genel hükümlere göre tazminat hakkı bulunması

2.15. Referans niteliğinde uygulamaya ilişkin rehberler/yayınlar

2.16. Kanunun uygulanmasına ilişkin istisnalar

2.17. Veri aktarımı rejimi 3.Bağımsız veri koruma otoritesinin bulunması

  1. Bağımsız veri koruma otoritesinin bulunması

3.1. Yapısı

3.2. Bağımsızlık durumu

3.3. Görev ve yetkileri

3.4. Denetim/inceleme yetkisi

3.5. Kararlarına karşı başvuru yolunun bulunup bulunmadığı

  1. Kişisel verilerin korunması ile ilgili uluslararası antlaşmalara taraf olma ile uluslararası kuruluşlara üye olma durumu

4.1. 108 No’lu Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi

4.2. 181 No’lu Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesine Ek Denetleyici Makamlar ve Sınır Aşan Veri Akışına İlişkin Protokol

4.3. Ceza İşlerinde Karşılıklı Yardım Sözleşmesine Ek 2 nci Protokol (CETS 182)

4.4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

4.5. International Conference of Data Protection and Privacy Commissioners (ICDPPC)

4.6. Global Privacy Enforcement Network (GPEN)

  1. Ülkemizin üye olduğu küresel ve bölgesel örgütlere üye olma durumu
  2. İlgili ülke ile yürütülen ticaret hacmi
  3. Diğer

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.