Edit Content
KURUMSAL
FAALİYET ALANLARI
MEDYA

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu

Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu, 5237 sayılı TCK’nın 133.maddesinde düzenlenmiştir.

İnsanların konuşmaları genelde düşünce açıklamasından ibarettir. Düşünceler ses yolu ile dış dünyaya yansıtılmaktadır. Açıklanan düşünceler üzerinde tasarruf hakkı ise bu açıklamada bulunan bireye aittir. Düşünce açıklamasından ibaret bu seslerin bir başkası tarafından kayda alınması bireyin salt kendisine ait olan tasarruf hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bireyin kayda alınmayacağı düşüncesi ile dışa vurduğu düşüncelerinin kendi aleyhine kullanacağı ihtimali, konuşma tarzını etkileyebilir ve insanlar arasındaki etkileşimi engelleyebilir. Bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 133. maddesi ile konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması yaptırıma bağlanmıştır.

TCK 133/1 Maddesi ve Şartları

TCK’nın 133/1. maddesi, “Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiştir.

Kişilerin arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşabilmesi için bu konuşmaların aleni olmaması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle konuşmanın tarafları, kendileri dışında başka bir kimsenin bilmeyeceği düşüncesi ile kanaatlerini açıklamaktadırlar. Taraflardan birinin dahi rızasının olmaması bu suçun oluşumu için yeterlidir.

Bu konuşma herhangi bir haberleşme aracı ile değil yüz yüze yapılmalıdır. Herhangi bir haberleşme aracıyla yapılan konuşmaların dinlenmesi ve kaydedilmesi halinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali suçu oluşacaktır.

Konuşma özel bir çaba gösterilerek dinlenebilecek tarzda yapılmalıdır. Örneğin, bir restoranda fısıltı ile yapılan konuşma özel bir çaba sarf edilerek dinlenebilir.

Konuşmanın konusu suçun oluşumu için önem taşımamaktadır. Konuşma ses kayıt cihazı, cep telefonu gibi tekrar dinlenmesine olanak sağlayan bir alet ile kaydedilmelidir. Konuşmaların -herhangi bir araçla kaydedilmeden- dinlenerek dedikodu olarak nitelendirilen başkalarına aktarılması eylemi bu madde kapsamında suç teşkil etmemektedir.

TCK 133/2 Maddesi ve Şartları

TCK’nın 133/2. maddesi, “Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiştir.

Kamuya açık olmayan sadece konuşmaya taraf olan en az üç kişinin olduğu bir söyleşi sırasında ses kaydı yapılması bu fıkrada düzenlenmiştir. Bu suçun oluşumu için konuşmanın taraflarının sayısının ilk fıkradan farklı olarak en az üç kişi olması gerekmektedir. Konuşmaya taraf olan kişi muhataplarının seslerini kaydetmesi halinde bu suçun faili olacaktır.

TCK 133/3 Maddesi ve Şartları

TCK’nın 133/3. maddesi “Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur” şeklinde düzenlenmiştir.

  1. fıkrada, kaydedilen konuşmaların hukuka uygunluk nedenleri olmaksızın ifşa edilmesi yaptırıma bağlanmıştır. İfşa edilen konuşmaların basın ve yayın yoluyla yapılması halinde verilecek ceza miktarı aynıdır. Sanığın suç kastının yoğunluğuna göre mahkeme, TCK’nın 61. maddesi uyarınca cezanın alt haddi ile üst haddi arasında uygun bir ceza miktarı tayin edecektir.

Ceza davaları ile ilgili olarak Ankara Ceza Avukatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler