İş Sözleşmesi Neden Yapılır?

İş Sözleşmesi Neden Yapılır_

İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşmedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda, İş Sözleşmesinin ne olduğu tanımlanmış ve belirli hallerde açıkça düzenlenmedikçe iş sözleşmesi yapılmasına dair açık bir hükme de kanunda yer verilmemiştir.

İş Sözleşmesi yükümlülüklerin iki taraf açısından belirlenmesi bakımından ve sonrasında herhangi bir anlaşmazlık halinde hak ve alacakların takibi ve elde edilmesi yönüyle önem arz eden bir sözleşmedir.

İşçi ve İşveren arasındaki menfaatler dengesi ve işçinin bulunduğu konum itibariyle korunması ve yasal haklarını tam manasıyla elde edebilmesi bakımından İş Sözleşmesi yapılmasında fayda bulunmaktadır. Bununla birlikte 1 yıldan fazla iş görmeyi içeren anlaşmalarda işçi her zaman için haklar ve iş koşulları bakımından bir Sözleşme ile işe başlamalı ve bu sözleşme çerçevesinde iş görmelidir.

Modern çağ yazılı belge çağıdır ve ispat bakımından her zaman yazılı olan belgelerin iddiaları ispat bakımından öncelikle bir karine sonrasında ise içeriğine göre delil niteliğinde olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Sözlü yapılan ve karşılıklı anlaşmayı içeren Sözleşmelerin de ispat edilmesi halinde varlığı kabul edilmektedir.

İş Sözleşmesi Yapılmazsa Ne Gibi Sorunlar Oluşur?

Sözleşme, anlaşmaya varılan iş ilişkisi bakımından bir gösterge ve hukuki metindir.

Sözleşme yapılmaması halinde işçi ile işveren arasında;

– Anlaşılan temel ve ek ücretin ödenmesinde ve miktarında,

– İş koşullarında,

– Çalışma sürelerinde,

– Sözleşmenin feshi halinde tarafların yükümlülüğü ve sorumluluklarında,

Anlaşmazlık yaşanması ve bunun ispatı bakımından zorluklar ve engeller ile karşılaşılması söz konusu olabilmektedir.

Diğer yandan aynı işyerinde çalışmaya devam eden diğer kişiler de işlerinin akıbeti ve kendilerini güvenceye almak bakımından konu hakkında tanık olmak istememektedirler.

Anlaşılan iş kapsamında bir sorun yaşanmaması ve hakların korunması bakımından İş Sözleşmesi yapılmasında fayda görülmekte ve bunun öncelikle işçi lehine olduğu değerlendirilmektedir.

İş Sözleşmesinin Yapılması Zorunlu mudur?

* İş sözleşmesi, kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tabi değildir.

* Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur.

* Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç 2 ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi 1 ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu hüküm uygulanmaz. İş sözleşmesi 2 aylık süre dolmadan sona ermiş ise bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak verilmesi zorunludur.

* İş Sözleşmesi bakımından işçi bakımından değil esas olarak İşveren bakımından yasal bir zorunluluktan söz edilebilir. İşverenin çalışma koşulları bakımından 4857 sayılı aknun2un 8 inci son fıkrasında düzenlenen ve 2 ay içerisinde işçiye verilmesi gereken BELGEYİ düzenlemeyen ve vermeyen “işveren veya işveren vekiline” bu durumdaki her işçi için idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir (4857 sayılı Kanun Md. 99/1-c).

İş Sözleşmesi Türleri Nelerdir?

İş Sözleşmesinin türleri ve nitelikleri, 4857 sayılı Kanun’da belirlenmiştir. Kanun’un 9 uncu maddesi hükmüne göre Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.

Buna göre;

* İş sözleşmeleri, uygulanma süresi bakımından “belirli süreli” veya “belirsiz süreli” yapılabilir.

İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.

Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.

* İş Sözleşmeleri çalışma biçimleri bakımından ise “tam süreli” veya “kısmî süreli” yahut “deneme süreli” ya da diğer türde oluşturulabilir.

İşyerinde işçinin, aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılması Tam Süreli Sözleşme yapılması anlamına gelir.

İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme Kısmî Süreli İş Sözleşmesi’dir.

Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. İşçinin bir deneme süresine bağlı olarak işe alınacağına dair Sözleşmeler Deneme Süreli İş Sözleşmesidir. Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.