İrtikap Nedir? İrtikap Suçu, Cezası ve Nitelikli Halleri

İrtikap suçu, Tük Ceza Kanunu’nun Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu yazımızda da irtikap suçunu el alacağız. Bu anlamda hukuki olarak “irtikap nedir”, irtikap suçu cezası ile irtikap örnekleri konusunu ele alarak açıklamaya çalışacağız.

İrtikap Nedir?

Kelime olarak irtikap kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığı, kötü iş yapma, kötülük  yapma, yiyicilik, yalan söyleme, hile yapmadır. İrtikap suçu, Tük Ceza Kanunu’nun Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Peki irtikap ne demek veya irtikap nedir sorusunun cevabı nedir? İrtikap nedir sorusunun kısaca tanımı şu şekildedir. “Bir kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanmak suretiyle zorlama, hileli davranış veya ikna suretiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması” irtikap olarak tanımlanır.

İrtikap Suçunun Cezası Ne Kadardır?

İrtikap suçu, yarar sağlamanın gerçekleşme şekilleri dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 250. maddesinde düzenlenmiştir. İrtikap suçunun cezası ise yine kanunda aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır. Buna göre;

“(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.

(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”

İrtikap Suçunun Unsurları Nelerdir?

İrtikap nedir sorusunun cevabını yukarıda vermiştik. Peki irtikap suçunun oluşması için gereken unsurlar nelerdir? İşte irtikap suçuna örnek olarak gösterilebilecek açıklama şu şekildedir. Kamu görevlisi olan failin, kişilerden kendisine ya da bir başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Suçun faili ancak kamu görevlisi olabilir. Kimlerin kamu görevlisi sayılacağı hususu TCK m. 6/1-c’de belirtilmektedir. Bununla birlikte mevzuatımızdaki bazı özel kanunlarda “kamu görevlisi sayılır” ya da “kamu görevlisi gibi cezalandırılır” şeklindeki düzenlemeler de suçun niteliğini belirlemede dikkate alınmalıdır. (örnek olarak 399 sayılı KHK m.11/b).

Failin kamu görevlisi olmaması halinde, şartların oluşması durumunda,

  • 1. fıkrada anlatılan eylem yönünden yağma suçu, (m. 148),
  • 2. fıkrada anlatılan eylem yönünden ise dolandırıcılık suçu (m. 157) oluşabilecektir.

İrtikap suçunun bir görev suçu olması sebebiyle, kamu görevlisinin görev ve yetki alanına giren bir işlemle ilgili çıkar sağlaması gerekmektedir. Bu nedenle, kamu görevlisinin görev ve yetki durumu araştırılmadır. Bu suç yönünden fail, yapması gerektiği bir iş için yarar sağlamaktadır. Fail, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapmak veya yapmamak için yarar temin ediyorsa, şartlarının oluşması halinde rüşvet suçu oluşabilecektir. Yani sağlanan veya vaat edilen yarar, mevzuat gereği verilmemesi ya da sağlanmaması gereken bir yarar olmalıdır.

Yarar, para ya da ekonomik değeri olan diğer bir mal olabileceği gibi manevi bir menfaat da olabilir.

İrtikap Suçuna Hangi Mahkemeler Bakar?

Yukarıdaki açıklamalar, irtikap nedir veya irtikap suçu hakkında genel bilgi vermesi açısından önemlidir. İrtikap suçu; görevi kötüye kullanma suçunun (m. 257) özel şekli olduğundan, yalnızca irtikap suçundan cezalandırma söz konusu olur. Ayrıca TCK m. 257 uygulanmaz.

Maddenin 4. fıkrasında daha az cezayı gerektiren nitelikli hal düzenlenmiştir. Buna göre; irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecektir (m. 250/4).

İrtikap suçunda, soruşturma izni alınmasını öngören 4483 sayılı kanun hükümleri uygulanmaz ve C. Savcıları doğrudan soruşturma yapabilmektedirler (3628 sayılı kanun m.17/1).

Görevli mahkeme; 5235 sayılı kanunun 12.maddesi uyarınca, 1.ve 2.fıkralar için ağır ceza mahkemesi, 3.ve 4.fıkralar için ise asliye ceza mahkemesidir.

İcbar Suretiyle İrtikap

Bu bölümde icbar suretiyle irtikap konusu ele alınacaktır. Ayrıca icbar suretiyle irtikap örnekleri üzerinde durulacaktır. Maddenin 1. fıkrasında icbar suretiyle irtikap suçu düzenlenmiştir. Bu maddede düzenlenen suçun oluşabilmesi için;

– Görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmalı,

– Kendisine ya da bir başkasına yarar sağlanmasına ya da bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimse icbar edilmelidir.

Bu halde fail 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

İcbarın, yağma suçunun oluşumuna sebebiyet veren cebir ya da tehdit boyutuna varmaması gerekir. Aksi takdirde irtikap değil yağma suçu (m. 148) oluşur.

Bu fıkra kapsamında mağdur, sağlamış olduğu ya da vaat ettiği yararın hukuka aykırı olduğunu bilmektedir.

Yarar sağlanmasının yanında, yarar sağlama yönünde vaatte bulunulmasıyla da suç tamamlanmış olur, teşebbüs hükümleri uygulanmaz.

İcbar teşkil eden fiiller çeşitli şekillerde gerçekleşebilir. Bu husus her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilecektir. Mağdurun iradesini baskı altında tutan her türlü eylem icbar olarak değerlendirilebilir. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir. (m. 250/1-2.cümle)

İkna Suretiyle İrtikap

İkna suretiyle irtikap nedir ve ikna suretiyle irtikap örnekleri nelerdir sorusunun cevabı şu şekildedir. Maddenin 2. fıkrasında ise ikna suretiyle irtikap suçu düzenlenmiştir. Bu fıkra kapsamında mağdur, sağlamış olduğu ya da vaat ettiği yararın hukuka uygun olduğu inancındadır. Bunun için;

– Görevin sağladığı güven kötüye kullanılmalı,

– Hileli davranışlar gerçekleştirilmeli,

– Kendisine ya da bir başkasına yarar sağlanmasına ya da bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimse ikna edilmelidir.

Bu halde fail 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Hilenin icrai ya da ihmali davranışlarla gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu bakımdan, hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçu (m. 250/3), ikna suretiyle irtikap suçunun sadece bir işleniş şeklinden ibarettir. Bu durumda suçun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

İkna suretiyle irtikap suçu sahte belge kullanılarak işlenirse; TCK m. 212 uyarınca hem belgede sahtecilik hem irtikap suçu oluşacaktır.

Sonuç

Bu yazımızda irtikap nedir sorusunun cevabını aramaya çalıştık. Aynı zamanda irtikap suçu ve cezası ile suçun unsurları üzerinde tartıştık. Herhangi bir ceza soruşturmasına maruz kalındığında paniğe kapılmadan ve tedirgin olmadan öncelikle hukuki bir yardım almak gerekir. Yanlış yapılacak hukuki yardımlar sizi bir cezai müeyyide ile karşı karşıya getirebilir. Tarafımızca, ceza soruşturmasına konu suçun soruşturma aşamasından infaz aşamasına kadar gerçekleşen her süreç titizlikle takip edilerek müvekkilin her zaman yanında bulunuruz.

Ceza Hukuku ile ilgili diğer makalelerimize buradan uluşabilirsiniz.

Güncel makalelerimizden haberdar olmak için twitter hesabımızı takip edebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.