Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen aralarında evlenme engeli bulunan kişilerin (kadın ve erkeğin) bu gibi haller veya evlenme ehliyeti bulunmaması sebebiyle ya da kanunen yasal koşulların (boşanan kadınlar içnin iddet müddeti gibi) var olmaması ya da engel bulaşıcı hastalıklar kaynaklı olarak evlenememesini ifade eder.

          Evlenme engeli oluşturan haller ile evlenmeye dair koşullar Evlendirme Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.

          Bu durumları ayrı ayrı ele almak gerekmektedir.

1. Evlenme Ehliyeti Bulunmaması

On sekiz yaşını doldurmuş, mahkemece vesayet altına alınmamış olan erkek ve kadın başka bir kimsenin rızası veya iznine bağlı olmaksızın evlenir.

Bazı hallerde ise evlenme bakımından;        

a) On yedi yaşını tamamlayan erkek ve kadın velinin izni, veli yoksa vasi veya vesayet makamının izni ile,

b) On altı yaşını dolduran kadın ve erkek hakimin izni ile,

evlenebilir.

Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar ile on beş yaşını dolduran küçükler, mahkemece ergin kılınsa dahi evlenemez. Ancak istisnai olarak hakim, bu konuda başvuran küçük ve kısıtlının evlenmesine izin verebilir.

2. Hısımlık İlişkisi Bulunması

          Hısımlık ilişkisi kadın ve erkeğin evlenmesine engel hallerin başında gelir ve belirli dereceye kadar bu hısımlık ilişkisi evlenme engeli teşkil eder.

a) Üstsoy ve altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında,

b) Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoy ve altsoy arasında,

c) Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoy ve eşi arasında,

Evlenme yapılamaz.

3. Kişilerden birisinin evli olması

Nüfus kaydına göre evli görünen bir kimse yeniden evlenemez.  Hukuken ülkemizde tek eşlilik benimsenmiştir ve monogami geçerlidir. Birden fazla kişiyle erkek ve kadın evlenemez. İmam nikahı vb. Şekilde kıyılan nikahlar da hukuken geçersizdir.

Müracaat sırasında, önceki evliliğin ölüm, boşanma veya evliliğin herhangi bir sebeple mahkeme kararı ile son bulmuş olması halinde, evlenme engeli ortadan kalkar. Ancak buna rağmen, bu durum aile kütüklerine tescil edilmedikçe yeniden evlenme yapılamaz. Evlenme müracaatı yapıldığı anda kişinin nüfus kütüğünde evli olmadığı görünmeli ve tescil edilmiş olmalıdır.

4. Kadın için kanuni bekleme süresinin dolmamış olması

Boşanmış, evliliğin butlanına hükmedilmiş veya kocası ölmüş kadın, boşanma veya evliliğin butlanına dair mahkeme kararı veya kocasının ölüm tarihinden itibaren üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez.

Ancak kadın üç yüz günlük süre dolmadan önce doğum yaptığı veya mahkemece bu sürenin kısaltılmasına veya kaldırılmasına karar verildiği takdirde, kadın için bekleme süresi ortadan kalkar.

5. Kişinin sağlık koşullarının uygun olmaması

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre; frengi, bel soğukluğu, yumuşak şankr ve cüzzam gibi bulaşıcı hastalığı olan kişilerin, hastalığın bulaşıcılık riski geçene veya tedavi edilene kadar evlenmeleri sakıncalıdır. Evlenme öncesi kişi hakkında sağlık raporu ile tespit yapılmalıdır. Bu rahatsızlıklar evlenmeye engel hastalıklar kapsamında değerlendirilir.

Evlenirken yasal olarak evlilik raporu almak zorunludur. Bu kapsamda çiftlerden bulaşıcı hastalıklar, kalıtsal kan bozuklukları ve ciddi kas hastalıkları için tarama testleri istenir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.