Edit Content
KURUMSAL
FAALİYET ALANLARI
MEDYA

Cismani Zarar Nedeniyle Açılacak Tazminat Davasında Zamanaşımı

Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat – Zamanaşımı – Emsal Yargıtay Kararı

Kararın Özeti: Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraflarca temyizi üzerine inceleme yapan Yargıtay, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde verilen kararı bozmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E:2016/14728, K:2019/300 Sayılı Kararı

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ           : ……Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 24/04/2015 gününde verilen dilekçeyle cismani zarar nedeniyle maddi-manevi tazminat istenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 08/03/2016 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu kararı taraflar süresi içinde temyiz etmiştir. Yargıtay’ca temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Tarafların İddia ve Savunmaları

Davacı vekili, davalının müvekkilini keser ile kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığını, davalı hakkında yaptığı eylem sebebiyle ceza verildiğini belirtmektedir. Ayrıca yaşanan olaydan kaynaklı müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü, çalışamadığını, bu durum sebebiyle travma yaşadığını belirterek maddi-manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinin, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her halde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağını düzenlemektedir. Ancak haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemden doğmuşsa zamanaşımı süresi değişebilir. Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüş ise haksız fiil sorumluluğunda da uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır (BK 60/2).

Dosyanın incelenmesinden; davalının davacıyı yaralama eyleminin 07/07/2005 tarihinde gerçekleştiği görülmektedir. Davalı hakkında ceza-yargılaması neticesinde kemik kırığına sebebiyet verecek yaralama eylemi sebebiyle haksız-tahrik hükümleri uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Buna göre, davalı hakkında ceza yargılamasında uygulanan hüküm nazara alındığında TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıktır. Olay tarihi olan 07/07/2005 ile dava tarihi olan 24/04/2015 arasında sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu nedenle davanın reddi gerekirken işin esasına girilerek kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 23/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

“Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davalarında Zamanaşımı” başlıklı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler