Cinsel Saldırı Suçları Ağır Ceza Mıdır?

Cinsel saldırı suçları TCK Md. 102’de düzenlenen bir suçtur. Maddede suçun öncelikle basit hali ile sarkıntılık suçlarına yer verilmiştir. Maddenin devamında ikinci ve üçüncü fıkrasında suçun nitelikli halleri ile diğer fıkralarda bazı özel durumlara yer verilmiştir.

          Cinsel saldırı suçunun basit halinde ve sarkıntılıkta görevli Mahkeme suçun işlendiği yer Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Şikayete bağlı bir suçtur.

          Maddenin ilk fıkrasında düzenlenen ve sarkıntılık düzeyinde kalmayan cinsel saldırı eylemleri ile ikinci fıkrasında düzenlenen vücuda organ ve sair cisim sokulması şeklinde işlenen cinsel saldırı suçunda, bu saldırının konusu olan vücut bölümü kanun metninde açıkça belirlenmediğinden madde gerekçesine göre oral, anal veya vajinal yoldan vücuda organ veya sair cisim sokulması söz konusu olacaktır. Suçun, bu halleri bakımından yargılamada görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

          Suçun nitelikli halleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri bakımından da yargılamada görevli mahkeme kanunda öngörülen cezalar bakımından Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Cinsel Saldırı Suçlarında Dava Süreci Nasıl İşler?

Cinsel saldırı suçları, basit cinsel saldırı ile sarkıntılık suçları bakımından şikayete tabidir.

Maddenin ilk fıkrasında düzenlenen cinsel saldırının üçüncü fıkrasındaki nitelikli halleri ile ikinci fıkrasında düzenlenen vücuda organ ve sair isim sokulması bakımından şikayet aranmaz ve soruşturma re’sen başlatılır. İkinci fıkrada düzenlenen vücuda organ ve sair isim sokulması suçunun eşe karşı işlenmesi halinde eşin şikayeti var olmalıdır.

Herhangi bir şekilde suçun öğrenilmesi, kolluğun suça muttali olarak el koyması veya ihbar edilmesi üzerine re’sen soruşturma başlatılır. Şikayet şartı aranan hallerde cinsel saldırı suçundan Cumhuriyet savcısı re’sen soruşturma başlatamaz.

Başlatılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet savcısı tarafından kolluk marifetiyle suç delilleri toplanır, mağdur ve şüpheli lehine ve aleyhine bütün deliller toplanır.

Deliller toplandıktan sonra Cumhuriyet savcısı, İddia Makamı olarak suçun işlendiğine karar verirse Şüpheli hakkında İddianame tanzim ederek görevli mahkemeye sunar. İddianame’nin kabul edilmesiyle tensip zaptı tanzim edilir ve yargılamaya geçilir.

Cumhuriyet savcısı suçun işlenmediğine kani olursa Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı  (KYOK) verir ve dosya dava açılmaksızın kapanmış olur. Mağdur, KYO Kararı aleyhine kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde iddianame tanzim edilmesini sağlamak ve kovuşturmaya geçilmek üzere görevli Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulunabilir.

Cinsel Saldırı Suçlarında Uygulanan Cezalar Nelerdir?

Cinsel saldırı suçlarında kademeli bir şekilde artan ve suçun tipine göre belirlenmiş cezalar uygulanır.

          * Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

          * Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

          * Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle cinsel saldırının gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

          * Suçun;

          a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

          b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

          c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,

          d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

          e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

          işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.

          * Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

          * Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bu cinsel saldırı için öngörülen en ağır cezadır.

Cinsel Saldırı Suçlarında Temyiz ve İtiraz Süreci Nasıl İşler?

Cinsel saldırı suçlarına verilen cezalar bakımından açıklanan hüküm aleyhine genel anlamda istinaf ve kanun yoluna başvurulabilir.

Ancak “sarkıntılık suçları” bakımından istinaf kanun yoluna gidilebilir ve bu aşamada verilen ceza hakkında alınan karar kesindir ve temyiz kanun yolu kapalıdır.

İstinaf kanun yoluna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde, temyiz kanun yoluna ise istinaf mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde başvurulur. İstinaf kanun yoluna ilişkin 7 günlük süre ile temyiz kanun yoluna başvuruda 15 günlük süre, 7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024’ten itibaren yürürlüğe girmek üzere “iki hafta” olarak değiştirilmiştir.

Bazı cinsel saldırı suçlarında özellikle sarkıntılık düzeyinde kalan suçlarda sanık hakkında CMK Md. 231 kapsamında HAGB Kararı verilebilmektedir. HAGB Kararı aleyhine ise CMK kapsamında Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilmesi söz konusudur.

Konu ile ilgili daha fazla bilgi için hemen ceza avukatı ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.