Çifte Vatandaşlık Nedir?

Çifte vatandaşlık, aynı anda bir kişinin iki ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olmasını ve iki ayrı ülkenin tabiiyetinde bulunmasını ifade etmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda ise bu durumu da kapsayacak şekilde “çok vatandaşlık” kavramına yer verilmiş ve Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olması olarak tanımlanmıştır.

Çifte vatandaşlık kimi hallerde iki veya daha fazla sayıda vatandaşlığı da ifade edebilmektedir.

5901 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesi gereğince de herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişilerin, bu durumlarına ilişkin belgeleri ibraz etmeleri ve yapılacak inceleme sonucunda kayden aynı kişiler olduklarının tespiti halinde, nüfus aile kütüklerindeki kayıtlarına çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama yapılır. 

Çifte Vatandaşlık Nasıl Kazanılır?

Ülkemizde çifte vatandaşlık ancak Kanun’un izin verdiği hallerde ve yetkili merciin onaması ile kazanılır. 

Ülkemizde de çifte vatandaşlığa izin verilmektedir ve buna göre çifte vatandaşlık doğum yoluyla, soybağı ile, yatırım yapmak suretiyle getirilen haklar, evlenme ile veya istisnai olarak da (Kanun Md. 12) kazanılabilir.

Bu kazanma yöntemleri bakımından ayrı ayrı koşullar kanunda öngörülmüştür ve buna dair yetkili mercilerin bir değerlendirme süreci de bulunmaktadır.

Çifte Vatandaşlık Askerlik Yükümlülüğünü Nasıl Etkiler?

Çifte vatandaşlar bakımından askerlik yükümlülüğü yönüyle getirilmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Vatandaşlığın kazanılmasında kişinin bulunduğu yaş ve askerlik yükümlülüğüne tabi bir kişi olup olmadığı önem arz eder. 

  Başka bir ülkenin de vatandaşı olmak askerlik muafiyeti sağlamaz ve kişi o ülkede de askerlik bir zorunlu hizmet ise bunu ülkemizde de esasen yapmakla yükümlüdür. Ancak bedelli ve dövizli askerlik gibi kolaylıklardan koşulları taşıması halinde yararlanabilir.

Askerlik, ülkemizde kanuni bir ödev ve görev olarak benimsenmiş olup, kişinin askeralma koşullarına uyumlu olup olmadığı ile ilgilidir ve belirli bir yaşı geçenlerin de kanun hükümleri dairesinde bu hizmete tabi tutulamayacakları açıktır. Askerlik çağı denilen kavram, nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süreyi ifade etmektedir ve bu süre içerisinde kişi vatandaş olursa askere gitmekten de sorumlu tutulacaktır.

Çifte Vatandaşların Oy Kullanma Hakkı Var Mı?

Vatandaş olan ve oy kullanmaya ehil olan ve fiil ehliyeti bulunan herkes oy kullanma hakkında sahiptir. 

Çifte vatandaş olan ve elinde TC Kimlik Kartı bulunan herkes buna engel bir hali olmadıkça oy kullanma hakkına sahiptir.

Çifte Vatandaşlık Hangi Durumlarda Kaybedilir?

Kişinin Türk Vatandaşlığı son bulursa ya da başka bir ülke vatandaşlığına son verilirse çifte vatandaşlık durumu sona erer. 

Kanun’un ilgili maddeleri gereğince kişi Türk vatandaşlığından çıkarsa (Md. 25 ve devamı), Türk vatandaşlığını kaybederse (Md. 29), Türk vatandaşlığına alınma kararının iptal edilmesi (Md. 31) ve seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı (Md. 34) hallerinde çifte vatandaşlık sona erer.

Aynı koşullarda Türk vatandaşı olan bir kişinin ikinci vatandaş olduğu ülke tarafından vatandaşlığına değişik sebepler ile son verilirse çifte vatandaşlık hali sona erecektir.

Çifte Vatandaşların Vergi Yükümlülüğü Nasıl Belirlenir?

Her iki ülkede de vergi yükümlülüğü devam eder. Ayrıca kişi mülkiyet edinebildiği gibi vatandaşlık kaynaklı bazı yükümlülükleri de yerine getirmek durumundadır.

Ancak bazı hallerde iki ülke arasında anlaşmaya varılmış olan bazı konularda (sosyal sigorta, çifte emeklilik vb.) farklı düzenlemeler yapılabildiği görülmektedir. 

Çifte vergileme, vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin mukim (yerleşik) olduğu ülkede vergilendirilmesidir. Ülkeler bu istenilmeyen durumu ortadan kaldırmak amacıyla aralarında vergi anlaşmaları yapmaktadırlar (https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFileResources?objectKey=arsiv/mevzuat/uluslararasi_mevzuat/Cifte_Vergilendirme/cifte_vergilendirme.htm).

Çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik ülkeler düzenlemeler yapabilmektedirler ve yine bu kapsamda anlaşmalar ile düzenlemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.

Buna dair hususlar “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları  Çerçevesinde Vergilendirme Esasları” adlı belgede düzenlenmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.