Biber Gazı Taşımak Yasak Mıdır?

Hukukumuzda yasaklar TBMM tarafından çıkarılan kanun ile konulabilir. “Yasak”denildiği zaman yasağın ne anlama geldiği ve nasıl konulduğu önem taşır. Bu kapsamda bireysel olarak biber gazı edinimini yasaklayan bir mevzuat hükmünün bulunmadığı görülmektedir.

Ancak geçmişten bu yana ithal edilen bu araçların ithal izni olmadan getirilmesi ve satışa sunulması sunanlar bakımından idari yaptırım gerektiren bir fiildir. Ancak bireysel olarak edinme ve taşıma konusunda açık bir düzenleme yapılmamıştır.

Ayrıca bu araçların uçaklara, havalimanlarına, toplu taşıma yapılan ve polis veya özel güvenlik görevlilerince güvenliği sağlanan yerlere sokulması, kurumlara bunlarla girilmesi taşıyan kişi bakımından içeriye alınmamayı gerektiren bir eşya olarak kabul edilmesine sebep olabilir.

Basın yayın organlarında özellikle kadınların kendilerini bireysel olarak korumaları bakımından önerilen bu araçların taşınması ve kullanılmasının kimi zaman hukuki sorunları da beraberinde getirebileceği dikkate alınmalıdır.

Biber Gazı Nedir?

Biber gazı denilen savunma araçları “göz yaşartıcı gaz” diye kolluğun zor kullanma araçları arasında yer alan bir bireysel teçhizattır esas olarak. 2559 sayılı PVSK’nın 16 ncı maddesinde düzenlenen “göz yaşartıcı gazlar veya tozlar” genellikle kamu eliyle satın alınır ve bunu kullanmaya yetkili olan kolluk teşkilatları personeline tahsis edilir ve bireysel bir teçhizattır. Polis Çevik Kuvvet gibi birimlerde toplu müdahale sırasında daha geniş çaplı ve özel araçlar ile yaygın etkili olan bu gazların kullanıldığı da bilinmektedir.

Özel güvenlik görevlileri bakımından ise özel güvenlik şirketlerinde çalışan görevlilerin göz yaşartıcı gaz bulundurabilmeleri ve kullanabilmeleri için görev yaptıkları yerin bağlı olduğu il özel güvenlik komisyonundan izin alınması gerekmektedir. Aksi halde yetkisiz ve 5188 sayılı Kanuna aykırı surette bu gazı taşımaları ve kullanıma hazır bulundurmaları söz konusu olur.

Zor kullanma, bedeni ve maddi güç vasıtaları ile gerçekleştirilir. Maddi güç araçları arasında sayılan bu gazların çoğu zaman bireysel bir müdahale amacıyla kademeli olarak zor kullanma kapsamında orantılı ve direnişin niteliğine göre kullanılması gerekmektedir.

Mevzuatımızda göz yaşartıcı gazların bireysel edinimi bakımından satılması ve edinilmesi ve ithali konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. 

Biber gazı denilen savunma araçları, OC Gaz Spreyi solüsyonunun, itici gaz ile birlikte aerosol sprey kutularına doldurulmasıyla elde edilen, son kullanıcıya yönelik nihai üründür.

Ülkemizde bu tip savunma araçlarının bireysel satışı ve kullanımını açıkça düzenleyen bir mevzuat bulunmamaktadır. Bu sebeple yasa dışı yollardan sokulan ve özellikle Av ve Silah Bayileri tarafından satışa sunulan bu araçların bireysel olarak da edinilebildiği görülmektedir.

Ancak kişiye karşı onun sağlık durumu bilinmeden rastgele kullanımın ağır sonuçları olabileceği dikkate alınmalıdır. Ayrıca bir saldırı olmadan kullanılması da hukuki değildir. Kişinin bunu saldırı amaçlı kullanması da her zaman mümkündür. 

Saldırı veya savunma amacıyla kullanmanın da TCK hükümleri kapsamında ve meşru savunma çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. Ayrıca saldırıda kullanılması bu gazları silah haline getirir.

Biber Gazı Bir Silah mıdır?

Silah kavramından toplumun genelinde anlaşılan ateşli silahlardır. Toplumun silah kavramına atfettiği anlam ile 5237 sayılı TCK’da düzenlenen silah kavramı arasında derin kavramsal ve önemli farklılar mevcuttur. 

TCK Md. 6/1-f’de silah kanunun uygulanması bakımından saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her şey olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda TCK’nın uygulanması kapsamında meydana gelen bir olayda kullanılan ateşli silah, biber gazı, terlik, bıçak, fırlatılan telefon ve ayakkabı gibi her türlü eşyanın silah olarak sayılması ve olayın cereyan ediş şekline göre yargılamada silah kabul edilmesi mümkündür.

Biber Gazı Taşımak Suç mudur?

Hukukumuzda suç ve kabahatler ayrımı yapılmıştır. Suçlar genel anlamda TCK ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Bu kapsamda kabahatler ise yaklaşık 300 kanunda düzenlenen ve karşılığında idari yaptırım uygulanması gereken haksızlıklardır. Biber gazı taşımak bu düzenlemeler bakımından ancak bir kabahat kabul edilebilir. 

Genellikle kişi üzerinde taşınan göz yaşartıcı gazın, edinimi bakımından öncelikle satışın yapıldığı yerin buna yetkili olması, satışın hukuka uygun olması ve satılan gazların da kanuni yollardan ülkeye getirilmiş olması gereklidir. Bu kapsamda satışı hukuka uygun olan bir gazın edinimi de bireysel olarak suç veya kabahat teşkil etmeyecektir.

Ancak İçişleri Bakanlığı bilgilendirmelerinde yer aldığı üzere kolluk kuvvetleri ile özel güvenlik kurum ve kuruluş ihtiyaçlarının karşılanması amacı dışında hiçbir kişi veya kuruluşa biber gazı ithal izni uzun yıllardır verilmemektedir.

İçişleri Bakanlığı açıklaması esas alındığında satılan biber gazlarının hemen hemen tamamı ithal izni verilmemiş eşya niteliğindedir ve ithal izni olmadan ülkeye sokulmakta ve satılmaktadır. Dolayısıyla satışa arz edilen bu gazların edinimi konusunda mevzuat boşluğu var olsa da ülkeye girişine dair kısıtlamaların var olduğu ve satan işyerleri ve bu ürünleri pazarlayanların ithalat izni bulunmadığı görülmektedir. 

Bu gazların ağırlıklı olarak kullanımı esnasında ortaya çıkan durumun TCK hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gereklidir. TCK Md. 25 kapsamında kendisine ve başka birisine yönelen haksız bir saldırıyı defetmek ve engellemek amacıyla bu saldırıyı yapan kişiye karşı biber gazı kullanmanın koşulları oluştuğunda meşru savunma olarak kabul edilmesi ve hukuk uygunluk sebebi kabul edilerek kişiye ceza verilmemesi mümkündür.

Diğer yandan meşru savunma sınırının aşılması ve saldırıyı defetmeye yönelik orantısız ve saldırının niteliğine göre daha ağır nitelikte gaz kullanılmış ve karşı tarafta buna göre bir bedensel zarar meydana gelmişse bundan gazı kullanan kişi sorumlu olabilecektir.

Ayrıca bazı hallerde gazın kullanımı, kişinin mevcut olan hastalıklarını (solunum yetmezliği, kalb kirizi, enfeksiyon rahatsızlığı) tetikleyerek kullanım sonrasında beklenmedik durumlara ve ölümler ile kalıcı yaralanmalara sebebiyet verilebilir. Bu gibi hallerin de dikkate alınarak bireysel kullanımda fayda bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.