Eski deyimle “ihzar” (hazır etme), bir kişinin zor kullanmak suretiyle bulunması gereken yerde hazır edilmesi ve bunun hukuken geçerli bir karara dayanmasıdır. Zorla getirme CMK Md. 146 kapsamında hakkında tutuklama kararı verilmesi için yeterli sebep bulunan şüpheliler; yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan kişiler ile adli işlemler için çağrılıp da davete uymadığı takdirde zorla getirileceği tebliğ edilen kişiler hakkında uygulanabilir.
Zorla getirmenin bir özgürlük kısıtlaması olarak koruma tedbiri olduğu ve kişinin özgürlüğünü hakkında yapılacak adli işlem tamamlanıncaya kadar kısıtlamayı gerektirdiği ve çoğu zaman kişinin çıkarılacağı merciye götürülüp işlemleri sona erinceye kadar kolluk birimlerinde bekletilen ve tutulan kişinin hakkında gözaltına benzer bir işlem yapıldığı kabul edilmektedir.
Kimler Hakkında Zorla Getirme Kararı Çıkarılabilir?
Zorla getirme soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin eksiksiz ve gereği gibi yapılabilmesi ve gecikmeden ifası bakımından şüpheli ve sanık gibi suç faili şüphesi altında olan kişiler ile tanık, mağdur, müşteki, suçtan zarar gören ve bilirkişi hakkında da uygulanabilen bir adli işlemdir ve kolluk eliyle icra edilir.
Çağrıya rağmen adli mercilere gelmeyen/başvurmayan bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.
Meşruhatlı davetiye ile usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen mağdur veya müştekiler zorla getirilir. (CMK 44).
Zorla Getirme Kararı Nasıl Uygulanır?
Zorla getirme kararı GÜNLÜ ve GÜNSÜZ olmak üzere kolluk işlemi olarak ikiye ayrılmaktadır.
Kişinin belirli bir gün ve saatte hazır edilmesi şeklinde olan zorla getirme emri GÜNLÜ olarak kabul edilir; GÜNSÜZ zorla getirme ise hazır edilmesi istenilen kişinin herhangi bir zaman sınırlaması olmaksızın getirilmesi istenilen adli merciye götürülmesi ve orada gerekli ifade alma ve diğer işlemlerin tamamlanması için bulundurulmasıdır.
CMK Md. 146/5 gereğince zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder. Haklı görme bakımından süreler işleme konu kişinin elde edilmesi, bulunduğu yer, götürüleceği yer, götürme şekli ve ulaşımı gibi bir dizi faktöre göre kollukça takdir edilmeli ve özgürlük kısıtılamasının yasal azami süreleri ve ulaşım süreleri dikkate alınmalıdır.
Çoğunlukla ve genellikle GÜNLÜ zorla getirme işlemleri öncesinde kolluk kişiyi bilgilendirir ve bilgilendirme sonrasında bulunduğu yerden hemen hazır edileceği zaman diliminden 24 saat öncesinde onu temin ederek veya kontrolü altına almak ya da kolluk birtiminde uygun bir zamanda hazır etmek suretiyle uygun görülen mahalde veya kolluk birimlerinde beklemesini sağlar ya da hazır edilmesine esas olmak üzere diğer tedbirleri icra ederek kişiyi o saatte hazır eder.
Götürme işlemi bakımından kolluk ulaşım ve zaman itibariyle gerekli tedbirleri alır ve işin icrası için adli merciler ile teması sağlar.
GÜNSÜZ zorla getirmede ise kişi evinden alınarak veya kamusal bir alanda ise orada hemen yakalanmak suretiyle gecikmeksizin hazır edilmesi gereken merciye derhal götürülür ve hakkında zorla getirmeye esas alınan adli işlemlerin icrası sağlanır. Ancak bu işlemlerde azami bekletme ve özgürlük kısıtlaması sürelerine uyulmalıdır.
Zorla getirme aynı zamanda, icra edilme şekli itibariyle çağrı kağıdı ile davet edilmeye göre daha inzibati ve cebri yöntemleri de içeren bir hazır bulundurma işlemidir.
Tanık İçin Zorla Getirme Mümkün Mü?
Tanıklar ve bilirkişiler esas olarak çağrı kâğıdı ile çağrılır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir ve açıklanır. Tutuklu işlerde, aciliyet gerektiren ve işin icrası bakımından gerekli olan durumlarda ve bazı hallerde bilirkişi ve tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Mahkeme, duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve saatte hazır bulundurulmasını kolluğa yazılı olarak emredebilir. Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanabilir (CMK 43).
Zorla getirme kararına rağmen gelmeyen tanık veya bilirkişi hakkında yakalama kararı verilemeyeceği kabul edilmekle birlikte usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık veya bilirkişiler zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir.
Tanığın CMK ile zorla getirmeye tabi tutulmasına olanak sağlanmıştır ve yargılamanın hızlı sonuçlanması bakımından gerektiği hallerde adli merciler bunu uygulamaktadır.
Zorla Getirme Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
Zorla getirme fiilen icra edilmekle son bulan ve verilen tarihe kadar icra edilememesi halinde ise konusuz kalan bir işlemdir. Diğer yandan süreye bağlı olarak GÜNSÜZ verilen zorla getirme halinde ise bunun belirli bir süre icra edilmeyi bekleyeceği ve icra edilmekle son bulacağı açıktır.
Zorla getirme verildiği anda muhatap kişi tarafından öğrenilmiş ve duruşmada alınmış ise veya Cumhuriyet savcısınca verilerek uygulanması istenmiş ise itiraz mercilerine itirazda bulunmak ve zorla getirme sebepleri ve alınan karar bakımından yasal gerekçeleri sunarak kaldırılmasını talep etmek hak aramanın bir gereğidir. Ancak CMK Md. 146’da açıkça itiraz kurumu zorla getirme bakımından düzenlenmemiştir.
Zorla getirme yargılamanın sağlıklı işlemesi bakımından adli mercilere verilmiş bir yetkiye dayanır ve kanuni koşulları mevcut olması halinde sıralanan kişiler hakkında ve ağırlıklı olarak elde edilemeyen sanık ve şüpheli hakkında uygulanır.
Zorla Getirme Kararı Kim Tarafından Verilir?
Soruşturma aşamasında esas olarak Cumhuriyet savcısı, bazı hallerde ise Sulh Ceza Hakimi zorla getirme kararı verebilir.
Kovuşturma aşamasında ise bu yetki yargılamayı yapan hakim veya heyet halinde görev yapılan yerlerde mahkeme başkanına aittir.