Tevsii Tahkikat

Tevsii Tahkikat_

Tevsii Tahkikat (Kovuşturmanın Genişletilmesi)

    Tevsii tahkikat 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş uygulama ve Yargıtay kararları ile oluşmuş bir kurumdur. Tevsii tahkikat soruşturmanın veya kovuşturmanın genişletilmesi anlamına gelir. Taraflar tevsii tahkikat talebinde bulunarak delillerin tartışılması aşamasında daha önce araştırılmayan, incelenip tartışılmayan yahut taraflarca ileri sürülmemiş yeni delillerin toplanmasını isteyebilirler. Bu adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerinin de gereğidir.

    İddianamede yer almayan delillerin kovuşturma aşamasında araştırılması ve tartışılmasını sağlar. Tevsii tahkikat ile taraflara, yargılamada geriye dönük olarak delil ileri sürme imkanı sağlanmış olur.

    Tevsii Tahkikat Ne Zaman Talep Edilebilir?

    Tevsii tahkikat yargılamanın her şamasında talep edilebilir. Mahkeme nihai kararını verene kadar tarafların tevsii tahkikat talebinde bulunması mümkündür. Tevsii tahkikat duruşma yani delillerin tartışılması aşamasında ortaya çıkan bir durumdur. Hatta istinaf aşamasında dahi duruşma açılabilir ve tevsii tahkikat talebinde bulunmak mümkündür.

    İddianamede yer almayan ancak sonuca etkili delillerin ortaya çıkması ya da iddianamede belirtilen delillerin yetersiz olması hallerinde her safhada tevsii tahkikat talebinde bulunulabilir. Zira ceza yargılamasında amaç maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır ve bu nedenle re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenledir ki hakim, bu geniş takdir yetkisi ile esasa etkili olduğunu düşündüğü delilleri gerek tevsii tahkikat talebi doğrultusunda gerekse de re’sen toplama yetkisine sahiptir.

    Mahkeme Kovuşturmayı Genişletme Talebini Reddedebilir Mi?

    Kovuşturmanın genişletilmesi talebini alan mahkeme, bu talep konusunda kabul veya red kararı verecektir zira aksi halde eksik inceleme ile nihai karar vermiş sayılacaktır. Mahkeme kovuşturmanın genişletilmesi talebinin esasa etkili olduğu kanaatine varırsa bu talebi kabul eder. Talebin yargılamanın esasına ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına bir katkı sağlamayacağı hallerde mahkeme kovuşturmanın genişletilmesi talebini usul ekonomisini de göz önüne alarak reddedecektir. Ancak yerinde olmayan red kararları savunma hakkının kısıtlanması ve eksik inceleme sonucunu doğurabileceğinden mahkeme bu talep konusunda dikkatli karar vermelidir.

    Sanık da ceza yargılamasının süjelerinden biri olduğundan tevsii tahkikat talebinde bulunma hakkı vardır. Bu talep duruşmada sırasında sözlü olarak bildirilebileceği gibi yazılı olarak da bildirilebilir.

    Tevsii Tahkikat Kararı Kesin Midir?

    Tevsii tahkikat kararı bir ara karar olduğundan kesin karar mahiyetinde değildir ve talebin reddi yahut kabulüne karar verilmesi halinde ilgililer bu karara karşı itiraz edebilirler. Bu bakımdan mahkemenin tevsii tahkikat talebinin kabulü yahut reddi kararından dönmesi mümkündür.

    Tevsii Tahkikat Süreci Ne Kadar Sürer?

    Tevsii tahkikat süreci her somut olayın özelliğine göre farklı şekilde işler. Bazen tevsii tahkikat gereği tanık dinlemek, keşif yapmak, bilirkişi incelemesi yapmak vs. gibi zaman alan delillerin toplanması gerekir. Bu hallerde ilgili delil dosyaya intikal edene kadar tevsii tahkikat süreci devam edecektir.

    Kovuşturmanın Genişletilmesi Hangi Hukuki Sonuçları Doğurur?

    Tevsii tahkikat talebinin kabulü halinde mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanması için ara karar kurar. Bu deliller toplanıp, tartışılmadan nihai kararını vermez

    Tevsii tahkikat talep eden sanığın bu talebi mahkeme tarafından reddedilirse, savunma hakkının kısıtlanması sonucunun doğmaması için sanığa esas hakkında savunma sunmak üzere süre verilmelidir. Bu durum genellikle esas hakkında mütalaadan sonra gerçekleşir.

    Mahkeme esasa etkili olmayan, dosyaya yenilik katmayan ve yargılamayı uzatmaya matuf tevsii tahkikat taleplerini kabul etmez.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İlginizi çekebilecek makaleler

    Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

    Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

    Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

    7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

    Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

    Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

    Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

    Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

    Evlenme Yasağı Nedir?

    Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.