Oy Kullanmama Cezası Nedir?

Oy kullanmama cezası nedir ve ne kadar

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Seçim Kanunları uyarınca oy kullanmak hem bir hak hem de bir vatandaşlık ödevidir. Oy kullanmayan seçmenler için cezai müeyyide öngörülmüştür. Kişinin geçerli bir mazereti olmaksızın oy kullanmaması halinde yetkili merciler eliyle hakkında idari yaptırım uygulanması benimsenmiş olmakla birlikte ülkemizde fiilen bu yaptırımın uygulanmadığı görülmektedir.

           298 sayılı Kanun’un “Sandık düzeni ve oy verme ile ilişkin suçlar” başlıklı 158 inci maddesinde 2008 yılında yapılan değişikliğe göre “Sandık başında bu Kanuna göre oy verme yönünden kendisine yükletilmiş olan ödevleri ihtara rağmen yapmayan seçmenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır ve Kanun’un 175 inci maddesine göre de “Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.”

          2972 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un Geçici 4’üncü Maddesinde ise mahalli seçimler bakımından özel düzenleme yapılmıştır.“Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk seçimde, seçmen kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yerinde bulunduğu halde mahalli idareler ile mahalle muhtarlıkları ve ihtiyar heyetleri seçimlerine hukuki veya fiili mazereti olmaksızın katılmayanlar, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından 2.500 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak seçim gününden sonraki üç ay içinde hukuki veya fiili mazeretini bildiren ve mazereti ilçe seçim kurulu başkanınca geçerli görülenlerden bu para tahsil edilmez.”

          298 sayılı Kanun’da Cumhuriyet savcısı idari para cezası uygulamaya yetkili kılınmışken, 2972 sayılı mahalli seçimlere dair özel düzenleme yapılmış ve İlçe Seçim Kurulu Başkanı yetkili kılınmıştır. Ancak bu cezanın halihazırda ne kadar uygulanacağını belirlemek mümkün değildir.

          İki kanun hükmü arasında uyumsuzluk bulunmaktadır.

          Kamuoyunda bilinen ve hukuk sitelerine yansıyan yanlış bilgilere göre Kanun’un 25 inci maddesinde bir ceza düzenlenmemiştir.

Oy Kullanmama Cezası Ne Kadardır?

İdari para cezaları, bu konuda genel kanun olan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17/7 maddesi gereğince uygulandığı yılın sonunda belirlenen yeniden değerleme oranına göre artırılır ve artırımlı miktar gelecek yılın 1 Ocak tarihinden itibaren 31 Aralık gününe kadar geçerli olur.

Oy Kullanmama Cezası 2025 Yılında Ne Kadar?

2025 yılı itibariyle yeniden değerleme oranı ile genel seçimlerde oy kullanmamanın cezası 5.951 TL olmuştur ve 2026 yılı için de artırım yapılacaktır (Para cezası miktarına dair verilen bilgilerin çoğu zaman yanlış olduğu ve yeniden değerleme oranları gözetilmeden alındığı ve eski parasal değerler ile yeni parasal değerlerin birbirine karıştırıldığı görülmektedir). Ancak YSK tarafından bu cezanın 2025 yılı için 750 TL olarak açıklandığı ifade edilmektedir.

1984 yılında yürürlüğe giren 2972 sayılı Kanun’da düzenlenen mahalli seçimlerde oy kullanmamanın cezasının ise halen ne miktarda uygulanacağı konusunda açıklık ve hesaplanabilirlik bulunmamaktadır.

YSK’nın belirlenen idari para cezalarını değiştirmeye veya yeniden belirlemeye yetkili olmadığı ve kanunlarda bu konuda geniş bir yetki verilmediği, sadece var olan idari para cezası miktarlarını 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri gereğince yeniden değerlemeye ve bunu da belirlenen oranlarda yıllık yapmaya yetkili olduğu görülmektedir.

Kanunlarda Cumhuriyet savcısı ve il/ilçe seçim kurulu başkanları idari yaptırımı uygulamakla yetkili kılınmıştır. Mahalli seçimler ve genel seçimler bakımından yapılan bu ayrımın da karışıklığa ve uygulamada sorunlara neden olduğu görülmektedir.

Diğer yandan demokratik bir hak olan oy kullanmanın icra edilmemesi halinde yaptırıma tabi kılınması da tartışılması ve demokrasinin unsurları bakımından ve kişinin iradesine etki etme yönüyle incelenemesi ve değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Oy Kullanmama Cezası Her Seçimde Uygulanır Mı?

Bu konuda idari mercilerin düzenli ve yerleşlik bir uygulama yapmadıkları ve dönem dönem hiç ceza uygulanmadığı ve kanundaki yaptırımın fiilen uygulanmadığı görülmektedir.

Oy Kullanmama Cezası Nasıl Sorgulanır?

Uygulanan ceza Vergi Dairesine kesildiği anda yansımaz ve amme alacağı vasfı kazanmaz. Kesilen ceza, genel olarak kesildiği tarihten 1 ay sonra amme alacağı statüsü kazanır ve vergi borcuna ilişkin tahakkuk belgesi düzenlemesiyle e-devlet bilgilerinizde görünür hale gelir.

Oy Kullanmadığımda Ceza Bildirimi Nasıl Yapılır?

Kesilen ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Tebliğ edilmesiyle cezaya itiraz süresi başlar ve cezanın tahsili tebliğinden itibaren 15 gün içersinde yapılırsa 1/4 oranında cezada indirim yapılır.

          15 günlük süre geçtikten sonra kesinleşme söz konusu olur ve idari yaptırım karar tutanağında gösterilen miktarda tahsil edilir ve indirim yapılmaz.

Oy Kullanmama Cezasına İtiraz Edilebilir Mi?

5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri çerçevesinde idari yaptırım kararına karşı süresi yani 15 gün içinde itirazda bulunabilirsiniz ve itiraz edilmediği takdirde ceza kesinleşir ve tahsil edilmek üzere yaptırımı uygulayan merci tarafından tahsili yapılmak üzere Vergi Dairesine gönderilir.

          İdari yaptırım kararları aleyhine Sulh Ceza Hakimliklerine itiraz başvurusu yapılabilir. İtiraz usulü 5326 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir ve seçimle ilgili idari yaptırımı düzenleyen kanunlarda açık bir hükme yer verilmediği sürece oy kullanmama cezasına itiraz usulü bu kanuna göre yapılmaktadır. İtirazda neden oy kullanılamadığı, yasal gerekçeleri ve mazeretin ne olduğu ve oy kullanmayı fiilen engelleyen ve haklı görülebilecek nedenlerin ortaya konulması ve bunun belgelerinin itiraz dilekçesinde ibraz edilmesi gereklidir. Kabahatlere uygulanan işlemler bakımından itirazın reddi halinde bu kararların parasal değerlere bağlı olarak kesinleşmesi söz konusu olur.

          5326 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin onuncu fıkrası gereğince 15.000 TL dahil  ve daha az miktarda olan idari para cezalarına karşı yapılan başvurular hakkında verilen kararlar kesindir ve bunlar bakımından kanun yolu kapalıdır. Daha üst değerdeki cezalar için ise son karara karşı CMK hükümleri dairesinde üst mahkemeye itiraz yolu bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.