Karşılıksız Çek Nedir?
Vadesi gelmiş ve ibraz edilmiş çekin banka tarafından kısmen veya tamamen o çeke uygun yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle muhataba ödemenin yapılamamasına “karşılıksız çek” denir. Çek, TTK hükümleri gereğince bir ödeme aracıdır ve ticari yaşamda itibar edilen ve kullanılan bir ödeme vasıtasıdır.
Karşılığı bulunmadığı için çeke ilişkin ödemeyi yapamayan banka çek üzerine “KAŞILIKSIZDIR” ibaresini basar ve muhatap artık işlem yapamadığı bu ödeme aracı ile hakkını aramaya çalışacaktır.
Çek mevzuatı ülkemizde en çok değişen ve ticari yaşamda etkili olan düzenlemelerdir. Etki alanı itibariyle belirli dönemlerde gündeme gelen bu mevzuat bakımından son dönemde yürürlüğe giren hükümler dairesinde karşılıksız çeke dair durumun incelenmesi gerekmektedir.
Karşılığı Çıkmayan Çek Hakkında Ne Yapılmalıdır?
Karşılığı çıkmayan ve karışılıksızdır ibaresini taşıyan çek hakkında öğrenme tarihinden itibaren 3 ay içerisinde İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunulmalıdır.
5941 sayılı Kanun hükümleri dairesinde süresi içerisinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmadığını tespit eden banka personeli, çeki ibraz eden hamilin talebi doğrultusunda çekle ilgili “karşılıksızdır” işlemi yapmakla yükümlüdür. Bu işlemin yapılabilmesi için süresi içinde bankaya çekin ibrazı gereklidir.
Kanuna göre karşılıksız çek keşide etme suçu şikâyete bağlıdır.
Şikâyet, icra ceza mahkemelerine yapılmalıdır.
İcra Ceza Mahkemesi’nce dosya açılarak, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren çeki keşide eden hakkında bu kapsamda yargılama yapılır.
Yetkili mahkeme ise çekin ibraz edildiği yer, muhatap banka/hesap şubesinin bulunduğu yer, şikâyetçinin veya hesap sahibinin yerleşim yeri olabilmektedir. Kanun, çek heabı açılması bakımından bazı yükümlülükleri yerine getirmekle bankayı sorumlu kılmıştır.
Karşılıksız Çıkan Çek Hakkında Hangi Yaptırımlar Uygulanabilir?
Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.
“Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.
Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.
Suça ilişkin yaptırımlar şöyledir:
- Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Bu suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz.
- Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder.
- Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.
- Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
- Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
- Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
- Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilir.
- Çek Kanunu birinci fıkrası kapsamında düzenlenen suçlara ilişkin verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.
- Tacirin ticarî işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlisi hakkında elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
- Çek düzenlenmesi ve karşılıksız işlemi yapılması bakımından Kanunda çok sayıda yukarıda sayılan dışında cezai hükme yer verilmiştir.
Çek Hesabı Açma Yasağının Kaldırılması
Kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir.




