İşyeri Kapatma Kararı Neden Verilir ve Kararın Yasal Dayanakları ile Uygulama Şartları Nelerdir?

İşyeri Kapatma Kararı Neden Verilir ve Kararın Yasal Dayanakları ile Uygulama Şartları Nelerdir_

İşyerlerine Dair Yönetmelik’in 7. maddesine göre;

– İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulur.

– Çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal, yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmadığının tespit edilmesi halinde iş durdurulur.

Kapatılmasına karar verilen iş yerlerinde işyeri mühürleme işlemi de gerçekleştirilir. İş yeri kapatma nedenlerini düzenleyen kurallar çeşitli mevzuat hükümleri ile düzenlenmiştir. Bu nedenle bunları tek bir yasa ya da yönetmelikte bir arada bulmak mümkün değildir. Genel olarak iş yerinin kapatılması nedenleri şunlardır;

– Ruhsatsız iş yerleri hakkında kapatma kararı verilir, bu anlamda ruhsat veren belediyenin işyerini kapatması da mümkündür.

– Eksikliklere rağmen ruhsat verilmesinden itibaren on beş gün içinde bu eksiklikleri ve mevzuata aykırılıkları gidermeyen iş yerleri kapatılır. işyeri ruhsat iptali ruhsatı veren makamca gerçekleştirilir.

– Ruhsat yenilenmesi gereken hallerde üç aylık süre içinde idareye başvurulmaması ve idare tarafından verilen on beş günlük süre içinde de ruhsat yenilenmemesi halinde iş yeri için kapatma kararı verilir.

– 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salȃhiyet Kanunu’nun 8. maddesine göre bir yıl içinde bir iş yeri üç defa faaliyetten men edilirse, maddede yer alan fiillerin tekrarlanması halinde iş yerinin ruhsatı iptal edilir ve iş yeri hakkında kapatma kararı verilir.

– Birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerde sorumlu müdür bulunmaması ya da sorumlu müdürün yalan beyanda bulunması halinde bu aykırılığın giderilmesi için on beş günlük süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde iş yerinin ruhsatının iptal edilmesine karar verilir.

İşyeri Kapatma Kararına İtiraz ya da İptal Mümkün Müdür ve İdari Yargıda İtiraz Süreci Nasıl İşler?

İşyeri kapatma kararı idari bir yaptırım olduğundan, kapatılan işyerinin sahibi bunun iptali için idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Bu iptal davası, işyeri kapatma kararının tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır.

İptal davası açmadan evvel kapatma kararını veren idari makamın bir üst makamına itirazda da bulunulabilir ancak bu mecburi değildir. Bu itiraz kapatma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. İtiraz başvurusu altmış günlük iptal davası açma süresini durdurur. İdare bu itiraza otun gün içinde olumlu ya da olumsuz bir yanıt vermezse zımnen itirazı reddetmiş sayılır. İtirazın açık reddinin tebliğinden ya da zımni reddin gerçekleştiği tarihten itibaren itiraz ile durmuş olan iptal davası süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle açık ya da zımni red hallerinde devam etmeye başlayan idari dava açma süresi geçirilmeden iptal davası açılmalıdır.

“İdari Yargıda İtiraz Süreci Nasıl İşler?” sorusu vatandaşlar tarafından cevabı sıkça merak edilen sorulardandır. İptal davasında idari işlemin yetki, sebep, konu, amaç ve şekil yönünden hukuka aykırı olup olmadığı değerlendirilir. Bu dava kapsamında talep halinde ve telafisi mümkün olmayan zararların gündeme gelmesi söz konusu ise mahkeme iş yeri kapatma kararının yürütmesinin durdurulmasına da karar verebilir. İptal davasında yetkili mahkeme iş yerinin kapatılmasına karar veren idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İdare mahkemesi yargılama sonunda davanın kabulü ile iş yeri kapatılmasına dair idari işlemin iptaline ya da davanın reddine karar verebilir.

İşyeri kapatma kararı mahiyetinde olmayan ve iş yerinin faaliyetlerinin durdurulmasına yol açan başka bir karar türü de iş yerinin faaliyetten men edilmesi kararıdır. Bu karara karşı ise iş yerinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine altı gün içinde itiraz edilebilir. Bu konuda iş mahkemesince verilecek karar kesindir. Bu bakımdan iş yeri kapatılması ve iş yerinin faaliyetten men edilmesi (faaliyetinin durdurulması) kararlarını karıştırmamak da fayda vardır.

İşyeri Sahibinin Hakları Nelerdir?

İş yeri sahibinin iş yeri kapatma kararına karşı itiraz ve idari işlemin iptali için dava açma hakkı vardır. Hukuka aykırı kapatma kararlarına karşı yasal süreleri kaçırmadan itiraz ve dava yollarına başvurmak elzemdir.

İtiraz Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

İş yerinin kapatılmasına karar veren idari makama itiraz etmek için yazılacak dilekçede olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Dilekçede olaylar; dayanılan hukuki nedenler; iş yeri kapatma kararının yetki, sebep, konu, amaç ve şekil yönünden hukuka aykırılıkları; bu kararın neden olduğu olumsuzluk ve zararlar ile bunlara ilişkin deliller eksiksiz olarak yer almalıdır. Dilekçenin talep ve sonuç kısmında kararın iptali ve varsa yürütmenin durdurulması talebi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine dair talepler açıkça belirtilmelidir. Bu konuda uzman bir avukattan yardım almakta fayda vardır.

İşyerinin Kapatılması Halinde Maddi Zararların Tazmini

İş yerinin kapatılması nedeniyle maddi zarara uğrayan iş yeri sahibi, bu kararı veren idari makama karşı, maddi zararının tazmini talebi ile tam yargı davası da açabilir. Tam yargı davası, idarenin iş ve eylemleri nedeniyle zarara uğrayanların zararlarının tazminini sağlama amacını taşıyan davalardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.