İstirdat kavramı, bir şeyi geri almayı ve kurtarmayı ifade eden bir tanımlamadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen istirdat davası, haksız yapılan icra takibi sebebiyle borcu ödemek zorunda kalan ve aslen borçlu olmayan kişinin bir yıl içerisinde dava açarak ödediği tutarı veya hacze konu olan malını geri almasını ifade etmektedir.
Menfi tespit davası açmanın mümkün olmadığı ve borcun ödendiği hallerde açılan bir dava türüdür.
Kanun’un Md. 72/6-7 maddesi hükümleri;
“…Borçlu, menfi tesbit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir….” şeklindedir.
İstirdat davası, haksız yapılan icra takibi ile icra tehdidi altında var olmayan borcu ödemek zorunda kalan kişinin, ödeme yaptığı bedeli geri alması amacıyla açılan bir dava türüdür ve ancak borç ödendikten sonra açılabilir, borç ödenmemişse geri alınacak bir mal/bedel de söz konusu olmayacaktır. Bu hallerde ise menfi tespit davası açılabilecektir.
İstirdat Davası Hangi Durumlarda Açılır?
İstirdat davasının açılabilmesi bakımından bazı koşulların birlikte var olması gereklidir. Buna göre;
*Haksız bir icra takibi olmalıdır.
*Ödeme icra takibi sebebiyle ve icra takibi tehdidi altında yapılmış olmalıdır.
*Ödemenin yapılmasına esas olan alacak bakımından geri alma mümkün olmalıdır.
*Ödeme yapıldıktan sonra 1 yıldan fazla bir zaman geçmemiş olmalıdır.
İstirdat Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Borcun ödenmesinden itibaren 1 yıl içerisinde bu davanın açılması gerekmektedir.
Bu süre hak düşürücüdür ve sürenin geçmesiyle artık bu davanın açılması mümkün olmayacaktır.
Bu davanın açılamadığı hallerde 6098 sayılı TBK hükümleri kapsamında ödemeyi yapan kişinin Md. 77 gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak da alacağına geri ulaşması mümkündür.
Borcun bir kısmı ödenmiş ise bunun için de istirdat davası açılması mümkündür.
Haksız İcra Takibine Karşı İstirdat Davası Açılabilir Mi?
Zaten istirdat davası haksız tahsil edilen bir borçla ilgili bir davadır ve borcu olmayan kişiden hukuka aykırı surette başlatılan icra takibi ile tahsil edilen paranın ya da borcun karşılığı olarak haczedilen malların geri alınmasını amaçlamaktadır.
Davanın Kabulü Halinde Yargılama Giderleri Kime Yüklenir?
İstirdat davası genel mahkemelerde açılır. Ancak uyuşmazlığın türüne göre iş mahkemeleri, tüketici mahkemelerinde dava açılması gerekebilir. Uyuşmazlık bakımından görevli mahkeme berlilenmeli ve uyuşmazlık konusunda arabuluculuğa başvurma zorunluluğu var olup olmadığı tartışılmalıdır.
Malvarlığını ilgilendiren ve dolayısı ile konusu para olan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemeleri olduğundan (HMK m.2) istirdat davasında da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi iken yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir.
İstirdat davasında HMK’da düzenlenen yargılama usulü kapsamında genel ispat kuralları geçerlidir. Kanunda Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur denilmektedir. Bu davada Davacı borçlu, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi sonunda verdiğini ispat etmelidir.
İstirdat davası, davacı-borçlu olduğu iddia edilen kişi lehine sonuçlanırsa yani KABULÜNE karar verilirse, icra takibinde ödediği paranın, harç ve giderleriyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilir. Ayrıca davalı alacaklı bu dava dolayısıyla yargılama giderlerini ödemeye de mahkum edilir.
İstirdat davası sonunda verilen hüküm de kesin hüküm oluşturur. İstirdat davası sonunda icra inkar tazminatına hükmedilmez. Ancak menfi tespit davasına sonradan istirdat davası şeklinde devam edilmiş ve davacı borçlu lehine dava sonuçlanmışsa, borçlu lehine tazminata karar verilir; şayet dava alacaklının lehine sonuçlanmışsa, bu durumda takip durmadığı için alacaklı bir zarara uğramadığından alacaklı lehine tazminata karar verilmez.