İcra takibi başlatılması bakımından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu geniş ve kasamlı düzenlemeler içermekle birlikte hiçbir borç/alacak ilişkisi olmadan da bir kişinin hakkınızda icra takibi başlatması mümkündür.
Bu kapsamda İcra Dairesince düzenlenen Ödeme Emri’nin tebliğ edilmesi halinde dikkat etmeniz gereken hususlar önem taşımaktadır. Buna göre;
İlk olarak yapmanız gereken borcun neye ilişkin olduğu ve tebligatla ilgili evraka doğru bilgilerin girilmiş olmasıdır. Bu sebeple PTT görevlisince getirilen bu resmi tebligatın derhal incelenmesi ve kayda giren bilgilerin doğruluğunun kontrolü gerekir.
İkinci olarak borcun ve talebin neye ilişkin olduğudur. Ayrıca tebligatla süreler işlemeye başlar.
Üçüncü olarak ödeme emri bakımından borca dair itiraz ve şikayet söz konusu olup olmayacağı değerlendirilmelidir. Borcun var olup olmadığı, sürecin hukuka uygun olup olmadığı, borç gösterilen miktara itiraz ve diğer konularda bir hata yanlışlık varsa bunlar belirlenmeli ve gerekli itiraz belgeleri ile birlikte İcra Dairesine ya da Mahkemeye sunulmalıdır. Ayrıca yetkili olmayan icra dairesince takip yapılamaz ve bu konu da inclenmelidir. Detaylı bir inceleme için avukat yardımı alınmalıdır.
Dördüncü olarak icra ödeme emrinin dayanağı önem taşır. İlamlı yani bir mahkeme kararına dayalı ödeme emri ile ilamsız yapılan icra takibi farklılık taşır. İlamlı icrada itirazın bir anlamı bulunmamaktadır dayanağı bakımından itiraz ancak hata ve yanlışlık varsa ona dair yapılabilir. İlamsız ödeme emrinde ise gerekli işlemleri yapmak ve itirazları sunmak gerekir.
Ödeme emri sonrasında süresinde mal beyanında da bulunmak gereklidir. Ödeme emri aynı zamanda mal beyanına ilişkin ihtaratı da içerir ve bu bilgilendirme gereğince cebri olarak takibi yapılan icra bakımından İcra Dairesine mal beyanında bulunmak gereklidir. Ayrıca kira takibine konu kambiyo senedi söz konusu ise buna dair ödeme emrinin daha titiz ve süreler yönüyle detaylı incelenmesi gereklidir.
Süresi içerisinde hazırlanan itiraz ve şikayet dilekçeleri yetkili merciye sunulmalıdır.
Bunun yanında e-devlet üzerinden icra takibi de yapılabilir. Bu kapsamda gelen icra ödeme emrinin UYAP sisteminde mevcut olup olmadığı ve diğer hususlar kontrol edilmelidir.
Ödeme emrine rağmen mal beyanında bulunulmaması halinde Kanun hükmü gereğince şikayet üzerine kişi hakkında tazyik (zorlama) hapsi uygulanabilir. İcra takibinde yasal süresi içinde (ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün) mal beyanında bulunmama halinde İcra Ceza Mahkemesi tarafından azami süresi 3 ay olmak üzere kişi hakkında zorlama hapsi uygulanmasına karar verilebilir. Bu ceza, kişiyi mal beyanında bulunmaya zorlamak içindir ve beyan yapıldığında kişinin serbest bırakılması gerekir.
Açıklandığı üzere icra takibine düşen kişi, gelen ödeme emri bakımından başta tebligat olmak üzere her aşamada yapacağı işlemler yönüyle ve özellikle mal beyanında ve itirazda bulunmak bakımından hemen ve gerekli mercilere itiraz ve şikayetini sunmalıdır.
Bizi aramaktan (www.or.av.tr) çekinmeyin ve uzman avukatlarımızın desteğini alarak hukuki işlemlerinizi takip edin.




