Dolandırıcılıkta “Banka Hesabını Kullandırtma” Suçlarından

Beraat ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararları

1.OLAY:

Müvekkil kadın T. Y. hakkında Bandırma CBS tarafından banka hesabını dolandırıcılık amaçlı kullandırttığı ve dolandırıcı suç failleri ile birlikte hareket ettiği isnadıyla iddianame tanzim edilmiş ve adı geçenin bir telefon satışı işlemi karşılığında tahsil edilen 1.350 TL paranın hesabına yatırılmasından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Esas dolandırıcı olan ve Müvekkil kadının hesabını paranın gelmesi için dolandırılan kişiye veren sanık ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde suçun işlendiği sonucuna varılmıştır.

            Yapılan yargılama sonucunda Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinde savunmamıza uygun olarak;

            *Suça sürüklenen çocuk Kamil A.un facebook isimli sosyal medya sitesinin marketplace isimli ara yüzünde verdiği ilan aracılığıyla telefon satacağından bahisle aldattığı müşteki Serdar A.’ten 1.350,00 TL haksız menfaat elde etmek suretiyle üzerine atılı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit kabul edilerek eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-(f) ve (son) maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk, suçu işlediği tarihte 15-18 yaş aralığında olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3’üncü maddesi gereğince cezasında 1/3 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan; cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1’inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.

            Sanık Müvekkil kadın hakkında müştekiye yönelik bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-(f) ve son maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın kartını suça sürüklenen çocuğa verdiğini, yapılan dolandırıcılık eylemiyle alakası olmadığını savunduğu, suça sürüklenen çocuğun da sanığın beyanlarını doğruladığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksini kanıtlayan her türlü şüpheden uzak yeterli, inandırıcı, kesin ve somut deliller bulunmadığından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2.OLAY:

Müvekkil kadın T.Y.’nin bir dizi dolandırıcılık olayında hesabının kullanılması kapsamında Alaşehir CBS tarafından da telefon satma ve parası tahsil edilen telefonun gönderilmemesine rağmen şikayetçiden para tahsil edildiği, paranın olayla bir ilgisi bulunmayan ve sadece Kamil A. adlı kişiye hesabını veren Müvekkil kadın T.Y.’nin hesabına geldiği ve bu hesapla ilgili işlemlerin de olayda yer alan Yunus T. adlı sanık tarafından birlikte ve eylem birliği içerisinde işlendiği açık olduğu gerekçesiyle hesabını kullandıran Müvekkil kadın hakkında da aynı suçtan iddianame tanzim edilmiştir.

            Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün 17/09/2021 tarihli cevabi yazısı ile katılanın para gönderdiği hesabın sanık Müvekkil kadına ait olduğunun tespit edildiği, alınan savunmasında, “Kamil A. benim kız kardeşimin erkek arkadaşıydı, Kamil’in babası ve annesi ayrıydı, babası Bodrum da yaşıyordu, bir gün benim yanıma gelerek abla iban numarası verir misin, babam para gönderecek yaşım küçük olduğu için benim banka hesabım yok sana göndersin ordan çekip kartı tekrar sana vereyim dedi, ben kartımı vermedim, Kamil kendi telefonuna benim mobil bankacılık bilgilerim ile giriş yaptı, ben bu hesabı normalde kullanıyordum, hatta annemin arkadaşlarıyla yaptıkları günün parası da o hesaba yatıyordu. …Kamil hesaptan sadece kendine gelen paraları çekiyordu, ona banka bilgilerimi verdiğim için bana bir ücret de vermedi,” şeklinde beyanda bulunması, SSÇ Kamil A.’un mahkememiz huzurunda, “kadının ifadesi doğrudur, ben kendisinin kız kardeşinin sevgilisiydim, onun ifadesinde belirttiği gibi babamdan para gelecek diye ondan banka bilgilerini istedim, amacım söz konusu hesabı dolandırıcılıkta kullanmaktı,” şeklinde tevil yollu  ikrarda bulunarak hesabını nafaka gelmesi için yardım etmek amaçlı kullandıran sanık kadının beyanını doğrulaması, SSÇ Muhammet G.’ın  “Kamil’in Tuğçe’nin kartını aldığını biliyorum, çünkü ben kartlarımı Kamil’den geri almıştım.” şeklinde beyanda bulunması karşısında, UYAP ortamında yapılan araştırmada ve mahkememiz dosyası arasına alınan dosyalarda sanığın benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma ve kovuşturmaları ile mahkumiyet kararlarının bulunması karşısında SSÇ’nin internetten satılık telefon ilanı vererek gerçekte gönderme niyeti olmadığı halde katılan ile 1250,00 TL karşılığında anlaştığı,  hileli hareketlerle kendi kullanımında olan hesaba 1000 TL para göndermesini sağladığı, bu suretle üzerine atılı TCK’nın 158/1-f,son maddesinde yer alan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan SSÇ hakkında aşağıdaki şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

            Sanıklar Müvekkil kadın ile Yunus T. ve SSÇ Muhammet G. hakkında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle mahkememizde kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre sanıkların ve SSÇ’nin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan ayrı ayrı BERAATLERİNE hükmolunmuştur.

3.OLAY:

Başka bir olayda ise Müvekkil İ.G., 18 yaşını bitirmiş bir genç olarak arkadaşının ticaret yaptıklarına dair anlatımlarına inanarak ve onun yönlendirmesi ile birtakım kişilerle tanıştırılmış, sonrasında gelen iki kişi müvekkile kendilerinin yurt dısından telefon alıp sattıklarını, kendi hesaplarında vergi ödeme ile ilgili bir kısım sıkıntılarının bulundugunu, bu nedenle kendi hesaplarını kullanamadıklarını, ancak yaptıkları ticaretin aksamaması için yaptıkları satıslarla ilgili ödemelerin banka hesabına gönderilmesi gerektigini, bu nedenle para yatırılması için yakın tanıdıklarının banka hesaplarına ihtiyaç duyduklarını söylemisler, müvekkil bu kisileri tanımadıgı içinbasına bir sey gelebilecegi düsüncesi ile tedirgin olmus, ancak müvekkilin yakın arkadası olan süpheli Volkan müvekkili bu kisileri tanıdıgını, güvenilir olduklarını söyleyerek bir sorun olmayacagı konusunda onu ikna etmis, hatta bu sırada diğer iki şüpheli bunun içinkendisine bir miktar para verebileceklerini söylemislerdir.

            Müvekkil arkadası süpheli Volkan’ın vermis olduğu güvenle bir sıkıntı yasamayacagını düsünerek şüphelielrin taleplerini kabul etmiş ve bu kisiler de hemen orada mobil bankacılıktan müvekkil adına En Para, Yapı Kredi, Hadi Bank, Türkiye Finans Bankası, İş Bankası ve TEB Bankasından hesap açmıslar, tüm islemleri bu kisiler müvekkilin telefonundan yapmıs ve bu islemler sırasında da kendi kullandıkları telefon numaralarını vererek kayıt yaptırmıslardır.

            Şüphelilerin yönlendirmesi ile hesabına gelen parayı Müvekkil çekmiş ve şüphelilere vermiştir. Sonrasında Müvekkil hesaplarından Garanti Bankasındaki hesabına bloke konulduğunu ve bunun. Bir suçla bağlantılı olduğunu öğrenmiştir.

            Şüphelilerin kendisinden açılmasını istedigi hesapla ilgili islemlerin telefon ticareti

ile ilgili olamayabilecegi, aksine yasal olmayan bir kısım islemler yapılmıs olabileceginden korktugu için süphelilerin hesaplarına girip islem yapmaması için 31.10.2025 günü sabah saatlerinde ilk olarak Is Bankası Hüseyingazi Subesine gidip hesabını kapatmak istedigini söylemis, buradaki görevli müvekkile hesapta 890 TL oldugunu parayı çekmeden hesabı kapatamayacagını söyledigi için hesabı kapatabilmek amacıyla mecburen bu parayı çekmis, ancak hiç bir sekilde bu parayı harcamamıs, müvekkil buradan sonra TEB Bankasına giderek hesabını kapatmak istemis orada da yine aynı sekilde hesapta para oldugunu bunu çekmesi gerektigi söylenmis, müvekkil de bu hesabı kapatabilmek için 6900 TL parayı çekmis (Ek-6), ancak bu parayı da hiç bir sekilde harcamamıstır. Müvekkil hesabını kapatmak için her iki bankadan çektigi bu paraları süphelilere vermek istememis ancak ailesinin basına gelen bu olayı öğrenmesinden çekindigi için ne yapacagını bilemeyerek uhdesinde tutmustur.

            Müvekkil diger bankalardaki hesaplarını da kapatmak istemis ancak gerek bloke oldugu için gerekse bu hesap islemlerine iliskin telefon numaraları süpheliler Berk ve Zafer isimli kiside oldugu için kapatma islemini yapamamıs, ancak müvekkil En Para, Hadi Bank, Garanti Bankası ve Türkiye Finans Bankası mobil bankacılıgını ayrı ayrı arayarak hesabının baskaları tarafından k.tü niyetle kullanıldıgını belirterek kapatılmasını istemis, bu talebi üzerine hesap kapatılmamıs ancak giris engeli konulmuş, Yapı Kredi Bankası ile ilgili ise hesapta bloke oldugu için hesap kapatılamamıstır.

            Müvekkil açılan bu banka hesaplarının asıl olarak ne için kullanılacağı konusunda bilgi sahibi olmadan, basta arkadası olan süpheli Volkan’ın onu ikna etmesi ve diğer süphelilerin de kendisine sadece telefon ticareti dolayısıyla gönderilecek paralar için hesaplarının kullanılacagına iliskin beyanlarına güvenerek 3 gün gibi çok kısa bir süre bu hesapları kullanmalarına izin vermis ve ablasına ait bankamatik kartını onun bilgisi dısında kullandırmıs, bunun karsılıgında süpheliler tarafından da müvekkile herhangi bir para ödemesi yapılmamıstır. Bu sekilde süphelilerin özellikle müvekkil ve benzer magdur durumda bulunan kisileri kullanarak suç islemek için teskil edilmis bir örgütün faaliyeti çerçevesinde eylem ve yarar birligi içerisinde, müvekkilin zor durumundan faydalanarak müvekkili hileli hareketlerle aldatarak onun zararına olacak sekilde banka hesaplarını kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık, müvekkilin ablasına ait banka hesabına iliskin bankamatik kartını onun bilgisi dısında kullanmak suretiyle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hesaba gelen paraların müvekkilin bilgisi dısında yine farklı hesapla aktarılarak bu islemlerin gizlenmeye çalısılması nedeniyle suçtan kaynaklanan malvarlıgı degerlerini aklama, süpheli Zafer isimli kisinin müvekkile hesapları tekrar kullandırması için tehdit mesajları göndermesi nedeniyle tehdit ve organize bir sekilde bu eylemleri yaptıkları, halen baska magdurlar yönünden yapmaya devam etmeleri nedeniyle suç islemek amacıyla örgüt kurma suçunu islemis olmaları sebebiyle kişiler hakkında Müvekkil tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur.

            *Şüphelilerce hesapların Müvekkil’in bilgisi dışında kullanılması sonucunda çok sayıda soruşturma açılmış ve hakkında yakalama kararı verilmiştir. Bu kararlara da tarafımızdan itiraz edilmiş ve Müvekkil adına açılan banka hesaplarının, kendi rızası dışında kullanıldığı, hesapların fiilen suç duyurusunda belirtilen şüpheliler tarafından yönetildiği, gelen paraların müvekkilin tasarrufuna bırakılmadığı, müvekkilin bu süreçte tehdit edildiği hususları, Ankara C.Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusu dilekçesinde ayrıntılı şekilde açıklanmış ve delilleriyle ortaya konulmuştur.

            *Müvekkil hakkında başlatılan bazı soruşturmalar kapsamında müştekilerin zararını gidermek amacıyla başvuruda bulunul muş ve soruşturma aşamasında oluşan zarar da Müvekkil ve ailesi tarafından giderilmek suretiyle gerekli girişimde bulunulmuştur.

            *Buna uygun olarak 3 ayrı zarar Müvekkil ve ailesi tarafından giderilmiş ve şikayetçilere gerekli ödemeler yapılmıştır.

            Banka hesabının kullandırılması bakımından Müvekkil İ.G. hakkında Ereğli (Konya) CBS tarafından zararı giderilmesi ile müştekinin şikayeti bakımından Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYO) Kararı verilerek dosya Müvekkil bakımından sonlandırılmıştır ve cezai bir sorumluluğunun bulunmadığı ortaya konulmuştur.

            KYO Kararında; “…Dosya kapsamında süpheli Ibrahim G.ün sundugu yazısma içerikleri, açık hat/VoIP hatlarla kurulan irtibatlar, üçüncü kisiler tarafından yönlendirildigine iliskin savunması, Ankara Cumhuriyet Bassavcılıgına yaptıgı sikayet ve BTK/HTS kayıtları birlikte degerlendirildiginde; süphelinin kendisini yasal veya olagan bir faaliyet içerisinde bulundugu düsüncesiyle hareket etmeye sevk eden sahıslar tarafından kandırılmıs olabilecegi, olayda hesap sahibi olması dısında dolandırıcılık organizasyonunu yönettigine, müstekiyle bizzat irtibat kurduguna, hileli davranısları gerçeklestirdigine veya suçtan menfaat temin etme kastıyla hareket ettigine dair yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemedigi kanaatine varıldıgı,

            Bunun yanında dosya içerisinde bulunan dekont içeriginden, müsteki Özen K.’ın ugramıs oldugu 47.850 TL zararın süpheli Ibrahim G. tarafından tamamen giderildigi, müstekinin alınan beyanında zararının karsılandıgını belirterek sikayetinden vazgeçtiginin anlasıldıgı, Her ne kadar atılı suçun niteligi itibarıyla sikayetten vazgeçme tek basına kamu davası açılmasına engel teskil etmese de; somut olayda şüpheli Müvekkil’in olayın başından itibaren kendisinin de kandırıldıgını, hesaplarının ü.üncü kisilerce kullanıldıgını, bu kisiler hakkında ayrıca sikayette bulunduğunu beyan etmesi, açık hat/VoIP hatlar üzerinden yürütülen yazısmaları dosyaya sunması, müşteki zararını tamamen gidermesi ve müstekinin de sikayetinden vazgeçmesi hususları birlikte degerlendirildiğinde, süphelinin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettigini ortaya koyan kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadıgı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin benzer nitelikteki kararlarında, özellikle 2024/3596 Esas – 2024/3520 Karar sayılı ilamında da vurgulandıgı üzere; kisilerin kendilerini yasal bir faaliyet içerisinde bulundukları düsüncesiyle kandırılarak banka hesaplarını kullandırmaları halinde, somut olayın özelliklerine göre hata hükümlerinin degerlendirilmesi gerektigi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/06/2022 tarih, 2018/14-226 Esas ve 2022/478 Karar sayılı ilamında da belirtildigi üzere, kisinin isledigi fiilin haksızlık olusturdugunu bilmemesi halinde kusurlulugun bulunmayacagı, failin fiilinin hukuka aykırı olmadıgı düsüncesiyle hareket ettigi ve bu hatanın somut olayın kosullarına göre kaçınılmaz nitelikte oldugunun anlasılması halinde cezalandırılamayacagı, hatanın kaçınılmaz olup olmadıgının biçiminin birlikte degerlendirilmesi gerektigi, somut olayda süphelinin, mahalleden tanıdıgı ve güven iliskisi bulundugunu beyan ettigi sahıslar tarafından yönlendirildigi, hesaplarını suçta kullanılacagını bilerek ve isteyerek kullandırdıgına dair savunmasını yürütecek mahiyette kesin delil bulunmadıgı, açık hat/VoIP hatlar üzerinden yürütülen irtibat ve yazısmaların dosya kapsamı ile uyumlu oldugu, süphelinin kendi anlatımına göre olayın gerçek mahiyetini sonradan fark ederek ilgili sahıslar hakkında sikayette bulundugu, müsteki zararını tamamen giderdigi ve müstekinin sikayetinden vazgeçtigi, bu haliyle eyleminin TCKnın 30/1 maddesi kapsamında hata hükümleri çerçevesinde degerlendirilmesi gerektigi, diğer şüpheliler yönünden yapılan degerlendirmede ise; bu kisilerin isimlerinin yalnızca süpheli Müvekkil tarafından beyan edildiği, dosya kapsamında bu sahısların müsteki ile irtibat kurduklarına, müstekinin parasını temin ettiklerine, banka hesaplarını fiilen kullandıklarına veya suç konusu eyleme bilerek istirak ettiklerine dair Ibrahim G.ün soyut beyanı dısında kamu davası açmaya yeterli nitelikte somut delil elde edilemedigi, bu haliyle; …; süpheli İbrahim G. hakkında ise açık hat/VoIP yazısmaları, üçüncü kisilerce kandırıldıgına iliskin savunması, bu kisilere yönelik sikayet basvurusu, müsteki zararını tamamen gidermesi ve müstekinin sikayetinden vazgeçmesi birlikte degerlendirildiginde, TCK 30/1 kapsamında hata hükümlerinin uygulanmasını gerektirir sekilde suç kastının bulunmadığı anlaşılmakla,…” denilerek KYO Kararı verilmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Tedbir Nafakası Nedir, Kimler Alabilir ve Ne Kadar Sürer?

Tedbir nafakası; boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçim ve bakım ihtiyaçlarını korumaya yönelik geçici bir önlemdir. Bu yazıda TMK 169 ve 197 kapsamında kimlerin nafaka alabileceği, miktarın nasıl belirlendiği, süresi ve tahsil yolları açıklanmaktadır.

Cinsel İstismar Olayları Berat Kararları

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (TCK Md. 103/2) ve nitelikli cinsel saldırı (TCK Md. 102/2) iddialarıyla açılan davalarda verilen iki farklı emsal beraat kararının hukuki incelemesi. Kararlarda; mağdurun kemik yaşı ve beyanlarıyla sanığı yaş konusunda yanıltması sonucu oluşan “yaşta hata” (TCK Md. 30/1) durumu ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi ekseninde rıza unsurunun değerlendirilmesi detaylandırılmıştır.