Trafikte Genel Kolluk ve Trafik Zabıtasının Görev ve Yetkileri

“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu

          Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi:

Madde 6 – Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;

a) Trafik zabıtası:

(Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)

Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.

Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışında kullanılamaz.

b) (Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta:

Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.”

          Ülkemizde kolluk birimleri, hizmet alanları çerçevesinde birimlere ve branşlara ayrılmıştır. Buna istinaden ve kanun hükmü kaynaklı olarak “Trafik Polisi”, “Trafik Jandarması” gibi tanımlamalar kullanılmaktadır. Trafik Polisi tanımlamasına polis araçlarında da rastlamak mümkündür ve üniformalı olarak görev yapan trafik polisleri kıyafet düzenlemeleri çerçevesinde beyaz teçhizat kemeri, kep ve şapka kullanmaktadır. Kıyafet donanımı itibariyle de trafik polisi, genel kolluktan kendisini ayıran işaret ve kıyafet armaları ile donatılmıştır.

          Trafik Polisi de genel kolluğun bir parçasıdır ve genel kolluğun haiz olduğu genel yetkileri gerektiğinde kullanmakla yükümlüdür, zaten genel kolluk yetkilerini haiz olmadan 2918 sayılı Kanun ile kendisine verilen işlemleri yapması da çoğu zaman söz konusu olamaz. Örneğin trafik denetimleri bakımından PSVK Md. 4/A’da düzenlenen durdurma ve kimlik sorma yetkisi olmadan trafik ihlallerine müdahale edilmesi mümkün olmayacaktır.

          Trafiğe yönelik sorunları çözmek ve trafiği etkin bir şekilde düzenlemek bakımından trafik zabıtası branşlı birim kabul edilmiş ve trafik zabıtasına emniyet ve asayiş bakımından zorunlu haller dışında genel kolluk görevleri verilmeyeceği kanunda ayrıca düzenlenmiştir.

          Uygulamada vatandaş da trafik polisi var olmayan yerde trafik ihlali yapmayı kendisinde bir hak olarak görmekte, kimi zaman da genel kolluk personeline “sen trafik polisi değilsin” demek suretiyle onun müdahil olamayacağı inanışıyla kanuna aykırı bir tepki göstermekten kaçınmamaktadır.

          Bu sebeple Kanun’un 6. Maddesi hükmünün neyi düzenlediği önemlidir. Burada temel kuralları ortaya koymak zorunludur:

          1.Kanunun bu maddesine göre trafik zabıtası, genel zabıtanın bir parçasıdır ancak görev alanı itibariyle trafik olaylarına orada hazır bulunması halinde öncelikle müdahale etmekle yükümlüdür.

          Bununla birlikte trafik zabıtasını, zorunlu haller dışında genel emniyet ve asayiş hizmetlerinde kullanmayı engellemek için de kanunda trafik zabıtasına özgü düzenleme yapılmıştır. Maddenin devamında genel kolluğun trafik zabıtası bulunmayan hallerde yapması gereken kolluk işlemlerine dair yetkisine yer verilmiştir.

          2.2559 sayılı PVSK Md. 2 ve Ek Md. 4 hükümleri gereğince genel kolluk içinde yer alan trafik zabıtası da dahil her kolluk görevlisi, suç ve kabahatleri önlemek ve kamu düzenini bozan her fiile kendisi yaptırım uygulamaya yetkili olmasa dahi müdahale etmek ve bu eylemlerin önünü almak ile görevlidir. PVSK Ek Md. 4 hükmüne göre de “Polis, görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir.”

          Ülkemizde “kamu düzeni polisliği anlayışı” benimsenmiştir ve kamu düzenini bozan her eylem, trafik ihlalleri de dahil asayişi bozar ve buna genel kolluğun müdahalesi gerekir. Asayiş, bozulan kamu düzenini müdahale ederek eski hale getirmeyi ve düzeni yeniden tesis etmeyi amaçlar ve Farsça bir kelime olan “asayiş”, emniyet ve güven içinde bulunmak halini ifade eder. Bu sebeple kolluk hizmetlerinde Asayiş Hizmetleri temeldir ve bütün kolluk hizmetleri bu temel üzerine bina edilir. Asayiş Polisi, kamu düzenine yönelen her tehdide niteliğine bakılmaksızın muhatap olan bir polis birimidir.

          3.Trafik zabıtası, ülkemizde uzun bir süre idari yaptırım uygulanmasında tek yetkili kabul edilmiştir. Ancak gelişmiş AB ülkelerinde “trafik polisi, otoyol polisi” şeklinde bir ayrım yoktur ve her kolluk görevlisi görev yerine ve branşına bakılmaksızın trafik ihlallerini belirlediğinde müdahale ederek gerekli kolluk işlemlerini devamında yapmakla yükümlüdür. “Trafik Polisi” ayrımı zatında trafik kural ihlallerine müdahalede bir sorundur ve genel kolluk dahil her polis ve jandarmanın rast geldiği her trafik ihlaline müdahale etmesi kamu düzeni polisliğinin bir gereğidir ve modern kolluk anlayışlarına uygun olan yöntem de budur. Çünkü trafik hizmetleri genel kolluk hizmetlerinin asli ve ayrılmaz bir parçasıdır ve genel kolluk bu konuda denetim ve yaptırım organıdır.

          4. Genel kolluğun trafik ihlallerine müdahale etmediği ve duyarsız kaldığı; trafik zabıtasının da benim görevim değil diyerek müdahale etmekten kaçındığı trafik kural ihlali dışındaki kabahat ve suçlara işlem yapmadığı bir anlayış Kanun’da benimsenmemiştir.

          Trafik ihlalleri bakımından Trafik Zabıtası öncelikli yetkilidir ancak onun bulunmadığı hallerde 2918 sayılı Kanun Md. 2/1-b hükmünde açıkça bu konuda genel kolluğun yapması gereken iş ve işlemler belirlenmiştir.

          5. Genel Kolluk, ancak uzmanlık gerektiren ve genel kolluğun genel bilgisi ve donanımı dışında ek bilgi ve denetime ihtiyaç duyulan konularda işlem yapamaz ancak her halükarda işlenen trafik ihlallerini önlemek, işlenmesine ve devamına mani olmak ve sonrasında müdahale ederek gerekli yaptırımların uygulanmasını sağlamakla görevlidir. Örneğin meydana gelen kazaya dair “Kaza Tutanağı” düzenlemek görevi trafik polisine verilmiştir, ancak ilk anda kazaya müdahale edip gerekli tedbirleri almak ise bir genel kolluk görevidir ve bu görevi gerektiğinde her polis yapmakla yükümlüdür.

          6. Trafik suçları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle “kabahat” ve “suç” olarak ikiye ayrılmış olup, bu Kanun kabahatlere idari yaptırım uygulanması bakımından genel kanundur ve özellikle trafik kabahatlerine müdahale edilmesi ve idari yaptırımların tatbiki bakımından bu kanunda belirlenen usul 2918 sayılı Kanun özel bir düzenleme içermediği sürece uygulanmalıdır.

          7. Trafik ihlalleri ağırlıklı olarak kabahatler kapsamında işlenen fiillerdir ve bu fiillerin tespiti, tevsiki ve idari yaptırım uygulanması da belirli usullere tabi olup, bu işlemleri yapan kolluk görevlisi bakımından görevli ve yetkili olmak önem arz eder. Bu bakımdan trafik ihlallerine sadece trafik zabıtasının müdahale edeceği ya da etmesi gerektiği şeklinde münhasır bir görevlendirme söz konusu değildir ve böyle bir görev ayrımı da yukarıda açıklanan kanun hükümlerine aykırı olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.