Tapu Tahsis Belgesi Nedir?

Tapu Tahsis Belgesi: 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde yapılan gecekondulara yönelik olarak yapılan başvurular üzerine düzenlenen hak sahipliğini gösteren belgedir. Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder.

Özel şahıs arazilerine ya da özel şahıslarla hisseli taşınmazlarda yapılan gecekondular bundan yararlanamaz. İmar planlarında kamuya ayrılan alanlarda kalan taşınmazlar bu hükümlerden yararlanamaz. Yine sit alanlarında ve Boğaziçi Kanunu kapsamındaki alanlarda da bu hükümlerden yararlanılamaz.

Yargı kararları gereği tapu tahsis belgesi zenginleşme vasıtası olarak kullanılamaz.

  • Tapuya dönüştürülme taleplerinin reddine dair işlemler,
  • Tapu tahsis belgesinin iptaline dair işlemler,
  • Islah imar planları,
  • Islah imar planı kapsamında yapılan parselasyonlar vb. diğer işlemler

tebliğ üzerine 60 gün içerisinde idare mahkemesinde dava konusu edilebilir.

Tapu Tahsis Belgesi alınmasına ilişkin davanın taraflarının dava devam ederken alınabilecek geçici önlemlerden yararlanabilmesi önemlidir. Dava açılması ya da geçici tedbire karar verilmesi için gerekli idari başvuru ve dava açma sürelerini de kaçırmamaları gerekir. Bu nedenle davalarının en hızlı şekilde sonuçlanması ve dava sonunda Tapu Tahsis davasından kaynaklı tüm haklarını da tam olarak kazanabilmesi için profesyonel hukuki yardımdan faydalanmaları gerekmektedir.

Danıştay 6. Dairesinin 18.11.2009 tarihli ve E:2009/5827, K: 2009/11236 sayılı kararı

“Dava konusu parselasyon işlemi, 3194 sayılı Yasanın 18.maddesiyle 2981 sayılı Yasanın 10-c ve 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddelerinin birlikte uygulanması suretiyle tesis edilmiştir. 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddesi, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağlamaya yöneliktir. Bu maddeyle amaçlanan, 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmektir. Ayrıca 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinden farklı olarak özel parselasyona dayalı satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağı sağlamaktır. Bu nedenle anılan maddelerin uygulanabilmesi için düzenlemenin ıslah imar planına dayanmaması gerekmektedir.

2981 sayılı Yasanın 10-c maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminde ise, hisselerin mümkün olduğunca azaltılması ve müstakil parseller oluşturulması, imar parseli tahsis edilemeyecek küçüklükteki hisselerin ise bedele dönüştürülmesi amaçlandığından, bu maddenin uygulanabilmesi için düzenlemenin ıslah imar planına dayanması gerekmektedir.

Bu durumda; 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi ile 2981 sayılı Yasanın 10-c maddelerinin birlikte uygulanma olanağı bulunmadığı….” belirtilmiştir.

İdari davalar ile ilgili olarak Ankara İdare Avukatı başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.