Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçunda Etkin Pişmanlık

Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçunda Etkin Pişmanlık – Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin E: 2017/3600, K: 2018/1333 Sayılı Kararı

“İçtihat Metni”

Mahkemesi : ……Ceza Dairesi

Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma

Karar

3713 sayılı Kanunun 3/1 maddesi yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmiştir.
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Silahlı Terör Örgütü üyeliğinden hükmolunan cezanın süresine göre sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299.maddesi gereğince reddine,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Tarafından Onanan Daire Kararı

1-Yargıtay CGK tarafından onanarak kesinleşen Silahlı terör örgütü üyeliğiyle ilgili Dairemizin ilk-derece-mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, E:2015/3, K:2017/3 sayılı kararında;

Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle;

  • Örgüt talimatı ile bu ağadahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının,
  • Her türlü şüphedenuzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde,
  • Kişinin silahlı terör örgütüyle bağlantısını gösteren delilolduğunun kabul edildiği dikkate alınarak,
  • Somut dosyada sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığınınatılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında;

Temyiz aşamasında dosyaya gönderildiği anlaşılan; sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren,

“Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”,

“Bylock analiz raporu”,

“Bylock baz analiz tutanağı”

Sanığın eşi tarafından kullanıldığının değerlendirildiğinin belirtildiği “107141” id numarasına ilişkin olarak düzenlenen “Bylock analiz raporu” ve

“Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın,

CMK’nın 217.maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerini sorulmuştur. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Sanık temyiz-aşamasında dosyaya gönderdiği 22.02.2018 ceza infaz kurumu havale tarihli dilekçesiyle silahlı terör örgütü suçuyla ilgili etkin pişmanlık talebinde bulunmuştur. Hakkında TCK’nın 221. maddesinin uygulanmasını istemiştir. Sanığın beyanının alınarak koşulları oluştuğu halde TCK’nın 221.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekir. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşulları yoksa pişmanlığın TCK’nın 62.maddesi kapsamında değerlendirilip yeniden hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,

3-Kabul ve uygulamaya göre ise;

Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararının gözönüne alınması gerekir. Bu çerçevede;

  • TCK’nın 53. maddesindeki bazıdüzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğiningözetilmemesi ve
  • Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarlayerinde görülmüştür.

Sonuç

Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Sanığın tutuklulukta geçirdiği süreler, mevcut delil durumu ve suç vasfı da dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına, 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.