Özel Usulsüzlük Nedir?

Vergi hukuku uygulaması bakımından belirlenen usulsüzlük türleri arasında yer alan ve yaptırıma tabi olan kabahat fiillerini ifade etmektedir. 

Vergi hukuku hem devletin tekelinde bir alan olan vergileri düzenlemeyi içermekte hem de bu alanın tanzimi bakımından ceza hukuku alanına giren yaptırımları da içermektedir.

Vergi suçları ve kabahatleri, kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kabahatler ve adli cezalar ayrılmıştır ve farklı usullere tabi kılınmıştır.

Özel usulsüzlük halleri, daha çok vergi kaybına sebep olan genel usulsüzlük hallerinden ayrı olarak düzenlenmiş idari yaptırıma tabi eylemlerdir.

Özel usulsüzlükler, genel manada vergilendirme sürecinin olağan devam etmesi için gerekli olan  fatura, fiş, serbest meslek makbuzu gibi kayıt ve belgelerin verilmemesi ya da alınmamasına ilişkindir. Özel usulsüzlük kabahatlerinin önemli bir kısmı ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette bulunan vergi mükellefleriyle ilgilidir.

213 sayılı VUK’nda tahdidi olarak 353 ve 355 inci maddelerde düzenlenmiştir.

VUK’da yer alan özel usulsüzlük fiilleri, 

*VUK’un 353. maddesinde; fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması, 

*VUK’un 355. maddesinde: damga vergisinde belirlenen cezalar,

*VUK’un Mük. 355. maddesinde: Bilgi vermekten çekinenler ile 107/A, mükerrer 242, 256, 257, mükerrer 257. Madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi hükmüne uymayanlar için ceza başlıkları,

Şeklinde düzenlenmiştir. 

Kanunda yer alan özel usulsüzlük fiillerine ceza verilebilmesi için bu fiillerin kastla veya taksirle işlenmesi yeterlidir. Kabahatler bakımından kastla işleme şartı aranmamaktadır. Fiilin gerçekleşmiş olması yeterlidir.

Özel Usulsüzlük İle Genel Usulsüzlük Arasındaki Fark Nedir?

Genel ve özel usulsüzlük halleri eylemin tarifinde kullanılan tanımlamalardır. 

VUK’un 351. maddesinde usulsüzlük kabahati “Usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Genel usulsüzlük halleri ise kanunda sayılan özel usulsüzlük halleri dışındaki usulsüzlükleri ifade etmektedir.

Özel Usulsüzlük Cezası Hangi Hallerde Uygulanır?

Özel usulsüzlük hallerini kısaca şöyle sıralamak mümkündür (213 sayılı Kanun Md. 353 ve 355):

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu vermeme ve almama,

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu verilmemesi, alınmaması,

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenleme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmemesi, kullanılmaması veya bulundurulmaması,

Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; bulundurulmaması, günü gününe kayıt yapılmaması, yetkililere ibraz edilmemesi ile levha bulundurma ve asma mecburiyetine uyulmaması,

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti almayan vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilere,

Belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ilişkin kural ve standartlara uyulmaması,

Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerde kullanılma zorunluluğu getirilen vergi numarasını kullanmaksızın işlem yapanlara,

Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine,

4358 sayılı Kanun uyarınca vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri, belirlenen standartlarda ve zamanda yerine getirmeyenlere.

Bu durumlarda özel usulsüzlük denilen cezaların uygulanması gerekmektedir.

AYRICA; bu kabahatleri işleyenler bakımından;

*Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında

*İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında,

*Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında,

Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için  … TL’ den az olmamak üzere işleme konu tutarın %5’i,

İdari para cezası uygulanmalıdır.

Fatura ve Belge Düzeninde Özel Usulsüzlük Nasıl Oluşur?

Fatura düzenlemeden mal satışı, fatura düzenlenen malın satılmamış olması gibi haller ve gerçek dışı fatura ya da ticari işe dair yanlış kayıtlı fatura düzenlemek gib hallerin 213 sayılı Kanun Md. 353 kapsamında özel usulsüzlük cezası gerektiren haller olduğu kabul edilmektedir.

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenleme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmemesi, kullanılmaması veya bulundurulmaması ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; bulundurulmaması, günü gününe kayıt yapılmaması, yetkililere ibraz edilmemesi ile levha bulundurma ve asma mecburiyetine uyulmaması özel usulsüzlük halleridir.

Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti almayan vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilere ve belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ilişkin kural ve standartlara uyulmaması ile özel usulsüzlük halleri oluşur. 

Her bir özel usulsüzlük halinin yarı yarı ve ilgili mevzuat hükümleri dairesinde tespiti ve tevsiki gerekmektedir. Bu sebeple kanunda sayılan haller bakımından olayın nasıl oluştuğu ve yaptırıma tabi olduğu kaç görevlilerince belirlenir ve idari yaptırım uygulanır.

Özel Usulsüzlük Cezasının Tutarı Nasıl Belirlenir?

Cezanın tutarı bu eylem için kanunda belirlenmiş maktu tutar ise bunun ödenmesi gerekir. Bazen ceza belirli bir tutar aralığı olarak öngörülmüş ise bu durumda Vergi Dairesi bu tutarı işlenen eyleme göre 5326 sayılı Kanun’un 17/2 maddesine göre idarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.

Md. 353’e göre belirlenen değerlere aykırı fatura tanzimi hakkında %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bununla ilgili bir yıl içerisinde uygulanacak parasal ceza sınırları da kanunda düzenlenmiştir.

Ayrıca fiilin tekrarlanması halinde artırımlı olarak ne kadar ceza uygulanacağı da eylemin vasfına göre kanunda belirlenmiştir. 

Kanunda düzenlenmeyen veya yanlış uygulanan, yanlış eyleme uygulanan veya yanlış bir tespit ile uygulanan idari yaptırımların dava konusu olması mümkündür.

Özel Usulsüzlük Cezasına İtiraz Edilebilir Mi?

Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir.

1.Genel veya özel usulsüzlük cezalarına karşı, ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğinden itibaren 30 gün içinde iptal davası açılabilir. Usulsüzlük cezalarının iptali davasına bakmaya görevli mahkeme vergi mahkemesi olarak düzenlenmiştir.

2. Vergi dairsine itiraz edildikten sonra da süresi içerisinde yasal olarak Vergi Mahkemesinde dava açmak mümkündür ve sürenin yapılan başvuru verilen cevabın tebliğine göre hesaplanması gerekir.

Özel Usulsüzlük Cezasında Uzlaşma Mümkün Müdür?

Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği (…)ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir. Mükellef veya ceza muhatabı aynı (…) ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır. 

Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; (…)kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler