“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
Mağdur ile şikâyetçinin hakları
Madde 234 – (1) Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:
a) Soruşturma evresinde;
1. Delillerin toplanmasını isteme,
2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme,
5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.
b) Kovuşturma evresinde;
1. Duruşmadan haberdar edilme,
2. Kamu davasına katılma,
3. Tutanak ve belgelerden örnek isteme,[77]
4. Tanıkların davetini isteme,
5. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.
(2) Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.
(3) Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu husus tutanağa yazılır.
(4) (Ek:17/10/2019-7188/21 md.) Soruşturma veya kovuşturma evresinde, dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması hâlinde mağdurun yapmış olduğu konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.”
Mağdur, suç nedeniyle fiziksel, zihinsel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören gerçek kişidir. Mağdur etkilendiği suçtan şikayetçi olması halinde müşteki sıfatını kazanır ve bazı hallerde mağdur ve şikayetçi de farklı olabilir. Velisi bulunan bir çocuğa karşı işlenen suçta şikayetçi ebeveyn olan anne baba olabilir ve suçta mağdur yani doğrudan etkilenen kişi ise çocuk olacaktır.
Mağdur hakları (victim rights) ülkemizde yeni bir konudur ve AB’nin de mağdurların korunmasına dair düzenlemeleri bulunmaktadır. AB ülkelerinde mağdur odaklı ceza yargılamasına geçme konusunda genel eğilim mevcuttur ve Hollanda’da 2011 yılından bu yana mağdur odaklı ceza yargılaması söz konusudur.
Ülkemizde de Adalet Bakanlığı bünyesinde Mağdur Hakları Daire Başkanlığı kurulmuş olmakla birlikte mağdurların haklarının CMK’da yeterince düzenlendiğini söylemek mümkün değildir.
CMK’ya göre mağdurun soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme, belirli suç türlerinde (cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda) vekili bulunmaması halinde barodan vekil görevlendirilmesini isteme, takipsizlik kararı verilmesi halinde buna itiraz etme, vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme hakları bulunmaktadır.
Kovuşturma evresinde ise duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davet edilmelerini isteme, vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme ve davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakları bulunmaktadır.
Ancak ülkemizde mağdurlara yönelik sosyal, ekonomik ve hukuki haklar bakımından daha kapsamlı ve özellikle zararı tazmin bakımından daha etkili düzenlemeler yapılmalıdır.
Mağdur hakları değişik uluslararası belgelerde de düzenlenmiştir. Buna göre (https://magdur.adalet.gov.tr/Resimler/Dergi/992021121047magdurayaklasimkilavuzu.pdf):
Birleşmiş Milletlerin 29 Kasım 1985 tarihli ve 40/34 sayılı “Suçtan ve Yetki İstismarından Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair Temel Prensipler Deklarasyonu” mağdurlara şefkatle ve insan onuruna yaraşır şekilde, saygıyla muamele edilmesini öngörmektedir.
Yine Suç Mağdurları ve Gücün Suistimali Hakkında Temel Adalet Hükümleri Beyannamesi mağdurlara yönelik yardım ve destek çalışmalarına uluslararası alanda destek veren düzenlemelerin başında gelmekte, mağdura adli ve idari soruşturma sürecine başvurma hakkını veren bu Beyanname mağdurun adil bir şekilde muamele görmesi ve zararının tazmin edilmesine işaret etmektedir.
Suç mağdurlarının hakları, desteklenmesi ve korunması konusunda minimum standartlar getiren Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 25 Ekim 2012 tarihli ve 2012/29/EU sayılı Direktifinde mağdura yaklaşım sürecinde dikkat edilmesi gereken temel unsurlar belirlenmiştir.
Suç mağdurlarına ırk, renk, etnik ya da sosyal köken, genetik özellikler, dil, din ya da inanç, politik ya da diğer görüşler, ulusal bir azınlığın üyesi olma, mülkiyet, doğum, engellilik, yaş, cinsiyet, ikamet durumu ya da sağlık gibi nedenlerle ayrımcılığa maruz bırakılmadan, saygıyla, duyarlılıkla ve profesyonel bir anlayışla yaklaşılmalıdır.
Mağdurun ceza soruşturması kapsamında görev alan yetkili makamlarla yapacağı bütün görüşmelerde, onarıcı adalet anlayışının gereği olarak mağdura destek ve yardım sağlanmasına yönelik mağdurla temas edilmesinin gerekli olduğu hizmetler sırasında, suç mağdurunun kişisel durumu, acil ihtiyaçları, yaşı, cinsiyeti ve gelişimsel özellikleri göz önünde bulundurulmalı, kişisel bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.
Suç mağdurlarının, ikincil veya tekrarlanan mağduriyetlere maruz kalmamaları sağlanmalı, tehdit ve misillemelerden korunmalıdır. Mağdurların adalete erişiminin sağlanmasının yanında suç öncesindeki iyilik hallerine dönebilmeleri için gerekli olan destek yeterli düzeyde verilmelidir.
Direktifin amacı, suç mağdurlarının doğru bilgi almalarını, destek ve koruma hizmetlerinden yararlanmalarını, adli süreç kapsamında mağdurla temas halinde olan kişilerin, mağdura saygılı, duyarlı, mağdurun ihtiyaçlarını göz önüne alan, profesyonel ve ayrımcı olmayan tutum ve davranışlar sergilemelerini sağlamaktır.
Direktifin uygulamasında, suç mağdurunun bir çocuk olması halinde, çocuğun yüksek yararının göz önünde bulundurulması suretiyle bireysel olarak değerlendirilmesi ve bu sayede çocuğa duyarlı bir yaklaşım ortaya konması esastır. Çocuğa duyarlı yaklaşım; çocuğa ilişkin yapılacak iş ve işlemlerde çocuğun yaşının, gelişiminin, ilgililerin görüşlerinin (çocuk, uzmanlar, veli, vasi vs.), ihtiyaç ve endişelerinin dikkate alınması olarak ifade edilebilir. Çocuk, velisi ya da varsa diğer yasal temsilcisi, çocuğa özel herhangi bir önlem veya haktan haberdar edilmelidir.
Çocuğa duyarlı yaklaşımın yansıması olarak adli süreçte çocuk mağdurlarla yapılan tüm görüşmeler sesli ve görüntülü olarak kayıt edilmeli ve bu görüşmeler ceza yargılamasında delil olarak kullanılmalıdır.
Mağdurların adli süreçte yer alan görevliler ile temasları esnasında kendilerini ifade etmelerine ve anlaşılmalarına yardımcı olmak amacıyla gerekli tedbirler alınmalıdır. Mağdurlar ile yapılan sözlü ve yazılı iletişimlerde, basit ve anlaşılabilir bir dilin kullanılması sağlanmalıdır.
Mağdurun, yaşı, gelişimi, engelilik hali gibi anlama veya kendini ifade etme özelliklerini etkileyen durumları da dikkate alınmalıdır.
Mağdurların cezai yargılama sürecinde, ikincil, tekrarlanan mağduriyet, sindirme ve misilleme eylemlerine maruz kalmamaları için; mağdurun kişisel özellikleri, suçun koşulları, suçun türü veya niteliği gibi özellikler dikkate alınarak özel koruma önlemleri hızlı bir şekilde uygulanmalıdır.
Bireysel değerlendirme esnasında, mağdurun maruz kaldığı suçun ağırlığı ve uğradığı zararın boyutları dikkate alınmalıdır. Bireysel değerlendirme mağdurun katılımı ile yürütülmeli ve bazı özel önlemlerden faydalanmak isteyip istememesi de dikkate alınarak yapılmalıdır.
Adli süreçte özel koruma ihtiyacı olan mağdurların beyanlarının alındığı ya da kendileriyle görüşmelerin yapıldığı yerlerin bu amaçlar için tasarlanmış olması gerekmektedir.
Mağdur ile yapılacak görüşmelerde, bu iş için özel eğitilmiş kişiler görev almalıdır. Mağdur ile yapılan tüm görüşmeler mümkün olduğunca aynı kişi tarafından gerçekleştirilmelidir.
Cinsel şiddet, cinsiyete dayalı şiddet veya aile içi şiddet mağdurları ile yapılacak tüm görüşmeler ya da alınacak beyanlar, mağdurun talebi halinde mümkün olduğunca mağdurla aynı cinsiyetten bir kişi tarafından yürütülmelidir.
Adli süreçte, özel koruma ihtiyacı olan mağdurların fail ile yüz yüze gelmesini önlemek için uygun iletişim teknolojileri kullanılmalıdır. İşlenen suç ile ilgisi olmayan ve mağdurun özel hayatını ilgilendiren konularda gereksiz sorular sorulmasının önüne geçilmelidir.
CMK 234 Kapsamında Mağdurun Temel Hakları Nelerdir?
Mağdurun hakları soruşturma ve kovuşturma evresi bakımından değişmektedir ancak temel olarak yukarıda detaylı olarak CMK Md. 234 kapsamında anlatılmıştır.
Şikayetçinin Dosyayı İnceleme Hakkı Hangi Şartlarda Vardır?
Şikayetçi, dosyayı soruşturma evresinde müdafiin dosyayı inceleme yetkisini düzenleyen CMK md. 153 kapsamında inceleyebilir.
Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama uygulanabilecek suçlar maddede sayılmıştır.
Bu incelemenin kısıtlanması iddianamenin kabulüne kadar sınırlanabilir ancak iddianamenin kabulüyle birlikte CMK Md. 153 kapsamında dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri şikayetçi de inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
Şikayetten Vazgeçme Mağdur Haklarını Nasıl Etkiler?
Şikayetten vazgeçme, tazminat isteme hakkını mağdur bakımından etkiler. Ayrıca yargılamanın düşmesine neden olur ve yargılamaya devam edilemez. Yargılamanın ön koşulu kamunun davacı olmadığı hallerde şikayetin bulunmasına bağlıdır. Vazgeçme ile dava açılmışsa dava düşer, soruşturma aşamasında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Şikayet, TCK Md. 73 gereğince altı ay içerisinde yapılmalıdır.
Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz
Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
Mağdurun Korunma ve Güvenlik Talep Etme Hakkı Bulunur Mu?
Mağduralara yönelik düzenlemerin ve hakların temeli, mağdurların korunma ve güvenlik taleplerini etkin bir şekilde sağlamaya, mağduriyetleri kaynaklı yaşadıkları sorunları minimalize etmeye, konumuna uygun mekanizmalar ile onları güvence kapsamına almaya ve sonrasında ikincil ve devam eden mağduriyetleri gidermeye odaklanmaktadır.
Mağdur yaşadığı olumsuzluk sebebiyle öncelikle can ve mal güvenliği bakımından korunma ve güven içinde olma ihtiyacı duyar. Kamu makamlarının (kolluk ve adli merciler), suça maruz kalan kişi bakımından öncelikle başvuru mercileri olarak koruma ve güvenlik taleplerini etkin bir şekilde karşılaması, devamında ekonomik ve hukuki destek konusunda duyarlı olmaları gerekmektedir.
Ülkemizde kadına yönelik şiddet vakalarında mağdurların korunması bakımından yeterli ve etkin bir mekanizmalar zinciri öngörülemediği, çoğu korumanın kolluk eliyle yapılmaya çalışıldığı, mağdur odaklı uygulanan tedbirlerin şiddet failleri bakımından serbestiyet anlamına geldiği, evden uzaklaştırma vb. faile uygulanan tedbirlerin özgürlük alanı bakımından mağdur kadınının kamusal alanlarda ve işyerlerinde saldırıya uğramasına engel olamadığı ve fail odaklı sistemlerin elektronik kelepçe takma, kamusal alanlarda belirli zamanlarda bulunmayı yasaklama, belirli yerlere gitmeyi sınırlama, belirli eşyayı ve ulaşım vasıtalarını kullanmayı sınırlama, il değiştirmeyi veya ikamet adresi değiştirmeyi sınırlama gibi daha etkin ve şiddet failini tekrar şiddet eyleminde bulunmaktan uzak tutacak önlemlerin alınmasına imkan sağlanması ve bunun kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca şiddet faillerinin tekraralanan şiddet eylemleri bakımından tazyik hapsi dışında zorla çalıştırma, kamu hizmetine tabi tutma, belirli yerde hizmet sunma, kitap okuma, bilgisi ve deneyimine göre belirli görevleri yapma gibi ek tedbirlerin kişiler hakkında alınmasına kanunla imkan sağlanamsı gerekmektedir. Zararın tazmini bakımından da hızlı ve etkin yargılama ile caydırıcılık sağlanabilecektir.
CMK 234 Kapsamındaki Haklar İhlal Edilirse Ne Yapılabilir?
Bazı hakların ihlali yönünden yetkili itiraz mercileri öngörülmüş ise bu yerlere başvurulmalıdır, Cumhuriyet savcısı işlemleri bakımından soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliği’ne; kovuşturma aşamasında ise itiraz mercii olan mahkemelere CMK hükümleri dairesinde itirazda bulunmak mümkündür.
Ayrıca idari olarak da bunu ihlal edenler hakkında HSK ve Adalet Bakanlığı ya da kurumlar ve TBMM eliyle taleplerde bulunmak mümkündür.