Kişi Güvenlik Belgesinin Verilmemesi veya İptali

Kişi Güvenlik Belgesi Nedir?

Kişi Güvenlik Belgesi, 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu’nun 3.maddesinde ve Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ve Yönergelerde tanımlanmıştır. Buna göre Kanunda, Kişi Güvenlik Belgesi; gizlilik dereceli bilgi, belge, proje veya malzemeye nüfuz edebilmeyi veya bunların bulunduğu yer ve tesislere giriş iznini sağlayan belgedir.

Savunma Sanayii Güvenliği Yönergesinin “Kişi Güvenlik Belgeleri” başlıklı 5. bölümünün 1/a maddesinde ise Kişi Güvenlik Belgesi; kişinin, görevi gereği bilmesi gereken gizlilik dereceli bilgi, belge, malzeme veya projeye nüfuz edebilmesini sağlayan ve/veya bu gibi gizlilik dereceli bilgi, belge ve malzemenin bulunduğu Kontrollü Oda veya gizlilik dereceli projelerin yürütüldüğü Kontrollü Bölgelere veya gizlilik dereceli yerlere giriş iznini gösteren bir belge olarak tanımlanmıştır.

Kişi Güvenlik Belgesinin Düzenlenmesi

Kişi Güvenlik Belgesi aşağıdaki esaslara göre düzenlenir:

Kuruluşlar tarafından Kişi Güvenlik Belgesi talep edilen personel için, Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Savunma Sanayii Millî Güvenlik Makamının talebi üzerine, mevzuata uygun olarak Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yaptırılır. Sonuç, Savunma Sanayii Millî Güvenlik Makamına bildirilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu uygun olanlar ile hakkında olumsuzluk bulunan personel için Kişi Güvenlik Belgesi tanzim edilip edilmeyeceğine ilişkin hukuki mütalaa sonrası uygun bulunan kişilere, Savunma Sanayii Millî Güvenlik Makamı tarafından istenilen gizlilik derecesinde, en fazla 5 yıl süreyle geçerli Kişi Güvenlik Belgesi tanzim edilir.

Uygulamada Savunma Sanayii alanında çalışan personelin, çalıştığı kurum tarafından Milli Savunma Bakanlığına başvuru yapılarak Kişi Güvenlik Belgesi talep edilmektedir.

Kişi Güvenlik Belgesi Verilmeyecek Haller

Kişi Güvenlik Belgesi verilmeyecek haller, Savunma Sanayii Güvenliği Yönergesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Kasıtlı bir suç nedeniyle bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezası alanlarla,
  • Cezası ya da mahkûmiyeti ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya affa uğramış olsa bile; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, her türlü sahtecilik, Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile hırsızlık, yağma, nitelikli mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, kullanmak amacıyla bulundurma, kabul etme, satın alma, kullanılmasını kolaylaştırma, imal ve ticaretini yapma, fuhuş, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, zimmet, irtikâp, rüşvet, görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması, iftira, suç uydurma, yalan tanıklık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna muhalefet suçlarından mahkûm olanlara,
  • Yukarıda sayılan suçlar nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma yürütülenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlardan; mevcut bilgi, belge delil, görev safahatı gibi hususlar da dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucunda kişi güvenlik belgesi verilmesi sakıncalı görülenlere,
  • 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda belirtilen mavi kart uygulaması kapsamında olanların hakları saklı kalmak kaydıyla, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkanlar veya çıkarılanlarla yabancı uyruklu olanlara,
  • Herhangi bir sabotaj, isyan, casusluk, vatana ihanet hareketine katılanlar ve bu hareketlere katılanlara yardımda bulunanlarla, görevi olmaksızın ya da haklı bir sebebe dayanmaksızın herhangi sabotör veya casusla ya da hasım bir devletin temsilcileriyle temas kurmuş olanlara,
  • Sır saklayamamak, akıl hastalığı, alkoliklik, unutkanlık ve sara gibi güvenliği tehlikeye düşürecek durumları tespit edilenlere,
  • Atatürk İlke ve İnkılâplarına aykırı davranışta bulunanlara, kişi güvenlik belgesi verilmez.

Kişi Güvenlik Belgesi Verilmemesi veya Belgenin İptali Durumunda Dava Yolu

Yukarı yaptığımız açıklamalar doğrultusunda, Savunma Sanayii alanında faaliyet gösteren şirketlerde çalışacak kişilerin genel itibariyle Kişi Güvenlik Belgesi alması zorunludur. Bu belgenin olmaması durumunda gizlilik dereceli belgelere ulaşım olmayacak ve bu durum şirketlerin Kişi Güvenlik Belgesi alamayan kişilerle çalışmaması sonucunu doğuracaktır.

Bu çerçevede, şirketlerin başvurusu sonucunda tarafına kişi güvenlik belgesi verilmeyen veya kişi güvenlik belgesi verilmesine ilişkin şartları sonradan kaybettiği için kişi güvenlik belgeleri iptal edilen kişilerin dava açması mümkündür. Davada, kişi güvenlik belgesi verilmemesi işleminin veya bu belgenin iptali yönünde tesis edilen işlemin iptali istenir.

Dava açma süresi 60 gündür. Davalı idare Milli Savunma Bakanlığıdır. Yetkili idare mahkemesi, genel yetki kuralı uyarınca, idari işlemi tesis eden Milli Savunma Bakanlığının bulunduğu Ankara İdare Mahkemesidir. Bu davalarda, dava konusu işlem çalışma hakkını etkilediğinden davaların yürütmenin durdurulması talepli açılması önemlidir. Yürütmenin durdurulması talepli açılan davalarda, genel itibariyle 2,5-3 ay içerisinde yürütmenin durdurulması hakkında bir karar verilmektedir.

Çalışma hakkı ilgilendirmesi adına davanın alanında uzman bir İdare Avukatı ile yürütülmesi önemlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.